Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret1049256
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
KÖYÜME GİTTİM
12/11/2012



Her yıl birkaç kez giderim köyüme. Köyüm; İncirgediği. 

Doğduğum, yaşadığım, çocukluk, ilk gençlik, gençlik yıllarımın geçtiği evde soluk alırım. Dana, sığır, sıpa güttüğüm, palazını tuttuğum, çalısını, çırpısını sevdiğim, murtunu, çıtlığını, alıcını, ahlatını yediğim, deresinde çimdiğim, dağlarında ovalarında gezdiğim; suyunu içtiğim, meyvesini topladığım, sebzeni derdiğim, çalışıp terlediğim, havalarını soluduğum arasında koşup oynadığım evleri, selamlaştığım komşuları; dünyamızdan göçmüş insanların gömütlerini görürüm; kimi an sevinir, kimi an üzülürüm..

 Köy boşalmış, evde kimse yok, küçük biraderden başka.. Ne anam var, ne babam, ne teyzem.. hepsi göçmüş dünyamızdan.. O tanıdık yakın kapı komşularımız da yok.. Kara Sali, Arnavut, Karali, Çavuşunoğlu, Memişağa, Çapraz Nazif, Kara Fadıma, Mucuk Mustafa, Omar Çavuş, Abuzeyit Çavuş, Belberağa, Fadımana, Hayta Emmi, Tahsinağa, Akifağa, Dervişağa, Hasanağa, Kulaç Mahmut, Ali Efendi, Hacıahmetağa, Tat Ahmet, Beştülü Emmi, Neni Osmanı, Fatış İsmail, Mustaefendi, Veli Hikmet, Mehmet Yalçın, Kör Cabbar, Comart, Hasan Onbaşı, Demirci Halil, Osman Polat, Ahmet Yakar, Akubat, Solak Eşesi, Fındık Gelin, Yastığızı, Emine Hala, İrep Gelin, Menekşe Hala  (…) yok artık dünyamızda..

 Muhtar Hamit Seyhan, Tırlık Mustafa, Emin Demirel’den başka köyde oturan yok gibi. Yaz aylarında Nemdi Yakar, Eyup Arpaç, Lütfi Kulaç, Suri Kulaç, Hacelinin eşi, Karafadıma’nın kızı  gibi kimseler kalıyor köyde. Soluyorlar serin havayı; bakıyorlar tarla, bağ bahçelerine.. Kaşoba parçasında kimler kalıyor bilmiyorum?

 O Durak İstasyonu nasıl bir yerdi? 20/30 vagon sebze/meyve gönderilirdi Anadolu kentlerine.. Otuz/kırk dükkan çalışırdı cayır cayır.. Kimi palan yapar, kimi et satar, kimi demir döver, kimi giyit diker, kimi ayakkabı yapar, kimi tıraş eder, kimi bandırma, kimi çay, kimi radyo, kimi kumaş, kimi ekmek (…) satardı. İki çırçır fabrikası işlerdi çevrenin pamuğunu; çalışırdı Ulukışla’dan gelen işçiler.. 

 21 pare köy doluşurdu istasyona; traktörüyle gelen çeker bir kenara durdurur yükünü boşaltırdı. Atıyla, eşeğiyle, kağnısıyla gelenler de yükünü boşaltır, hayvanlarını bir kazığa bağlarlardı. 300/400 hayvan olurdu kazıkta bağlı. Kimi trenle kente gider, kimi trenle kentten gelirdi.. Posta treni mektuplar getirirdi. Toros treni ivedi giderdi. Ara treni gıllınkıtır yürürdü.

Her yer cıvıl cıvıdı..

 Eşimle, oğlumla köye vardığımızda küçük birader Hacıemin karşıladı bizi. Önce mezarlığa uğrayıp yakınlarımıza, komşularımıza algış (dua) verdik. Sonra eve vardık. Ev perişan. Arka duvarı göçmüş; Hacemin örmüş öylesine.. Küçük bir sarsıntı olsa gider ev.. İyi bir onarım istiyor.. Oğlum yardım etti emmisine, dam akmasın diye çorak çektiler dama..

 Ben de köyü, her yönüyle görebilen su deposunun bulunduğu tepeye İlengelliği, Buçuk’un, Mucuk’un, Sami’nin, Kerim’in bağlarını geçerek ulaştım. Buraları Aladağ Köyü’nden ilkokul arkadaşım Salim Ekti satın almış, zeytin dikmiş.. Zeytinler yemyeşil, vermiş meyvelerini, bekliyor toplanmayı..

 Su deposunun yanında çaydanlık, otomobil gördüm.. Kimse yok mu diye seslendim. Az sonra, saçı sakalı ağarmış, ince zayıf, uzunca, şapkalı biri çıktı geldi. “Salim mi?” dedim; “Memet mi” dedi o da bana? Sarıştık, kucaklaştık.. Oturduk bir zeytin ağacının duldasına. Okul anılarımızdan, sınıf arkadaşlarımızdan, gezip tozduğumuz yerlerden konuştuk.

Salim, Aladağ Köyü’nden gelirdi arkadaşlarıyla okula. Kumdere Köylüleri de gelirdi. Çocuk yürüyüşüyle bir saat çekerdi bu yollar.. Yağmurda, çamurda, kışta her gün gelirlerdi.. Geciktiklerinde öğretmenlerimiz çırpıştırırdı.. İsrafil’den, Kamber’den, Abbas’tan (…), öğretmenlerden konuştuk. Elli yıllık geçmişimizi özetledik.Görüşmemizi fotoğrafla belgeledik.. Birbirimize sağlıklar, başarılar dileyerek ayrıldık..

Güneş batıyordu köyün üstünden.. Hoşça kal dedik Hacıemin’e..



1014 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ŞAİR BÜLENT ECEVİT’LE ŞİİR - 30/11/2020
05 Kasım, Bülent Ecevit’in ölüm yıldönümüydü. Hiçbir kimseden, hiçbir aygıttan, hiçbir yayından ses gelmedi! ???
ALİ’NİN ELLERİNDE AÇAN GÜL - 23/11/2020
Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
KARLIOVA ÖĞRENCİLERİ SERGİSİ - 11/11/2020
Ahmet Karlıova’yı 27 Ekim 2020 günü yitirmiştik. Adana sanatçıları ve ülke için büyük bir kayıp oldu bu. Beynime gelip yapıştı ölüm acısı.
YAŞADIĞIM BİR 10 KASIM ANISI - 10/11/2020
1959/65 yıllarında Düziçi İlköğretmen Okulu’nda öğrenciydim.
ADANALI ÜNLÜ RESSAM AHMET KARLIOVA AYRILDI DÜNYAMIZDAN - 04/11/2020
Adana’nın eski özgün, özlü ressamlarından Ahmet Karlıova kırlaşmış saçı, usta gözüyle, güleç yüzüyle karşıladı bizi. Ressamın asıl adı Ahmet Önen Önenköprülü. Ressam, iç mimar, tasarım, dekorasyon, fotoğraf boyaüma konusunda isim yapmıştır.
ATATÜRK CUMHURİYET BİLİM - 29/10/2020
Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun. Yurdu yayılmacı güçler işgal etmişti. Atatürk, “Geldikleri gibi gidecekler” dedi. Anadolu ayağa kalktı. Emperyalist güçler geldikleri gibi gitmek zorunda kaldılar.. Cumhuriyet kuruldu, devrimler yapıldı. Atatürk “En
OKUMAK YAZMAK ANLAMAK - 26/10/2020
Hiç düşündünüz mü, ne zaman okumaya, yazmaya başladınız?
ANNE ÖZLEMİ (Öykü) - 19/10/2020
Yaşlı Adam gözlerini açtı gülümsedi; görür gibi oldu annesini. Dudaklarını araladı, bir şey söyleyecekti, vazgeçti. Yava
AH BİR SİNEMAYA GİTSEM (Öykü) - 12/10/2020
Duruyorum. Dağlara bakıyorum. Önümde çanaksı bir ova uzanıyor. Düşünüyorum. Ah bir sinemaya gitsem!
 Devamı
AlışSatış
Dolar7.80267.8338
Euro9.40699.4446