Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam199
Toplam Ziyaret1703395
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
ADANA’NIN SANATA VE ANITA İHTİYACI YOK MU?
02/01/2012

        Bu gazeteden ve bu köşeden seslendim Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlarımıza bundan önceki bir yazımda.

Adana’mızın büyük meydanlara, bu meydanları süsleyen sanat eserlerine, heykellere ve anıtlara ihtiyacının olduğunu söyledik. Bunun yokluğunu hissettiğimizi, diğer şehirlerle kıyaslandığında bu konuda sınıfta kaldığımızı vurguladık.

Ancak bugüne dek hiçbir başkanımızdan bir tepki veya cevap alamadığımıza göre; demek ki Adana’nın “Sanata ve anıta ihtiyacı” yokmuş. Zira sükût ikrardan gelir.

Derseniz ki, Belediye Başkanlarımız, sizin yazdığınız yazıdan ve bulunduğunuz talepten haberdar olmadıkları için tepkilerini almamanız çok doğal. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir.

Çünkü eski deyimiyle “şehremini” bugünkü söylemiyle Belediye Başkanı, şehrinde-beldesinde yaşananlardan, yazılanlardan-çizilenlerden, söylenenlerden ve söylentilerden haberdar olmak zorundadır. Bilmemeleri, duymamaları onlar için mazeret teşkil etmez.

Belediyeler, kurumsal hüviyeti olan tüzel kişiliklerdir. Orada görevli danışmanlar, müdürler ne güne duruyorlar? Başkanlarını her konuda bilgilendirmek gibi bir sorumlulukları yok mudur?

 O nedenle, bilmemeleri mazeret sayılamaz.

Ama basında yazılanları kaale almıyorlarsa ya da ulusal ve yerel basına bakış tarzları farklı ise;

Veya günlük ve haftalık yayınlanan basın organlarına farklı yaklaşım içindelerse, o başka…

Onlar, yani Belediye Başkanları bu konularda sessiz kaldıklarına göre bu eksiklikleri görmemezlikten mi geleceğiz?

Onlar, yani Belediye Başkanları yerel basını kaale almıyorlarsa, oturup kaderimize razı mı olacağız?

 Onlar, yani Belediye Başkanları bu konularda üzerlerine düşen görevi ihmal ediyorlarsa, şehrimizin güzelleşmesi adına olan taleplerimizden sarfınazar mı edeceğiz?

Ancak konjonktür, bugün çok daha farklı. Önümüzde Fransız Parlamentosunun Ermeni soykırımını tanıyan kararı var ve ilişkilerimizi Fransa ile yeniden gözden geçirmekteyiz. Fransa’ya karşı çeşitli yaptırımlar uygulamak kamuoyunun gündemindedir.

“Dünya karşımıza geçmiş, Türk Halkının sorumlu olmadığı bir olaydan dolayı özür dilemesini bekliyor. Biz, daha dün 34 diplomatımızı katleden ASALA örgütünü gündeme getirmiyoruz… Şehit diplomatlarımız için Ankara’ya bir anıt dikmiyoruz. Yunanistan, Pontus Soykırımı anıtları dikiyor, Ankara’dan ses yok.” (Melih AŞIK- Milliyet Gazetesi 28.12.2011)

Aksine Adana’da Bankalar tarafından 1984 yılında Şehit Kurmay Albay Atilla ALTIKAT(*) adına Ziyapaşa Bulvarında yaptırılan köprü, sanki adını unutturmak istercesine Şubat 2011 ayında yıktırılmıştır. Bu bir affedilmez gaflet midir yoksa sinsi bir eylem midir takdirini halkımızın vicdanına havale ediyorum.

 Bütün bunlara rağmen gelinen konjonktürü değerlendirerek ve hazır kamuoyu oluşmuşken şehrimizin uygun bir alanına Ermeni Çetelerinin Anadolu’muzda yaptıkları vahşetleri simgeleyen heykeller dikmeliyiz. Veya Adana’da yaşanan trajik “KaçKaç Olayını” betimleyen bir anıt heykel dikmeliyiz.

Başta Büyükşehir Belediye Başkanlığı bunu gerçekleştirmeli.. Umuyorum 1984 yılında yapılan Atilla Altıkat Köprüsüne verilen maddi ve manevi destek o günden daha fazla olacaktır.

Hatta yer olarak çok uygundur:  Merkez Camii yanındaki Müze Binası kaldırılarak yerine böyle bir anıt dikilebilinir.

Veya Kanal 1.Durak olarak adlandırılan ve Mustafa Kemal Bulvarı ile Mücahitler Caddesinin kesiştiği yerdeki geniş alana da böyle bir anıt yapılabilinir.

Bu şehri ve bu halkı sevenler olarak asla geri adım atmadan tekraren konuyu halkımızın gündemine taşıyacağız. Çünkü talebimiz kamu adınadır. Bu şehirde yaşamayı seçmiş insanlar olarak, çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız güzel ve yaşanılabilir bir şehir adına olan taleplerimizdir.

Umuyorum diğer basın organlarında yazı yazan köşe yazarlarımız da bu konuyu gündemde tutarlar.

Bize bugün kimse kulak vermiyorsa; yarın sandık önümüze geldiğinde, şehrimizin güzelliğine katkı sunacak eserleri çok görenleri, bu defa da biz, hiç görmeyiz ve biz de onları yok sayarız.

Evet, biz kendi kendimize yazıp çiziyoruz, Belediye Başkanlarımızdan taleplerde bulunuyoruz, onları şehrimiz adına göreve çağırıyoruz da sahi onları gören bilen var mı?

Yoksa “harç bitti, yapı paydos” mu oldu?

 

* Hava Pilot Albay Atilla Altıkat (1937-1982) 1982 Yılında Kanada, Ottawa’da Ermeni Terör örgütü ASALA tarafından katledilmiş askeri ataşemizdir. Cinayet, 23 Ağustos 1982 sabahı Alb.Altıkat, işine giderken trafik ışıklarında durmasını fırsat bilen ASALA Eylemcisi tarafından 9 el ateş edilerek işlenmiştir. Alb. Altıkat, şehit edildiğinde 45 yaşındaydı ve 17 yaşında bir kızı ile 4yaşında bir oğlu vardı. Katil veya katiller bulunup yakalanmamıştır.



1522 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BÜYÜKŞEHİRLERDE MUHTARLIK KALDIRILMALI - 04/04/2024
BÜYÜKŞEHİRLERDE MUHTARLIK KALDIRILMALI
ELLİ YIL ÖNCESİNDEN BİR HATIRLAMA - 03/12/2023
ELLİ YIL ÖNCESİNDEN BİR HATIRLAMA
CHP KURULTAYINDA DEMOKRASİ SINAVI.. - 06/11/2023
CHP KURULTAYINDA DEMOKRASİ SINAVI..
TÜRKLÜK BİLİNCİNİ KORUMAK (12 Eylül yıldönümünde) - 13/09/2023
TÜRKLÜK BİLİNCİNİ KORUMAK (12 Eylül yıldönümünde)
ÇECELİ DEĞİL KARAİSALI - 12/08/2023
ÇECELİ DEĞİL KARAİSALI
BUNDAN SONRA NE OLUR? - 01/06/2023
BUNDAN SONRA NE OLUR?
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKÂYESİ – 2 - 07/05/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKÂYESİ – 2
DEPREM GERÇEĞİ VE SORUMLULUKLARIMIZ - 16/02/2023
DEPREM GERÇEĞİ VE SORUMLULUKLARIMIZ
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ - 04/01/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ
 Devamı
AlışSatış
Dolar32.171532.3004
Euro34.902035.0419