Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam258
Toplam Ziyaret1265030
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
BABAM ŞİİR…
28/12/2015

 

 

Mehmet Taşar’ın “Babam Şiir, Abim Öykü, Ben Roman”(*) adlı kitabını okudum. İlginç çekici geldi bana. İçten, olduğu gibi, katkısız, katışıksız, yaşantımız, söyleşimiz olan bir kitap. Başından sonuna dek aksamasız sizi kucaklıyor. “Deneme” diyor Taşar ama, anlatı, anı, öykü karışık var içinde!

 

Sayfayı çevirince “Gülmek sevişmekmiş yalnız ve bedensiz” yazısıyla tanışıyorsunuz. Her gün görüp, ayrımında olmadığımız şeyleri düşündünüz mü? Simitçi dükkanın önünde çay içerlerken İlkay Tuna, “İlk kez Adana’da karşılaşıyorum, göğsü kızıl tüyleri benekli kumrularla…” diyor. İyi mi? Siz baktınız mı kumrulara?

 

Yazar, her gün suladığı çiçeğin adını bilmiyor! Başkaları bilir mi, o da kuşkulu. Merak edip soruyor, onlar da bilmiyor! Bu tür bilmezliklerle çok karşılaştım. Kimi yabancı, yerli ağaçların adlarını soruyorum, bilmiyorlar. Belediye bu ağaçları dikerken üstüne isimlerini de yazsa iyi olur?

 

Bir gülünç şey diyebilir miyim? Bakıyorum kimi arkadaş yanındaki biriyle kırk yıllık tanış gibi konuşuyor. O gittikten sonra soruyorum, kim bu, adı ne? Bilmediğini söylüyor. Peki nerden geliyor o içtenlik, o yakınlık, öyle konuşma!? Akıl erdiremiyorum! Sızlanıyorum ister istemez; yahu biz nasıl bir insanız, ne otumuzun, ne ağacımızın, ne yolumuzun, ne dağımızın, ne kendimizin adını biliyoruz?

 

Hele şu: “İjelim güzellejelim” sözü yok mu ya. Türkçe’nin yitip gittiğini anlatmaya yetmez mi? “Hadi abijim ijelim, güzellejelim!” ne demek bu? Günümüzün gençleri renkli olsun diye böyle konuşmaktan çekinmiyorlar. Yalnız gençler mi? Kimi TV sunucuları da öyle konuşmuyorlar mı? İngiliz, İspanyol, Fransız aksanı gırla gidiyor. Anlamıyorum ne dediklerini? Yazarlar, şairler, devlet yetkilileri ne düşünüyor bu konuda?

 

Çirkinlik, güzellik ikilemi üzerine de söz ediyor Taşar: “Altınkoza Film Festivali’nde Adana’ya konuk olarak gelen Fürüzan’ı gördüğümde, arkadaşımın kulağına fısıldadım; bu buz gibi kadından, duyarlı, sıcak, içten öyküler nasıl çıkıyor?” Biliyor musunuz Fürüzan İlhan Selçuk’un eşidir. Konu tartışılıyor. Yine noktayı Taşer koyuyor: “Hülya Avşar da çok güzel kadın ama, şarkıyı çok kötü söylüyor! Selda Bağcan da çok çirkin; çok güzel sesi var, dinlerken içim açılıyor.” Bağcan da Deniz Gezmişi’n sevgilisiymiş.

 

Kitaba adını veren yazıyı okuyalım: Taşar, Duran Aydın, Mustafa Akyürek, Eski Baraj’da nehre karşı durmuşlar içiyor, söyleşiyorlar. Taşer şöyle anlatıyor: “Feyyaz aceleye getirilmiş yazıları, belki de o anda yazdığı dizeleri paylaşıyordu face’de hemen.” Duran Aydın, “Sana da yıkışmıyor hocam” demişti. “Yanlış yazıp da en sonra, şöyle olacaktı diyerek paylaşmak aslında doğru değil.” Akyürek katılıyor söze; “Kuyumcu titizliği içinde ince işçilik gerektiren bir şeydir şiir … pamuk hararına benzer, bastıkça dibe çöker.” Bu kez Taşer, köysel anılarına dönerek; “Saman hararını ben doldururdum, abim beğenmezdi; onu da babam beğenmezdi, bastıkça dibe çökerdi. Ben romandım, abim öykü, babam şiirdi” diye özetliyor olayı. Duran Aydın durur mu; Adanalı ağzıyla, “Yine öyküsünü yazdı Allahsız” diyor.

 

Söz şiirden açılmışken sürdürelim yazımızı: “Kimi şiirleri, şairleriden dinlemek hiç de hoş olmuyor. Örneğin eski milletvekillerinden Sami Sökmen, yemekte öyle bir Nazım şiiri

okumuştu ki… Bir tiyatro sahnesinde profesyonel bir oyuncu izliyorduk sanki. Sözcüklerle oynayarak öyle güzel yorumladı ki şiiri, yalnızca dinlememiş yaşamıştık aynı zamanda. Oysa Nazım’ın sesinden çok şiir dinlemiştim. Onun sesini duymanın verdiği heyecanın dışında bir etkisi olmamıştı bende.” Hadi bakalım, ne diyeceksen de, öyle mi, böyle mi?..

 

Ahmet Çadırcı’yı kaç kişi bilir Adana’da? Taşarların arkadaşıydı. Seksenli yıllarda tanımıştım, sinemayla uğraşırdı. Bu alanda epeyce yol katetmiş! Altınkoza Film Şenliğine geldiğinde buluşmuşlar. Yayınladıkları Turunç dergisini uzatmışlar, ilk kez görüyormuş, kapağına bakmış, sayfaları çevirmiş şöyle bir, dudağını bükerek, “Çok amatörce, taşralı bir dergi olmuş” demiş. Bu kez de Duran Aydın, yazdıklarını Ahmet’e vermiş, bir süre okuduktan sonra; “Kusura bakmayın ama, demek ki , sinemadaki, tiyatrodaki, edebiyattaki gelişmeleri izlemiyorsunuz” diye karşılık vermiş. Taşar şöyle diyor: “Biz, en azından sevineceğini umuyorduk. İstanbul’da yaşayınca, taşra görünüyor burası. Bana göre Ahmet gönül birliğinden istifa etmiş.”

Biz Aykırısanat’ta bunun savaşımını vermiştik. İstanbul’un Anadolu’ya bakışı bu. Siz kazanacaksınız, ona vereceksiniz, o yiyecek. Altınkoza’yla bunu yapıyoruz.

 

Bu kadar örnek yeter mi bilmem?

Siz değerlendiriniz.

……………………………….

(*) Mehmet Taşar, Babam Şiir, Abim Öykü, Ben Roman-Aysad y., 108 s., Ocak 2015, mehmet.tasar01@hotmail.com – dan istenebilir.



839 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

güzel....     28/12/2015 18:45

Güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık...
sadık göden

Yazarın diğer yazıları

YENİ YILDA İYİ ŞANSLAR - 31/12/2021
Memleketin birinde bir köy çok yoksulmuş. Ot bulup ot, ağaç bulup ağaç, taş bulup taş yiyorlarmış.
KUVAYİ MİLLİYECİ GAZİ YENİ ADANA - 24/12/2021
30 Ekim 1918 günü imzalanmıştı Mondros Anlaşması, 31 Ekim günü Mustafa Kemal geldi Adana’ya, Murat Palas Oteli’nde Liman Von Sanders Paşa’dan Yıldırım Orduları Grup Komutanlığını teslim aldı.
YUNUS EMRE’Yİ ANALIM - 13/12/2021
Ünesco , 2021 yılını “Yunus Emre Yılı” olarak duyurdu. Ona ilişkin yazıların yeterince yayınlandığı söylenemez. Ama biz Yunus Emre’yi analım, şiirlerine varalım.
JAPON ŞİİRİ - 07/12/2021
Ülkemizde Japon şiirlerine özenen yok değildir. Çokça da “haiku” biçemi üzerine örnekler veriyorlar. Japonlar, Çin şiiri etkisinde şiirlerini geliştirdiler. Klasik Japon şiirleri hece ölçüsüne dayanır. Beş yedili nazım düzeninde kurulmuş, uyaksızdırl
ESKİLERDEN BİR ANI SIKIÇ - 21/11/2021
Güney kentlerinin caddeleri yolları turunç ağaçlarıyla süslü, doludur. Nisan ayı gelince çiçeklerinin kokusu mest eder insanı. Hatta bu konuda, Adana’da “Portakal Çiçeği” konulu festival bile yapılıyordu. Pandemi nedeniyle yapılmaz oldu.
JAPONLAR'DA ÇAY KÜLTÜRÜ - 16/11/2021
Düziçi İlköğretmen Okulu üçüncü sınıfındayken okul tasar (proje) yarışması açmıştı. İkinci binanın arkasına yüzme havuzu yapılacaktı. Krokisini çizip, yazısını yazıp yarışmaya katılmıştım. Üçüncülük ödülü almıştım. “JAPON ŞİİRİ kitabını vermişlerdi
ATATÜRK’ÜN DÜNYAMIZDAN AYRILIŞ YILDÖNÜMÜ - 09/11/2021
Atatürk’ün dünyamızdan ayrılış yıl dönümünün 83 yılındayız. Dünyamızda O’nu tanımayın bilmeyen yoktur! Yalnızca bizim değil dünyanın takdirini kazanmıştır. Cumhuriyeti kurmuş, devrimler yapmıştır. Her insanın gönlünde aklında büyük insan Atatürkr, T
ÖĞRENCİLERİN ÇANTALARI - 01/11/2021
Her zaman dikkatimi çekmiştir öğrencilerin çantaları. Toplutaşıma otobüsüne iki öğrenci bindiler, oturacak yer yoktu yanımda ayakta durdular. Ben de ayaktayım. Emekli öğretmen olduğumu söyledim; gülümsediler.
CUMHURİYET ANLAMI YENİLİKLER - 28/10/2021
Cumhuriyetin kuruluşunun 98. yılındayız, kutlu olsun. Mutlu olsun ülkeye, herkese.
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.493413.5475
Euro15.229715.2907