Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam73
Toplam Ziyaret1408194
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
‘Arka bahçe’nin İslamcılığından ‘arka bahçe’nin Kürtçülüğüne
16/05/2013
ÇOK DEĞERLİ DOSTLARIM, AŞAĞIDA OKUYACAĞINIZ YAZI, BUGÜN GELDİĞİMİZ YERE, NEREDEN VE NASIL GELDİĞİMİZİ O KADAR MÜKEMMEL ANLATIYOR Kİ, YAZARINI YÜREKTEN TEBRİK EDİYORUM BİR TÜRK VE TÜRKÇÜ DÜNYA GÖRÜŞÜNE SAHİP BİR YURTTAŞ OLARAK…VE ALTINA BİNLERCE KEZ İMZAMI ATABİLECEĞİM BU YÜREK SIZLATAN YAZIYI SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM…
 
‘Arka bahçe’nin İslamcılığından ‘arka bahçe’nin Kürtçülüğüne
 
Bir yılı aşkındır her gün vites büyüterek hız alan ‘açılım süreci’, dağdaki katillerin ellerini kollarını sallayarak kan döktükleri sınırlarımızı terk ediyorlar, üstelik bizzat Başbakan güvencesiyle. Baklava çalan çocukların mahkûm olduğu ülkemizde, yüzlerce insanı katleden PKK’lı katiller devletin boşalttığı sınırlardan geçip gidiyorlar, Askeriyenin, MİT’in, Savcıların, Emniyetin, Valilerin, Kaymakamların gözlerinin önünde. 
 
Tam bir ‘turnusol zamanı’nın içinden geçiyoruz. Bu ‘turnusol zamanı’nın açığa çıkardığı en çarpıcı gerçeklerden birisi de bir zamanların İslâmcılarının Türkiye’ye, Türk kavramına ve Türk ismine karşı içlerinde besledikleri ve bu zamanlarda kustukları kin ve nefret.
 
Bu nesil Türkiye’de İslâmcılar dediğimiz nesildi. 
Hasan el Bennâ’danSeyyitKutub’a, Teymiyye’denAbduh’a, Afgâni’den R. Groudy’ye kadar ne kadar düşünür varsa kitaplarını okuyup bu kitaplarla Türkiye’deki İslâmcılık üzerine hayaller kuran, çok hukukluluk kavramlarını tedâvüle sokan, sonra RogerGroudy’nin yazdıklarıyla düşünüp, Groudy İstanbul’a geldiğinde ona fıkhın abdeste dâir teferruat sorularını yönelten, İran’da devrim olduğunda heyecandan tir tir titreyerek ve harıl harıl İran menşei İslâmî yayınları okuyan ve bunları bu ülkeye adapte etmeğe çalışan zavallı bir nesildi o nesil.
 
‘Arka bahçe’nin çocuklarıydı onlar.
O bahçede, zihinleri, gönülleri, tefekkürleri bu ülkeden, bu topraklardan, bu tarihten, bu dilden, yani Türk olmaktan uzak iklimde büyüdüler. Arjantin’de üç tane Müslüman’ın peşine takılıp gittiler ama bir gün olsun Doğu Türkistan’ı ya da başka bir Türk coğrafyasını görmediler, duymadılar, gözlerini ve gönüllerini o mazlum coğrafyalara çevirmediler. Çünkü o bahçenin siyâsî mimarları ve eğitimcilerinin de Türk kavramıyla ve Türk olmakla derin problemleri vardı.
Üzerinde beyaz fistanı, başında sarığı, ayağında sandaleti, azâd edilmiş sakallarıyla gördükleri her fâniye gıpta ettiler, benzerî her siyâsînin dizinin dibine çöktüler, isminin önünde -el- takısı olan her isme benzeri şekillerde tabasbus ettiler.
Türk’ü tahfif ettiler, tahkir ettiler, telâffuz dahi etmediler.
 
O ‘arka bahçe’nin çocukları sonunda iktidar oldular. On yıldır ayaklarının basmadığı bu ülkeyi ‘derin stratejiler’le yönetiyorlar.
 
O ‘arka bahçe’nin İslâmcı çocukları artık ‘arka bahçe’nin Kürtçüleri oldular.
 
Kırk yıldır “milliyetçilik İslâm’a mugâyirdir” diyen o çocuklar şimdi Kürtçülük yapıyorlar. Kırk yıldır ümmetçilik rüyâsı gören o çocuklar artık Kürtçülük yapıyorlar. Kırk yıldır  “İslâm barış dinidir” diyen o çocuklar şimdi PKK’ya ve Kürtçülüğe medhiyeler düzüyorlar. Çocuklarımızı öldüren dağdaki sırtlan sürüsünün bu cinayetlerine ideolojik kılıflar giydiriyorlar. İslâmcıların Türk milliyetçiliğiyle her zaman bir derdi olduğunun bütün tezâhürlerini sergiledikleri bugünlerde hiç utanmadan, hiç arlanmadan, hiç hâyâ etmeden, hiç yüzleri kızarmadan Türk milliyetçiliğinin İslâm’la her zaman bir derdi olduğunu söylüyorlar. Zenci Musa’nın tırnağındaki kir etmeyenler, kirli ağızlarından Türk’e kin kusuyorlar...
Kırk yılın İslâmcı çocukları, yeni fark ettikleri etnik kimlikleriyle bu ülkeye ihanet ediyorlar.
 
Ve ağızlarında hep aynı sakızı patlatıyorlar,  “Çanakkale’de biz de savaştık”, denize bir damla işeyince “deniz benim” diyen şeytan gibi... Çanakkale’de savaşan diğer Müslümanların terbiyesinden yoksunlar, asâletinden yoksunlar, imanlarından yoksunlar, edeplerinden yoksunlar, ahlâklarından yoksunlar...
 
Hayatları boyunca Türk düşünce tarihinden bir tek satır bile okumayan bu ‘arka bahçe’nin İslâmcı çocukları artık mâbâdlarından uydurdukları Kürt tarihinden bahsediyorlar.
 
Kaddafi’nin çadırında mâruz kaldıkları hakâret karşısında dili tutulan ‘arka bahçe’nin İslâmcı çocuklarının Türk’e hakaret ederken dilleri çözülüyor. Çünkü siyâsî iktidar on yıldır onlara bu zemini sağlıyor, “gün bugündür kusun kininizi” diyor...
Sırası gelmişken bir soru da Genelkurmay Başkanlığı’na soralım:
“Çanakkale’de ölen Kürtlerin tek tek isimleri ve sayıları nedir?” 
Bunu açıklayın kamuoyuna da millet olarak diyetimizi toplayıp ödeyelim, kapatalım bu hesabı. Bizim verecek toprağımız yok, ama bedel ödeyebiliriz. Her Türk çocuğu Ömer Seyfettin’in ‘Diyet’ hikayesini okumuştur çünkü.



1961 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ - 04/01/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ
SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
“İTİRAZIM VAR” HER TÜRLÜ YANLIŞA… - 10/05/2022
Çok değerli hemşehrilerim
“ ŞEHRİMİZİN LOGOSUNA DOKUNMA!” - 09/04/2022
Bayraklar, devletlerin varlığını ve bağımsızlığını söz ile değil resim ile gösteren simgelerdir.
YİNE TARİH, TEKERRÜR EDECEK Mİ? - 23/03/2022
ım 2002 tarihinde Genel Seçimlere giderken Fazilet Partisinden ayrılan bir grup Milletvekili AKP Grubu oluşturup seçimlere katılmıştı.
AYTAÇ DURAK’IN YENİ KİTABI - 11/03/2022
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına beş dönem seçilen ancak seçildiği beşinci dönemde tam dört yıl, iki aylık sürelerle “inceleme” gerekçesiyle görevden alınarak başkanlık yapması engellenen Aytaç Durak, siyasetten ve hizmetten uzak kalıyor ama bo
MİLLET İTTİFAKININ ADAYI KİM OLMALI? - 25/02/2022
İlkbaharın gelişini müjdeleyen cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi gibi Türkiye’nin gündemine de seçim (erken veya zamanında) düştü. Bu gündem, artık değişmez ve tartışma ancak seçimle son bulur.
YETMİŞSEKİZ KUŞAĞININ HİKAYESİ - 11/09/2021
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne kadar toplumu etkileyen ve toplumda derin izler bırakan birçok olay veya olgu yaşanmıştır: Devrimler, darbeler, depremler, isyanlar, suikastlar ve gençlik hareketleri gibi.
BU DAĞLAR SİZDE KALSIN ŞİİRİME DAİR DÜŞÜNCELERİM - 19/05/2021
1970 yıllarında ve 80 li yıllarda Karaisalı köylerinden Adana şehrine doğru bir içgöç başlamıştı. Bu göçün başlıca Sebepleri olarak şunları kayda geçebilirim:
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.778218.8534
Euro20.651620.7344