Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam297
Toplam Ziyaret836093
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
AĞAÇ SEVDASI
16/09/2013

9.8.2013, Cuma, Çamlıyayla

Bitki sevgisi desem daha iyi olacak. Ben de sonradan sonraya doğa sevgisi iyice arttı. Bitkilere, böceklere, hayvanlara, sürüngenlere ayrıca, özel saygı duyuyorum.. Galiba bu benim genlerimde var. İnsanlığın kökenine baktığımız zaman doğa kültüne ulaşıyorsunuz.. Bir varlığın kültü, o varlığı tapınırcasına sevmek anlamına geliyor.. Yaşamın anlamı da bu değil mi? Biz de doğanın bir parçasıyız. Bizim doğa varlıklarından farkımız yok.. Her varlık birbirine bağlı.. Bir olmadan diğeri olamaz. Varlıkların bütünü bir yaşam ağacı. Sonuçta bir tohumda bütünleşir.. Tohumu elinize aldığınızda dünya varlıklarını taşıyorsunuz demektir.. ben de böyle bir kültten geliyorum..

Evin önünde ağaçlar var. Gözümün önünde hastalanıyor, eriyip, akıp gidiyor. İçlerinden dört tanesi kurudu.. Dibini açıyorum, yaban otlardan temizliyorum, gübresini veriyorum, suluyorum ama yetmiyor.. Kimi külleme, kimi zenk, kimi siğil.. hastalığına yakalanıyor.. Kiminin kökünü kurt yiyor. Sayılamayacak kadar sayrılığı var bitkilerin.. Her sayrılık için ayrı bir tarım ilacı kullanmak gerekiyor. Kullanırken ustalıkla kullanacaksın.. Böceklere, kuşlara, sürüngenlere zarar vermeyeceksin.. Bu iş için her üreticinin tarımcı olması gerekmiyor.. Okuma, izleme, gözleme, uz, yatkınlık.. benzeri beceriler yetiyor.

Kiraz, şeftali ağaçlarının dal uçlarından biraz kesip, Sebil’e gittim. Orada bu işler için tarım kooperatifi kurulmuş.. Yetkiliye, kestiğim dal uçlarını gösterdim. İki ilaç verdi, birinden yarım çay bardağı, diğerinden bir kaşık karıştır, suda erit, tulumbaya koyup, ağaçlara sıkmamı söylediler..

Ben de bayramın ikinci günü sabah erkenden öyle yaptım.. Bizim bahçe teraslı. Düşmemek için çok dikkat etmek gerekiyor.. Baştan iki terasta bulunan ağaçları ilaçladım. Üçüncü terasa geçtim, sonun doğru yürüdüm, şeftaliyi ilaçlayacağım. Küçük bir elma ağacı var, teras sınırında.. geçip şeftali ağacına ulaşacağım.. Bu sırada bilmeden bastığım çakıl taşı ayağımın altında sağa sola kaymaya başladı, o arada dengemi yitirdim, 1,5, 2 m. yükseklikten tenger-menger düştüm.. Kalktım ki, tulumba yan yatmış, onu düzelttim; ağzımdan burnumdan kan geliyor, eşimin ünleyerek eve koştum.. Aynanın karşısına geçtim, çenem yarılmış, dişlerim sallanıyor, burnum ezilmiş.. elimi yüzümü yıkadım, kan durmuyor.. Bir tomar peçeteyi yapıp bastım çeneme.. Bu arada eşim, damadım, kızlarım, torunum başıma derildiler..Torunum çok etkilenmiş olacak, korkuyor, ona korkma bir şeyim yok iyiyim dedim.. Eşimin yardımıyla üstümü değiştirdim. Damadın arabasına bindik, vardık Çamlıyayla Hastanesi’ne.. Nöbetçi doktor mu, sağlıkçı mı bilmiyorum, yaramı sildi, tentürdiyotla ilaçladı, iğne yaptı, çenemi dikti.. Dişimin sallandığını söyledim, ağız içine bakmadı, “onu diş hekimine göstermen gerek” dedi, “bir saat sonra gelin doktorlar o zaman gelecek..”

Eve geldik, yatağa sövkendim, her yerlerim ağrıyor, iki de bir kan geliyor ağzımdan.. Yine hastanedeyiz. Bir bayan doktor, çenemi açıp baktı ağzıma, dişle dudaklar arasında yırtık olduğunu söyledi, tampon koydu; “bizim burada buna dikiş atacak uzman yok, siz Tarsus hastanesine gidin..” dedi.

Damat bizi bindirdi arabasına, yanımda eşim, sür Tarsus’a. Yolda, arkadaşım-dostum, mizah yazarı, Tarsus Sağlık Meslek Lisesi  öğretmeni Musa Dinç geldi usuma, telefon ettim, olayı anlattım, bir saate kadar  70. Yıl Tarsus Devlet Hastanesi’nde olacağımızı söyledim.. Varınca, yanında eşi, acil  kapısında karşıladı bizi. Birlikte içeri girdik, oldukça kalabalık.. Musa Dinç’i, orada öğrencilerine uygulamalı ders verdiği için tanıyorlar.. Hemen girişimde bulundu Musa. Baktılar bana, filme gönderdiler.. Tomografi çekildi, göğüs, sırt kemiklerimin filmi alındı.. temiz çıktı. Dudakla, dişlerim arasındaki yırtığa dikiş attılar. Bir hafta on gün sıvı yiyeceklerle besleneceksin konuşmayacaksın dediler. Reçetemiz yazıldı. Teşekkür edip ayrıldık hastaneden. Sevgili arkadaşım, dostum Mizah Yazarı Musa Dinç yolcu etti bizi.. Çok teşekkür ediyorum kendisine..



1250 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAYRAMIN ARDINDAN - 18/08/2019
Bayram geçti demeyin, bayram geçmez…Neşeli, mutlu, sevinçli olunduğu sürece hergün bayramdır insana. Bir türkü, “Bayram gelmiş neyime” der ama olsun, bayram, bayramdır.
SOLUK ARKADAN ÇIKIYOR (Öykü) - 06/08/2019
Eskiden hastalar koca karı ilaçlarıyla, üfürükçülerle muskalarla… iyileştirilmeye çalışılırdı. Bu yüzden kaç hasta dünyamızdan ayrıldı, sayısı bilinmez…
KEÇİLERİN BAŞINDAKİ TEYNEKLER - 01/08/2019
emleketin birinde bir keçi çobanı varmış. Keçilerin dilinden iyi anlarmış, keçiler de
ATTAN İNEN KONUK (Öykü) - 22/07/2019
Bir gün bir konuk gelmiş bir adamın evine… Atı yemleniyor, en iyi şeyler konuğa ikram ediliyor.. En güzel odada, en güzel yatakta yatırılıyor... Yeme, içme iyi.. Konuğun keyfi yerinde.
BİR RAMAZAN BAYRAMI DAHA YAŞIYORUZ - 03/06/2019
Bir ramazan bayramı daha yaşıyoruz; (04.06.2019). Bayramınız kutlu mutlu olsun, gülsün
ATATÜRK’ÜN SAMSUN’A ÇIKIŞININ 100. YILINDA DÜŞÜNDÜKLERİM - 17/05/2019
Birinci Dünya Savaşı sonunda düşmanlar yurdumuzun birçok yerini işgal etmişlerdi.
ANAM ANALAR GÜNÜ - 13/05/2019
Analar gününü Amerikalı Anna Jarvis kurmuş 1908'de Kutlanıla gelmiş. Bizde ise 1955''ten beri Mayıs'ın ikinci pazar günü kutlanmaktadır.
HASAN ONBAŞI (Öykü) - 07/05/2019
Eskiden askerde çavuş, onbaşı olanlar, terhis olunca köyünde çavuş, onbaşı olarak
TEŞEKKÜR - 29/04/2019
SEVGİLİ OKURLARIM...
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.70065.7234
Euro6.31536.3406