Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam79
Toplam Ziyaret1072630
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
KÖPEK YAVRUSU (öykü)
28/09/2020

Öğretmen, çantasından bir kitap çıkardı. Çocukların karşısına geçti, kitabı gösterdi. Orhan Kemal'in "Ekmek Kavgası"ydı.

-Bugün size, bu kitaptan, "Köpek Yavrusu"(*) adlı öyküyü okuyacağım, dedi.

Çocuklar, öyküyü çıt çıkarmadan dinlediler. Öyküyü sevdikleri yüzlerinden belli oluyordu. Öykünün akışı, olayı onları etkiledi.

Öğretmen çocuklara sordu:

-Öyküyü sevdiniz mi?

Çocuklar hep bir ağızdan:

-Sevdik, dediler

-Bir daha okunmasına gerek var mı?

-Hayır,

-Özetleyebilir misiniz?  

-Özetleyebiliriz öğretmenim.

-O zaman çok güzel, Emrah özetlesin öyküyü.

Emrah ayağa kalktı, arkadaşlarına döndü.

-Arkadaşlar, bu öyküde, çocuklar, büyükler, köpek yavrusu, Hamal Mehmet Bey, güvenlikçi yer alıyor. Olay Adana eski kuyumcular çarşısında geçiyor. Eskiden Beşocak Meydanı'nda Kuyumcular çarşısı varmış. Orayı hepiniz bilirsiniz. Bir köpek yavrusunun ayağının üzerinden demir tekerlekli bir araba geçiyor. Bu araba at arabası olmalı. Ayakları kopmak üzere olan köpek yavrusunun başına toplanan mahalle çocukları, elerinde değneklerle dürterek, vurarak ona daha çok acı çektiriyorlar. Çevreden, esnaftan bazıları orada seyirci oluyorlar. Köpek bitkinlikten sesini çıkaramayınca, "ayağına bas" diyorlar. Onlar da basıyorlar, köpek çok büyük acıyla bağırıyor. Daha çok eziyet etmek için, orada bulunan mahalle çocuklarından biri, parke taşıyla, yavruya vurmak istiyor. Kimsenin ayrımında olmadığı Hamal Mehmet Bey oracıkta beliriyor. Çocuğa; "günahtır yazıktır".diyerek engel oluyor. Ama oradaki büyükler küçükleri kışkırtıyorlar.

Hamal Mehmet Bey'e çocuklar "zort" çekiyorlar, çakıl, kum, karpuz kabuğu gibi şeyler atıyorlar. Hamal Mehmet Bey, karga yüzlü oğlanı yakalıyor, tokatlıyor. Bu arada bir polis, iki bekçi geliyor. Hamal Mehmet Bey'i  karakola götürüyorlar. Çok geçmeden köpek yavrusu ölüyor.

-Çok güzel, Emrah güzel anlamış, güzel özetledi dedi öğretmen.

Çocuklar, bunun üzerine, Emrah'ı alkışladılar. Emrah sevindi, mutlu oldu.

-Öyküyü nasıl buldunuz çocuklar?

Çocuklar hep birlikte parmak kaldırdılar. Kendilerine söz verilmesini beklemeden yine hep bir ağızdan: "ilginç öğretmenim, öykü güzel", dediler.

Öğretmen:

-Pekiii o zaman konuşalım. Çocukların, köpek yavrusuna olan davranışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? dedi. Parmak kaldıran Fatma'ya sordu.

Fatma:

-Arkadaşlar, öyküde anlatılan olay hiç de iyi değil. Zaten acılar içerisinde olan bir köpek yavrusu. Ona acı vermek yerine yardımcı olunması gerekliydi. Ayağını bir bezle sarsalardı, ya da daha rahat edebileceği bir yere götürselerdi? Ne bileyim, bir veterinere de götürebilirlerdi. Hiç birisi olmadı, değnekle sopayla onu daha çok rahatsız ettiler, sonunda ölümüne neden oldular.

-Peki, çocuklar öyle davranıyorlar da, büyükler neden engel olmuyorlar?

Bu kez Yıldız söz aldı:

-Büyükler  seyir için gelmişler. Bir canlının değerini anlayacak güçleri yok! Oysa insanlar, diğer canlılar ve cansızlarla bir bütündür. Biri olmadan diğeri yaşayamaz. Bu yavru da canlılardan bir parçadır. Biz insan olarak, bütün canlılara, cansızlara saygı göstermek, onları yaşatmak zorundayız. Doğada bir denge vardır, o dengeyi korumalıyız.

Bu sırada Ayşe söz istedi.

-Ayşe söylesin bakalım.

-Oraya biriken büyükler çocukları kışkırttılar. Oysa, çocuklara yapmayın, etmeyin diyerek engel olabilirlerdi. Öyle yapmadılar, "ayağınla bas, vur" gibi sözler söyleyerek, yavrunun daha da canının yanmasına neden oldular. Bundan da gülerek zevk aldılar. Anlaşılıyor ki, hayvanlara karşı sevgileri yok. Hayvan sevgisi almamışlar!

Öğretmen ekledi:

-Hamal Mehmet Bey'in engel olmasına ne diyorsunuz?

Yine parmaklar havaya kalktı.

Söz Halil İbrahim'e verildi.

-Hamal Mehmet Bey'in çok ivecen, hayvan sever biri olduğu anlaşılıyor. Yavruya atılacak taşın atılmasını, "Günahtır, yazıktır!" diyerek engellemeye çalışıyor. Mahalle çocuklarının buna canı sıkılıyor. Olayı fırsat bilen büyükler, çocukları şımartıyorlar, kışkırtıyorlar! Çocuklarsa  Hamal Mehmet Bey’e "eheyyy, zort, zırt" çekiyorlar, üstelik bir de taşlıyorlar. Hamal Mehmet Bey hiç istemediği halde onların canını yakmak zorunda kalıyor.

Yerinde duramayan Mehmet söz alıyor:

-Hamal Mehmet Bey iyi bir insan, ama yöntemi zayıf. Bir bekçi, ya da bir polise haber verilebilirdi. Eğer böyle yapsaydı başına kötü durumlar gelmezdi. Karakola filan götürülmezdi.

Emrah Sönmez bu kez söze koyuldu:

-Doğru; ama insanlar ne kadar hayvanlara değer veriyor? Ne kadar havan sevgisi almışlar?

Emrah:

-Böyle bir şey görülmüyor.

Öğretmen söze girdi:

-Hamal Mehmet Bey bir güvenlikçiye, polise haber verseydi, gelirler miydi?

Emrah:

-Eğer hayvanlara değer veriyorlarsa gelirlerdi.?

-Vermiyorlarsa?

-Gelmezlerdi.

-Onların hayvanlara değer verip vermemeleri belli mi?

Mehmet:

-Belli değil.

Diğer çocuklar:

 -Belli değil.

Öğretmen:

-O zaman bu öyküden ne gibi sonuç çıkarılabilir?

Mehmet:

-Bütün insanlara hayvan sevgisi aşılanmalı.

Ayşe:

-Hiçbir kimsenin, hiçbir canlıya eziyet etme hakkı yoktur.

Halil İbrahim:

-Bütün insanlar bilsin, bütün canılar bizim parçamız.

Yıldız:

-Onlar olmadan denge kurulamaz…

Ders saati bitmişti, zil çaldı.

            Çocuklar cıvıl cıvıldı. Teneffüse çıktılar.

Günün konusu hayvanlardı. Gün boyu hayvanlar üzerine konuşuldu.

……..

          (*) Ekmek Kavgası-Orhan Kemal, Tekin y. 11 bsk. 1994, İst. s.150

 



119 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ESKİ YIL YENİ YIL - 31/12/2020
Şimdiye dek dünyada kaç eski/yeni yıl geldi geçti? Bilen var mı? Vardır herhalde! Varsa da ben bilmiyorum.
1984 ADLI DOMAN - 29/12/2020
1984, George Orwel yazmış. Roman 1948’de bitirilmiş. Sonradan 48 rakamları yer değiştirilerek 1984 adını almış roman. Roman için şöyle deniyor:
YAŞAM ÖYKÜM - 22/12/2020
Sevgili Okurlar, Saygılarımla Yaşam Öykümü sunuyorum.
ŞAİR BÜLENT ECEVİT’LE ŞİİR - 30/11/2020
05 Kasım, Bülent Ecevit’in ölüm yıldönümüydü. Hiçbir kimseden, hiçbir aygıttan, hiçbir yayından ses gelmedi! ???
ALİ’NİN ELLERİNDE AÇAN GÜL - 23/11/2020
Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
KARLIOVA ÖĞRENCİLERİ SERGİSİ - 11/11/2020
Ahmet Karlıova’yı 27 Ekim 2020 günü yitirmiştik. Adana sanatçıları ve ülke için büyük bir kayıp oldu bu. Beynime gelip yapıştı ölüm acısı.
YAŞADIĞIM BİR 10 KASIM ANISI - 10/11/2020
1959/65 yıllarında Düziçi İlköğretmen Okulu’nda öğrenciydim.
ADANALI ÜNLÜ RESSAM AHMET KARLIOVA AYRILDI DÜNYAMIZDAN - 04/11/2020
Adana’nın eski özgün, özlü ressamlarından Ahmet Karlıova kırlaşmış saçı, usta gözüyle, güleç yüzüyle karşıladı bizi. Ressamın asıl adı Ahmet Önen Önenköprülü. Ressam, iç mimar, tasarım, dekorasyon, fotoğraf boyaüma konusunda isim yapmıştır.
ATATÜRK CUMHURİYET BİLİM - 29/10/2020
Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun. Yurdu yayılmacı güçler işgal etmişti. Atatürk, “Geldikleri gibi gidecekler” dedi. Anadolu ayağa kalktı. Emperyalist güçler geldikleri gibi gitmek zorunda kaldılar.. Cumhuriyet kuruldu, devrimler yapıldı. Atatürk “En
 Devamı
AlışSatış
Dolar7.37847.4080
Euro8.95348.9893