Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam75
Toplam Ziyaret1262473
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
BULGURUN ÖYKÜSÜ (öykü) -1-
17/08/2020

Öküzlü tarım yıllarıydı. Yaz sıcakları başlamıştı. Köylüde bir telaş!  Tarlada ekinler sararmıştı. Biçilmeye hazırdı. Ne yapıp edip, tez zamanda buğdayını, arpasını, yulafını, samanını içeri almalıydı. Kışlık yiyeceğini şimdiden hazır etmeliydi ki, zorluk çekmesin kışın.

Köye, Niğde’den, Ulukışla’dan orakçılar, tırpancılar gelmişlerdi. Köylü onlarla konuşuyor, pazarlık yapıyordu. Eğer uyuşurlarsa ekin tarlasına götürüyordu.

Orada onlardan biri elci oluyordu. Elindeki orakla, ekinleri biçerek, ekin tarlasını evleklere ayırıyordu. Böylece kısa zamanda orakçılar, tırpancılar ekini biçip bitiriyorlardı.

Güneş tepedeydi. Yeryüzünü ısıtıyordu. Ekin sahibi, böyle bir zamanda  tarlanın uygun bir yerine harman yeri yapıyordu. Sonra biçilmiş ekin destelerini kızaklarla, ya da sırtında taşıyarak harman yerine getiriyordu. Getirdiği desteleri halka biçiminde yığıyordu.

Sonra harman yerini ıslayıp, tepeleyip, ya da silindir biçimindeki loğ taşıyla loğluyordu. Harman yeri sertleşsin, beton gibi olsun da, tahıl toza toprağa karışmasın, heder olmasındı…

Bu işlem bitince saplar dirgenle muntazam harman yerine seriliyordu. Düven kenarda, çakmak taşları yenilenmiş hazır duruyordu,  getirildi takımıyla serilmiş sapların üstüne yerleştirildi. Öküz ya da at koşuldu. Düvenin üstüne ağır bir taş konuldu. Ya da taş yerine düven sürücü oturdu. Öküzlere ho ha, ata deh komutu verildi. Düven çekildi. Harman sürülmeye başlandı. Ekin sapları, başaklar eziliyor, dane saptan ayrılıyor, tınaz haline getiriliyordu. Birkaç yabacı tarafından savruluyordu. Saman bir yana, dane bir yana düşüyordu…

Daneler çeç konumuna getirildi. Gözerlerle elendi. Çerçöpünden arıtıldı. Havailerle ölçüldü. Çuvallara  dörder havai buğday konuldu. Bir havai buğday 15/16 kg. geliyordu. İki havai tahıla bir gülek; dört havai tahıla ise bir kile deniliyordu.  Her bir çuvala dörder havai buğday konuyordu. Böylece buğdaylar eve taşınmak, ambara dökülmek için hazır ediliyordu.

Sıra samana gelmişti. Gece serin olduğu için, saman, daha çok geceleri hararlara basılıyordu. Bu işi en az üç kişi yapabiliyordu. Biri hararın ağzını açıyor, biri sepetlere samanı doldurup getiriyor, harara döküyor, biri de basıyordu.  Her harar yaklaşık 60/70 kg. saman alıyordu. Böylece samanlar da taşınma konumuna getirildi.

Taşıma işi daha çok kağnılarla, atlarla, develerle yapılıyordu. Çevrede bu işi yapan Deveci Kerim, Deveci Çandık Memet, Deveci Hacı Memet vardı. Halk, yükünü daha çok devecilere taşıtıyordu. Biz de devecilere taşıtıyorduk.

Traktörse yörede yok denecek kadar azdı. Traktörler yeni yeni giriyordu köylere. “Traktörün Gürültüsü” adlı öykümde anlatmıştım traktörün köye gerişini. Bu nedenle traktörü olanlarsa ancak kendi işlerini yapabiliyorlardı. Kiracılık  diye bir  şey yapmıyorlardı. Kağnı da oldukça azalmıştı. Çevrede birkaç kişide ya vardı ya yoktu. At da çok değildi köyde. Her evin bir eşeği vardı ama, onca yük eşeklerle taşınamazdı. Devecilerle çözümleniyordu bu iş!

Tahıllar taşınıp ambarlara, samanlar taşınıp samanlığa döküldü. Samanın, samanlığın kapısından içeri dökülmesi zordu.  Samanlığın damında gözlüğü olanlar kolayca bitiriyordu işini.

Samanlığın damında 70/80 cm çapında gözlük açılırdı. Buradan dökülürdü saman. Gözlüğü olmayan samanlığın kapısından saman dökmek oldukça zordu…

Sıra buğdayları elemeye unluk bulguluk yapmaya gelmişti. Kışlık un, bulgur yazdan hazırlanırdı… 

(Devam edecek)



321 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YENİ YILDA İYİ ŞANSLAR - 31/12/2021
Memleketin birinde bir köy çok yoksulmuş. Ot bulup ot, ağaç bulup ağaç, taş bulup taş yiyorlarmış.
KUVAYİ MİLLİYECİ GAZİ YENİ ADANA - 24/12/2021
30 Ekim 1918 günü imzalanmıştı Mondros Anlaşması, 31 Ekim günü Mustafa Kemal geldi Adana’ya, Murat Palas Oteli’nde Liman Von Sanders Paşa’dan Yıldırım Orduları Grup Komutanlığını teslim aldı.
YUNUS EMRE’Yİ ANALIM - 13/12/2021
Ünesco , 2021 yılını “Yunus Emre Yılı” olarak duyurdu. Ona ilişkin yazıların yeterince yayınlandığı söylenemez. Ama biz Yunus Emre’yi analım, şiirlerine varalım.
JAPON ŞİİRİ - 07/12/2021
Ülkemizde Japon şiirlerine özenen yok değildir. Çokça da “haiku” biçemi üzerine örnekler veriyorlar. Japonlar, Çin şiiri etkisinde şiirlerini geliştirdiler. Klasik Japon şiirleri hece ölçüsüne dayanır. Beş yedili nazım düzeninde kurulmuş, uyaksızdırl
ESKİLERDEN BİR ANI SIKIÇ - 21/11/2021
Güney kentlerinin caddeleri yolları turunç ağaçlarıyla süslü, doludur. Nisan ayı gelince çiçeklerinin kokusu mest eder insanı. Hatta bu konuda, Adana’da “Portakal Çiçeği” konulu festival bile yapılıyordu. Pandemi nedeniyle yapılmaz oldu.
JAPONLAR'DA ÇAY KÜLTÜRÜ - 16/11/2021
Düziçi İlköğretmen Okulu üçüncü sınıfındayken okul tasar (proje) yarışması açmıştı. İkinci binanın arkasına yüzme havuzu yapılacaktı. Krokisini çizip, yazısını yazıp yarışmaya katılmıştım. Üçüncülük ödülü almıştım. “JAPON ŞİİRİ kitabını vermişlerdi
ATATÜRK’ÜN DÜNYAMIZDAN AYRILIŞ YILDÖNÜMÜ - 09/11/2021
Atatürk’ün dünyamızdan ayrılış yıl dönümünün 83 yılındayız. Dünyamızda O’nu tanımayın bilmeyen yoktur! Yalnızca bizim değil dünyanın takdirini kazanmıştır. Cumhuriyeti kurmuş, devrimler yapmıştır. Her insanın gönlünde aklında büyük insan Atatürkr, T
ÖĞRENCİLERİN ÇANTALARI - 01/11/2021
Her zaman dikkatimi çekmiştir öğrencilerin çantaları. Toplutaşıma otobüsüne iki öğrenci bindiler, oturacak yer yoktu yanımda ayakta durdular. Ben de ayaktayım. Emekli öğretmen olduğumu söyledim; gülümsediler.
CUMHURİYET ANLAMI YENİLİKLER - 28/10/2021
Cumhuriyetin kuruluşunun 98. yılındayız, kutlu olsun. Mutlu olsun ülkeye, herkese.
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.392613.4463
Euro15.178615.2394