Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi10
Bugün Toplam261
Toplam Ziyaret1265033
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
EĞİTİM DÜŞÜNMEKTİR
24/09/2013

Eğitim, düşünmektir.

Okullar açılalı bir haftayı  geçiyor.

Ben düşünüyorum..

Eğitim ailede başlar..

Bir konu (tez, sav..) atılır ortaya.. Bu konu nasıl çözümlenilecek  diye düşünülür.. Konuyla ilgili kaynağın, dökümün (…),  bilginin nereden, nasıl bulunulacağı araştırılır.

Bunlar; kişiler, canlılar, ansiklopediler, kitaplar, yazılı/görsel basın, sinema, filmler, gezi, gözlem, deneyler (…) olabilir..

Bütün bu döküm ve kaynakların yardımıyla konuyu öğrenen çocuk(lar)da, olumlu, ya da olumsuz bir davranış değişikliği olacaktır.. Biz bu gibi, bir dizi düşüncenin, davranış değişikliğine dönüşmesine eğitim diyoruz.

Edinilen davranış değişikliği (eğitim); bilgi ve korumayı da içinde barındırır...

Çocuk(lar) eviyle ilgili bilgiyi öğrenmişse, evini korumayı da öğrenir.. Evini temiz tutar, ev işlerine yardım eder, (varsa) kardeşleriyle iyi geçinir, büyüklerine saygı, küçüklerine sevgi duyar… komşuları, arkadaşları için olumlu duygular taşır.

Çocuk(lar) için en önemli olan canlı kaynak, varlık, anne, baba, sonra da ağabey, abla, daha sonra da okul ve bilgili kimseler…

Aile içinde/dışında çocuklar bir diğerinden ayrımlı olabilir. Birbirlerinin tıpkısı (tek tip) değillerdir. Davranışları, görüş, düşünüşleri farklıdır. Yaşam (hayat)  da böyledir.. Her insan diğerinden ayrımlı düşünmektedir..  Bu duruş, düşünüş; en doğal değişmez bir yapıdır. Düşünce ayrımlılığı, toplumsal yaşamı, demokrasi anlayışını geliştirir..

Çocuk ailede; abla ya da ağabeyden sıkıntılıysa, anne/babasının yardımını ya da korunmasını bekler.. Bu beklentiyi;  gör(e)mediği zaman hırçınlaşır.. Hatta, baba ve anneye; kendisinin ağabey ya da ablasından korunmadığını söyleyebilir.. Bu kez anne baba çözüm aramaya kalkar.. Sonucu olumlu biçimde çözümlemeye çalışır, çözümler! Şayet (olur ya), çözüm bulunamıyor, sorun çözümlenmiyorsa; söz konusu çözümsüzlük çocuğun alt bilincine yerleşebilir.  Bu çözümsüzlük ise yetişkinlik döneminde, ya da herhangi bir dönemde ortaya çıkabilir.. Bu da çocuğun ruhsal sağlığını etkiler, bozar ya da tetikler..

Çocuk dış etkenlerden de korunmak ister.. Bu konuda da çocuğa  yeterli, olumlu bilgiler, eğitim verilmeli. Ona kendi kendini, dış etkenlerden, barış içinde kalarak nasıl koruyacağı öğretilmelidir..

Yaşam sorunlarla doludur, sorunlar çözümlenerek yaşanır..

Ailede kimi çocuklar  “haşarı” olabilir..

“Haşarı” denilen çocuklar, ailede, toplumsal yaşamda sorunlar çıkarabilirler..  Önemli olan onların sorunlarını çözümlemek, barışı sağlamaktır.

Çocuk(lar)da eğitim yoluyla doğa sevgisi yerleşmişse, babasına şunu söyleyebilir..  “zararlı diye, ayıları, yılanları (…) öldürürseniz doğanın dengesi bozulur..”

Baba, sen kim oluyorsun da bana akıl vermeye kalkıyorsun, öyleyse seni ayıların, yılanların yanına gönderelim” diyemez;  derse çocuk(lar) karşısında ailedeki rolü sarsılır.. O zaman, eğitim yok, demokrasi yok, barış yok… demektir.

Eğitimli, barışsever, demokrat  baba çözüm arar.. “gel birlikte çözelim” der.. konuyu aileye götürür.. Aile bireyleri konu üzerinde, düşünür, tartışır, olumlu sonuçlara varır, sorun çözümlenmiş olur… Sorun çözümlenince de aile içinde barış, demokrasi yerini korur.. Bu yöntem dış etkenler için de uyarlanabilir.. Örneklenen  çözümleme;  konuşma, tartışma, çalışma yöntemleri  bir demokrasi olayıdır.. Demokrasilerde herkes uyumlu olacak diye bir kural yoktur.. Anne/baba, uyumsuz, ya da uyumsuz kabul ettiği çocuğunu dışarı at(a)maz.. Kimi zaman biz bu tür çocuklara “haşarı”(!) diyoruz.  Ama değil, bu çocuklar doğruyu arıyorlar.. Doğruyu arayan çocukları yok edeceksek barış, demokrasi olur mu?



1046 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YENİ YILDA İYİ ŞANSLAR - 31/12/2021
Memleketin birinde bir köy çok yoksulmuş. Ot bulup ot, ağaç bulup ağaç, taş bulup taş yiyorlarmış.
KUVAYİ MİLLİYECİ GAZİ YENİ ADANA - 24/12/2021
30 Ekim 1918 günü imzalanmıştı Mondros Anlaşması, 31 Ekim günü Mustafa Kemal geldi Adana’ya, Murat Palas Oteli’nde Liman Von Sanders Paşa’dan Yıldırım Orduları Grup Komutanlığını teslim aldı.
YUNUS EMRE’Yİ ANALIM - 13/12/2021
Ünesco , 2021 yılını “Yunus Emre Yılı” olarak duyurdu. Ona ilişkin yazıların yeterince yayınlandığı söylenemez. Ama biz Yunus Emre’yi analım, şiirlerine varalım.
JAPON ŞİİRİ - 07/12/2021
Ülkemizde Japon şiirlerine özenen yok değildir. Çokça da “haiku” biçemi üzerine örnekler veriyorlar. Japonlar, Çin şiiri etkisinde şiirlerini geliştirdiler. Klasik Japon şiirleri hece ölçüsüne dayanır. Beş yedili nazım düzeninde kurulmuş, uyaksızdırl
ESKİLERDEN BİR ANI SIKIÇ - 21/11/2021
Güney kentlerinin caddeleri yolları turunç ağaçlarıyla süslü, doludur. Nisan ayı gelince çiçeklerinin kokusu mest eder insanı. Hatta bu konuda, Adana’da “Portakal Çiçeği” konulu festival bile yapılıyordu. Pandemi nedeniyle yapılmaz oldu.
JAPONLAR'DA ÇAY KÜLTÜRÜ - 16/11/2021
Düziçi İlköğretmen Okulu üçüncü sınıfındayken okul tasar (proje) yarışması açmıştı. İkinci binanın arkasına yüzme havuzu yapılacaktı. Krokisini çizip, yazısını yazıp yarışmaya katılmıştım. Üçüncülük ödülü almıştım. “JAPON ŞİİRİ kitabını vermişlerdi
ATATÜRK’ÜN DÜNYAMIZDAN AYRILIŞ YILDÖNÜMÜ - 09/11/2021
Atatürk’ün dünyamızdan ayrılış yıl dönümünün 83 yılındayız. Dünyamızda O’nu tanımayın bilmeyen yoktur! Yalnızca bizim değil dünyanın takdirini kazanmıştır. Cumhuriyeti kurmuş, devrimler yapmıştır. Her insanın gönlünde aklında büyük insan Atatürkr, T
ÖĞRENCİLERİN ÇANTALARI - 01/11/2021
Her zaman dikkatimi çekmiştir öğrencilerin çantaları. Toplutaşıma otobüsüne iki öğrenci bindiler, oturacak yer yoktu yanımda ayakta durdular. Ben de ayaktayım. Emekli öğretmen olduğumu söyledim; gülümsediler.
CUMHURİYET ANLAMI YENİLİKLER - 28/10/2021
Cumhuriyetin kuruluşunun 98. yılındayız, kutlu olsun. Mutlu olsun ülkeye, herkese.
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.493413.5475
Euro15.229715.2907