Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam60
Toplam Ziyaret999069
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
ARİF NEHAT ASYA’NIN BEŞOCAK BAYRAK ŞİİRİ
06/01/2018

 

-Arif Nihat Asya özüne saygıyla…

Bayrak, egemenlik simgesidir. Ulusu, devleti temsil eder. Savaşta, en önde gider, alınan yere hemen dikilir.. Ulusun egemenliği işlerlik kazanır. Bayrak düştü mü devlet de gider.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ülkemiz işgal edilmişti. İşgalciler girdikleri yerlere bayraklarını diktiler... Egemenlik kurmak istediler. Ulusun direnci bu istenci yıktı. Atatürk önderliğinde Egemenliğine yeniden sahip oldu.

Çukurova’yı işgal eden Fransızlar, bayraklarımızı indirip, kendi bayraklarını diktiler... Çukurovalılar, egemenliği yeniden ellerine geçirinceye dek bayraklarını sandıklarda sakladılar. Düşman Çukurova’dan kovulunca evlerinin damlarına diktiler. Utkularını bütün dünyaya duyurdular. Bayrak, bu nedenle ulus için, devlet için, insan için önemlidir..

Çukurovalılar ayağa kalktılar, Çukurova’nın toprağını kanlarıyla suladılar. Fransızları Çukurova’dan sürüp attılar.. Fransızlar arkalarına baka baka gittiler.

Çukurovalılar Beşocak Kurtuluş Bayramına hazırlandılar.. Bayraklarını sandıklardan çıkardılar en yüksek yerlere astılar. Zaferlerini dosta düşmana duyurdular.

Adanalılar, 7x15 m. boyutunda büyük bir bayrak hazırladılar. Bayrak , Mehmet Fuat Dıblan’ın Obalar Caddesi’ndeki evinde Terzi Nuri ve arkadaşları tarafından dikildi… Bu bayrağa, bu zafere bir de şiir gerekiyordu. Erkek Lisesi* Edebiyat Öğretmeni Şair Arif Nihat Asya’ya bildirildi. O da öğrencilerine bildirdi. Başladılar bayrak-zafer şiirini yazmaya. Arif Nihat Asya uyumadı geceleri bu şiiri yazdı. Bu şiiri, ilkokulu bitiren herkes anımsayacaktır… Ama ne yazıktır ki çoktandır okul kitaplarında yok bu şiir. Yeniden konulmalı. Düşmanların zulmüyle inletilen, ezilen Türk halkının acılarını, duygularını, zaferini yansıtan bu şiir her Türk çocuğu tarafından ezberlenip okunmalıdır.

BAYRAK

Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün. Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün. Gölgene sığındık. Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yer yüzünde yer beğen ! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim !

Büyük bayrak vilayetten alındı, cadde, sokak gezdirildi. Bütün ulusa, bütün dünyaya Çukurova’nın kurtuluşu ilan edildi.. Getirilip büyük bir törenle, Büyük Saat ile Ulu Cami arasına asıldı… İnsanlar, sevinçten duygu seline kapıldılar.. göz yaşlarını ırmaklar akıttılar.

Kolordu’nun kuzeyindeki kumluk alanda beş ocak günü Adana’nın kurtuluş bayram yapıldı… Mahallelerden, köylerden, kentlerden gelen insanlarla doldu, taştı alan..

Adana ve Havalisi Komutanı Muhittin Paşa, kurtuluşun anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı… İnsanlar coşuyordu, sarılıyordu birbirine, kutluyordu zaferini… Halk askerlerin çizmelerini öpüyordu. Gece fener alayları düzenlendi… Büyük bir coşku, sevinç içinde geçti bayram. Bayramınız kutlu mutlu, sevinçli, umutlu olsun.

6.1.2013, Adana

4.1.2015, yazı güncelleştirildi.

 



441 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÜÇÜK OYUNLAR (öykü) - 06/08/2020
1/
EKİN (öykü) - 03/08/2020
Tarla uzun süredir bor yatıyordu. Her tarafını kangallar, deve dikenleri, eşek turpları, üçgüller, akgızlar, geliçler, gındıra, ayrıklar..
NEREDEN GELDİK (öykü) - 27/07/2020
Hep düşünüyorum. Ben nereden geldim? İçim sıkıntılarla dolu. Bizim gibi çocuklar nasıl meydana geliyor? Yer yüzü nasıl doluyor bunca insanlarla? Bunları bilse bilse büyükler bilir diyorum. Anamı kendime daha yakın buluyorum, ona sormaya karar veriyor
HARMAN YOLUNDA (öykü) - 21/07/2020
Gece yoldayım, yalnızım, korkuyorum. Korkumdan üzerine bindiğim eşeğe “çöh” bile diyemiyorum. Sesimi duyarlar da gelirler cinler, şeytanlar diyoru
TRAKTÖRÜN GÜRÜLTÜSÜ (öykü) - 16/07/2020
İkindi üstüydü. Eylül sıcağı tepemizde duruyordu. Sıcaktan korunmak için başımıza ıslak mendil koyuyorduk. Yine de sıcak yakıyordu. Yüzlerimiz kavrulmuştu. Sırılsıklam olmuştuk. Terler bedenimizden aşağı doğru akıyordu. İki de bir su içiyor, mendilim
ZONG ZONG ZONGULDAK (öykü) - 13/07/2020
Uzun boylu bir öğretmenimiz vardı. Sert bakışlı, az gülen biriydi. Neden, ne zaman olduğunu bilmediğimiz, soramadığımız
KEKLİK PALAZI (öykü) - 09/07/2020
Cırcır böcekleri ötüyordu. Rüzgar adına en küçük bir esinti yoktu. Her yer sessizdi. Sıcak kaynıyordu. İnsanlar evlerine, hayvanlar gölgelere çekilmişlerdi. Yanı başımda duran kardeşime dedim ki:
KEMAN SESLERİ (öykü) - 06/07/2020
Bitişik odadan keman sesleri geliyordu. İnce, kıvrak, sevgi dolu, biraz da hüzün verici seslerdi bunlar. Biz, sınıfta gürültü etmeden keman seslerini dinliyorduk.
BABAMIN AŞKI (Öykü) - 19/06/2020
--Babalar gününe ithaf ediyorum… Babalar gününüz kutlu olsun.
 Devamı
AlışSatış
Dolar7.26107.2901
Euro8.58788.6223