Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam51
Toplam Ziyaret835029
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
“ÖĞLEDEN EVVEL”
11/02/2015

 

Dergilerde kalmış şiirleri ve bir kitapçığıyla Hamid Salih Asyalı’yı tanıtacağım bugün:

“Öğleden Evvel”, Hamid Salih Asyalı’nın 64 sayfalık şiir kitabı. 1949 yılında Adana Demokrat Matbaası’nda basılmış. Fiatı 75 kuruş. 1937’de Düğüm şiir kitabı yayınlanmış.

Kitabın kapağında mavi çizgilerle oluşturulmuş antik dönemi içeren bir genç heykeli var. Üzerinde bir kısa şiir:

“Aşkın hasat mevsimindesin/ Tosunum/ Harmanın bereketli/ Kalbin cömert olsun/ Sev! Sevildiğin kadar/ Aşkın hasat mevsimindesin”

Kitabı, okurlarımdan Mustafa Kemal Eski Yenentürk verdi. Görüşler 1938/8. sayıdan Sormak, Beklemek adlı şiirlerini, bir de İ. Hakkı Dolunay’ın ona adanan “Çelenk” şiirini el yazısıyla eklemiş kitaba. Şöyle bir not düşmüş kitabın ilk sayfasına: Baba adı: Salih, ana adı:Şerife, doğum tarihi:1917, ölüm tarihi: 1957. Eşi Müzik öğretmeni Fehime Hanım.

Şiirleri, Halkevi’nin yayınladığı Görüşler dergisinde yayınlanmış. Belki başka dergilerde de yayınlandı. Bu açıdan bakınca Halkevci olmalı şair diyorum.

Görüşler dergilerini ( 1943/52. s.’dan 1946/87. sayıya kadar) karıştırdım;  1944/71. s.’da “Adana”, 1945/79-80. s.’da “Rüya”, 1945/81. s.’da “Münacat”, 1945/82-83. s.’da “Gemiciler” adlı şiirlerini; 1945/79-80. s.’da Bir Garip Kişi adlı öyküsünü buldum, yayınlıyorum:

“ADANA- (Hocam Arif Nihat Asya’nın mektubuna cevap)Bir altın ışıkla köpüklerinde/ Uzanıp sevinçle dolduğun günler/ Sazıyle, kumuyle yerli yerinde/ Seyhan’ın balığı olduğun günler// Ay dökülür pul pul, güneş dökülür/ Bu deli Seyhan’ın göğsü üstüne/Bir yeşil rüyadır; dal dal bükülür/ İnce söğütlerin süsü üstüne// İkiz mevsimlerin düğün halayı/ Ateş çiçekleri, kar çiçekleri/ Bu tirşe gözlü kız, bu nur balayı/ Bu kardeş bayanın yeşil eseri// Köprüdür, sekidir, hüyüktür, settirr/ Portakaldır, muzdur, kamıştır, daldır/ Bir körpe gelindir; hayli cömerttir/ Pamuktur, limondur, arıdır, baldır// Bir mermer andıdır tunca karışmış/ Destanlara kanmış, kuldan uludur/ Bayrak gibi yanmış, gökle sarışmış/ Batıdır, doğudur, bir akar sudur”

“RÜYA-Sulh ve sükûn işte feza/ Elveda yer cennetine/ Elveda arza// Bulutlarda pazar kurulur/ Ay ışığında, yıldız ışığında sevgiler verilir dönmemesine// Güzeller tele dokunur/ Mezat başlar, şarkılar okunur/ Huzur ve sükûn faslından naameler yazılır huzmeler üstüne// Ne ekmek derdi/ Ne gam ne tasa/ Bir rüya ki gördüğüm/ Sevinçle anlatırdım/ Hayırdır inşallah diyen olsa”

“MÜNÂCAAT-Bilmedik kadrini Rabbim/ Kör baktık nimetine! İğvâyı sanat edindik/ Sana tapma niyetine// Rabbim temiz yüzün/ düşmesin sulara/ Bu talihsiz gözümüzün/ Kalbi taşlardan fukara// Doğmadık farzedelim/ Alın karası seyyiemizi/ Bırakma arzedelim/ Rabbim asumanın altından kov bizi// Bilmedik kadrini! Lütfeyle terk edelim göğünü yerini/ Geldiğimiz dünyaya gidelim”

“GEMİCİLER I-Kuma oturdu gemimiz/ Güneş eridi kendi sıcağından/ Ve alnımızın terini silmekten/ Çürüdü yenimiz// Ne martı var ne köpük bu denizde/ Güpegündüz masmavi rüyalar içindeyiz/ Deniz düşünür, sahil düşünür/ Biz düşünürüz/ Düşünceden bir indeyiz// Melodi bekliyoruz/ Ve yelken açabilmek için/ Yüklemden son haddi bekliyoruz// Sabır çatırdıyor kaburgasında geminin/ Ve kaptan haykırıyor/ ‘Tahliyeler hazır, inin’// Biz son haddi meddi bekliyoruz/ Meddi”

“II-Ölüm taşınıyordu vapur vapur/ Adını kıt duyduğumuz/ ‘Yeni Gine, Singapur’/ Ölüm kokuyordu/ Ecel başucumuzda/ Künyemizi okuyordu/ Sularda köpük kan kırmızı/ Biz bu kanda okuduk/ Alın yazımızı/ Bu kanda ağırlaştı uykumuz/ Biz, kucakta büyüyen çocuklar/ Gurbette ölmeye mahkûmuz/Mavi silindi gözümüzden/ Hasret kaldık yeşile/ Öldük dönmedik sözümüzden/ Seve seve, bile bile”

Salih Asyalı’da sağlam bir şiir yapısı görüyoruz.  Yalın, sağlam, somut dizelerle anlatıyor düşüncelerini. Baştan sona kendine öz yorumlarla olayları, emdiriyor dizelerine.

40 yaşında dünyamızdan ayrılan şair bugüne kalsaydı kimbilir hangi kitapları verecekti bize.

İstiyorum ki bu değerde şairlerin dizeleri kalmasın dergi sayfalarında.

Yakınları mı, il yöneticileri mi, şairler mi (…) toplar bu şiirleri.. Kitaplaştırır, bekliyorum.

Varsa elinizde böyle kitap, kitapçıklar bana ulaştırın, basında paylaşalım.

Şairin kitabından bir şiirle noktalıyorum yazımı:

“AŞK-Sen daha dünyayı bilmezken/ Güneşi, ay’ı bilmezken/ Seni düşünürdüm// Ve sen tekevvün etmeden bu kâinat/ Ateşten bir kanat/ Öpüşten sıcak ve güzeldin// Dört cihetle/ Bütün iklimlere hâkim/ Hem ebeddin, hem ezeldin// Sen daha dünyayı/ Güneşi, ay’ı/ Ve bu emsalsiz rüyayı bilmezken/ Seni görürdüm”



823 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SOLUK ARKADAN ÇIKIYOR (Öykü) - 06/08/2019
Eskiden hastalar koca karı ilaçlarıyla, üfürükçülerle muskalarla… iyileştirilmeye çalışılırdı. Bu yüzden kaç hasta dünyamızdan ayrıldı, sayısı bilinmez…
KEÇİLERİN BAŞINDAKİ TEYNEKLER - 01/08/2019
emleketin birinde bir keçi çobanı varmış. Keçilerin dilinden iyi anlarmış, keçiler de
ATTAN İNEN KONUK (Öykü) - 22/07/2019
Bir gün bir konuk gelmiş bir adamın evine… Atı yemleniyor, en iyi şeyler konuğa ikram ediliyor.. En güzel odada, en güzel yatakta yatırılıyor... Yeme, içme iyi.. Konuğun keyfi yerinde.
BİR RAMAZAN BAYRAMI DAHA YAŞIYORUZ - 03/06/2019
Bir ramazan bayramı daha yaşıyoruz; (04.06.2019). Bayramınız kutlu mutlu olsun, gülsün
ATATÜRK’ÜN SAMSUN’A ÇIKIŞININ 100. YILINDA DÜŞÜNDÜKLERİM - 17/05/2019
Birinci Dünya Savaşı sonunda düşmanlar yurdumuzun birçok yerini işgal etmişlerdi.
ANAM ANALAR GÜNÜ - 13/05/2019
Analar gününü Amerikalı Anna Jarvis kurmuş 1908'de Kutlanıla gelmiş. Bizde ise 1955''ten beri Mayıs'ın ikinci pazar günü kutlanmaktadır.
HASAN ONBAŞI (Öykü) - 07/05/2019
Eskiden askerde çavuş, onbaşı olanlar, terhis olunca köyünde çavuş, onbaşı olarak
TEŞEKKÜR - 29/04/2019
SEVGİLİ OKURLARIM...
TBMM'NİN AÇILIŞININ 99. YILDÖNÜMÜ 23 NİSAN - 24/04/2019
M. Demirel Babacanoğlu
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.53595.5581
Euro6.13716.1617