Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam261
Toplam Ziyaret1265033
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
ZONG ZONG ZONGULDAK (öykü)
13/07/2020

Uzun boylu bir öğretmenimiz vardı. Sert bakışlı, az gülen biriydi. Neden, ne zaman olduğunu bilmediğimiz, soramadığımız yüzündeki şark çıbanı izi hep gözümüze çarpardı. Bu iz ayrıca, öğretmenimizi daha da sert gösterirdi. Gülüşünü bile örterdi zaman zaman. Ah yüzündeki şu çıban izi olmasa  diye düşündüğümüz çok olmuştur. Bununla birlikte, sevecen yanı, bizi koruyup kollayan yanı ağırlıktaydı. Beş sınıfı birlikte okuturdu. Sınıfa girdiği zaman öğrencilerinin yüzüne teker teker bakar, onları incelerdi. Her birinin ne gibi sorunları olduğunu anlamaya çalışırdı. Hiçbir öğrenci, o sınıfta bulunduğu sırada, gülemez, konuşamaz, yılışamazdı. O, her sınıfla ilgilenirdi. Bir sınıfla ders yaparken, diğer sınıfları ödevlendirirdi. Verdiği ödevleri kesinlikle izlerdi. Ders yaptığı sınıfa beş-on dakikalık bir ödev verir, önceki ödevlendirdiği sınıfların çalışmasını gözden geçirirdi. Böylelikle hiçbir sınıf kaytaramaz, ders çalışmazlık edemezdi. Sınıfların içinden böyle bir çıktığında şiddetle cezalandırılırdı.

Son dersten beş dakika kadar önce çıkardı. Bize de:

“Çocuklar zil çalınca çıkınız, evinize gidiniz, iyi akşamlar” derdi.

Biz ona büyük bir sevgiyle:

“Sağol” derdik.

Dersten çıktıktan sonra nereye gittiğini bilemezdik. Ama şunu iyi bilirdik: Bir yerlerde durur, kendi görünmez, bizi görürdü. Böylece ne yaptığımızı izlerdi. Ertesi gün, yaptığımız yaramazlıkların hesabını kesinlikle bizden sorardı. O nedenle eve gidene dek çok dikkatli olurduk. Yaramazlık yapmaya vakit bulamazdık. Oynayamaz, bağıramaz, konuşamazdık.

Akşam kesin birimizin evinde olurdu. Evde ders çalışıp çalışmadığımız izlenirdi. Velilerimiz bu konuda, öğretmenimize yardımlarını esirgemezlerdi. Onun evlerimize geldiğini kesinlikle bizlere söylemezlerdi. Böylece, kimin evinde, hangi saatte olacağını bilemediğimiz için, ders çalışmazlık edemezdik. Oyun oynayamazdık. Birbirimizle şakalaşamazdık bile. Önemli bir işimiz olmadıkça sokağa çıkamazdık. Oyun oynayamazdık. Ertesi gün, bir eksiğimiz, bir yanlışımız olmuşsa, onları ilkin yüzümüze vurmazdı;  sorular sorardı. Soruların yanıtını bilemeyince:

“Ha sen köşe başında ne yapıyordun?”

“Ha sen yolda niye  koşuyordun?”

“Ha sen arkadaşına ne diyordun?”

“Ha sen Dikilağaç Tepesi’nde  ne arıyordun?”

“………….”

diye durmadan  arka arkasına sorular sıralardı. Soruları bilmeyinceye kadar sorardı. Sonunda dayak yemekten kurtulamazdık. Yani soruların yanıtı yaramazlıkla ölçülemezdi.

Ondan izin olmadan, köydeki düğünleri izleyemezdik. İzin verse bile sınırlı izin verirdi. “Gündüz izleyeceksiniz, akşam evde olacaksınız” derdi.

Akşamları bizi düğün yerinde izlemek için de giyenek değiştirirdi. Akşam eve gitmemiş, düğünü izliyorsak, onunla birlikte izlemişizdir. Devrisi gün onları teker teker tahtaya kaldırır, sınava çekerdi. “Getir bakalım verdiğim ödevleri” derdi. İyice incelerdi. Bir eksiğimiz. Bir gediğimiz varsa, vay halimize.. Sınıfımızdaki İsrafil hepimizden çok ödev yapardı. Biz bir sayfa yazmışsak, o üç sayfa yazmış olurdu. Öğretmenimiz de İsrafil’in çalışmalarını ölçü alırdı. Ödevi az

yapanlara: “İsrafil beş sayfa yazmış, sen neden üç sayfa yazdın?” derdi, girişirdi sopayla dövmeye. Çalışanları gördükçe de:

“Dayak cennetten çıkma” derdi.

Her derste mutlaka tahtaya çıkarılırdık, sorularla cevaplarla dersi işlerdik. Bir gün coğrafya dersinden harita başına çıkarılmıştık.

“Pamuk nerede yetiştirilir?”

“Çukurova’da.”

“İncir?”

“Aydın’da.”

“Tahıl?”

“Konya’da.”

“………….”

Neyin nerede yetiştirildiğini, çıkarıldığını anında haritada gösteriyorduk. Gösteremeyenlerimiz olursa da, o yeri kenti buluncaya dek başına, omzuna değnekleri yerdi. Bir gün böyle bir ders işliyorduk. Cabbar adında  bir arkadaşımız harita başındaydı. Öğretmenimiz kömür madeninin nereden çıkarıldığını soruyordu. Zavallı Cabbar, Zonguldak’ı haritadan bir türlü gösteremiyordu. Deynekler başına bir inip bir kalkıyordu. Bir yerden eliyle başını saklıyor, bir yerden de parmağıyla Zonguldak’ı arıyordu.

“Zong… Zong…”

diyordu ama bir türlü  parmağını Zonguldak üstüne bastıramıyordu.  Her “Zong” demede başına bir değnek iniyordu. Sonunda:

“Zong…  Zong… Zonguldak” dedi, parmağını Zonguldak üzerine yerleştirdi. Değnek durdu.

Öğretmenimiz “aferin” dedi.

 

 

 



231 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YENİ YILDA İYİ ŞANSLAR - 31/12/2021
Memleketin birinde bir köy çok yoksulmuş. Ot bulup ot, ağaç bulup ağaç, taş bulup taş yiyorlarmış.
KUVAYİ MİLLİYECİ GAZİ YENİ ADANA - 24/12/2021
30 Ekim 1918 günü imzalanmıştı Mondros Anlaşması, 31 Ekim günü Mustafa Kemal geldi Adana’ya, Murat Palas Oteli’nde Liman Von Sanders Paşa’dan Yıldırım Orduları Grup Komutanlığını teslim aldı.
YUNUS EMRE’Yİ ANALIM - 13/12/2021
Ünesco , 2021 yılını “Yunus Emre Yılı” olarak duyurdu. Ona ilişkin yazıların yeterince yayınlandığı söylenemez. Ama biz Yunus Emre’yi analım, şiirlerine varalım.
JAPON ŞİİRİ - 07/12/2021
Ülkemizde Japon şiirlerine özenen yok değildir. Çokça da “haiku” biçemi üzerine örnekler veriyorlar. Japonlar, Çin şiiri etkisinde şiirlerini geliştirdiler. Klasik Japon şiirleri hece ölçüsüne dayanır. Beş yedili nazım düzeninde kurulmuş, uyaksızdırl
ESKİLERDEN BİR ANI SIKIÇ - 21/11/2021
Güney kentlerinin caddeleri yolları turunç ağaçlarıyla süslü, doludur. Nisan ayı gelince çiçeklerinin kokusu mest eder insanı. Hatta bu konuda, Adana’da “Portakal Çiçeği” konulu festival bile yapılıyordu. Pandemi nedeniyle yapılmaz oldu.
JAPONLAR'DA ÇAY KÜLTÜRÜ - 16/11/2021
Düziçi İlköğretmen Okulu üçüncü sınıfındayken okul tasar (proje) yarışması açmıştı. İkinci binanın arkasına yüzme havuzu yapılacaktı. Krokisini çizip, yazısını yazıp yarışmaya katılmıştım. Üçüncülük ödülü almıştım. “JAPON ŞİİRİ kitabını vermişlerdi
ATATÜRK’ÜN DÜNYAMIZDAN AYRILIŞ YILDÖNÜMÜ - 09/11/2021
Atatürk’ün dünyamızdan ayrılış yıl dönümünün 83 yılındayız. Dünyamızda O’nu tanımayın bilmeyen yoktur! Yalnızca bizim değil dünyanın takdirini kazanmıştır. Cumhuriyeti kurmuş, devrimler yapmıştır. Her insanın gönlünde aklında büyük insan Atatürkr, T
ÖĞRENCİLERİN ÇANTALARI - 01/11/2021
Her zaman dikkatimi çekmiştir öğrencilerin çantaları. Toplutaşıma otobüsüne iki öğrenci bindiler, oturacak yer yoktu yanımda ayakta durdular. Ben de ayaktayım. Emekli öğretmen olduğumu söyledim; gülümsediler.
CUMHURİYET ANLAMI YENİLİKLER - 28/10/2021
Cumhuriyetin kuruluşunun 98. yılındayız, kutlu olsun. Mutlu olsun ülkeye, herkese.
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.493413.5475
Euro15.229715.2907