Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret835030
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
İSMAİL ARSLAN DÜŞTEN GERÇEĞE
15/12/2017

Kendimi anlatmayı zor bilirdim; arkadaşımı anlatmak daha zormuş! İsmail Arslan benim kadim arkadaşım, dostum. Düziçi İlköğretmen Okulu’nda birlikte okuduk, birlikte aldık soluğu, birlikte yedik yemeği…

O, her şeyden önce bir şair. Düziçi İlköğretmen Okulu sözlü sınavına girdiği zaman abisinin kitaplarından ezberlediği şiirlerden Ziya Osman Saba’nın “Bir Yer düşünüyorum” şiirini okur. Kazanır. Şiir şöyle;

“Bir yer düşünüyorum yemyeşil/ Bilmem neresinde yurdun/ Bir ev günlük güneşlik/ Çiçekler içinde memnun// Bahçe kapısına varmadan daha/ Baygın kokusu ıhlamurun/ Gölgesinde bir sıra der gibi/ Oturun// Haydi çocuklar haydi/ Salıncakları kurun/ Başka dallarsa eğilmiş/ Yemişlerimden buyurun// Rüzgar esmez konuşur/ Uçurtmalar uçun çamaşırlar kuruyor/ Mesut olun yaşayın/ Ana baba evlat torun”

İsmail 1945 Andırın doğumlu. Öğretmenken Atatürk Eğitim Fakültesi, Açıköğretim Fakültesi Edebiyat Bölümünü bitirdi. 37 Yıl öğretmenlik yaptı emekli oldu.

16 Kooperatif kurdu. Adana Koop Genel Başkanlığını yaptı. Çeşitli kurum ve kuruluşlarda görev aldı. Yurtiçi, yurt dışı gezilerde bulundu. “Zincirleri Gül Kokulu (şiir), Mustafa Kemal’in Tufanı (oyun), Kent Sorunlarına Kooperatiflerin Çözüm Arayışları, Andırın Yöresinden Öyküleriyle Ağıtlar, Düşten Gerçeğe” kitaplarını yazdı. Evli, biri kız dört çocuk babasıdır. Adana’da yaşıyor.

“Parakan” adlı kitabımda İsmail Arslan’a adadığım “Pervasız” adlı bir şiirim vardı. “Ölünün yüreğinde sevginin gözleri güldü/ Taştı gözlere kan/ Gülmedi karanlıklara aydınlıklar/ Doğuverdi güneş pervasız” diye gidiyor.

O da “Zincirleri Gül Kokulu” kitabında “Çağrı” şiirini adamış bana. “Yüreğinde güldü gözler/ Hep kan karanlık/ Ezilen öfkenin düşü/ Can sağ olsun Memet// Bir ayak iki olsun, dokuz olsun/ Dayan kırk sekiz olsun/ Ölsün kuşlar ne çıkar/ Ölsün Memet/….”

Anlatacaklarım birikmiş; okulda neler yaptık, hangi kitapları okuduk, nasıl duvar gazetesi çıkardık, okul bültenini nasıl çıkardık, hangi dergilere abone olduk, nerelerde şiir okuduk, sanatseverler odasında nasıl çalıştık, hangi dergilerde yazdık, Makaryos’a karşı nasıl protesto yürüyüşü yaptık, On Kasım Atatürk günlerini nasıl düzenledik? Nasıl sigarada yakalandık?... Boşaltıversem!...

Geçenlerde (14.10.2017) Adana-Karahan Kitapevi’nde imza günü vardı arkadaşımın. Duyanlar, edebiyatla uğraşanlar, arkadaşlar, dostlar, öğrenciler, meslektaşlar, akrabalar,

sevenler… oradaydılar… Belki üç yüz, belki dört yüz… “Düşten Gerçeğe”(1) adlı kitabını imzalattılar.

Kitap, ayrıntılarıyla yaşamöyküsünü bir destan, bir şiir gibi anlatıyor… Başlayınca bırakamıyorsunuz …

Kitaptan tadımlık bir bölümcükler sunayım beğeninize:

“Babam köyün muhtarıydı, amcam imamı. İsmet Paşa’ya laf söyletmezlerdi. Köyümüz Gökahmetli, Andırı’nda ağaların, hatunların köyüydü. İrili ufaklı ağaların hepsi o dönemde fötr şapka giyerdi. İsimlerinin arkasına mutlaka ‘ağa’ sıfatı gelirdi ki o sıfatın simgesi de fötrdü.”(2)

“Daha bir buçuk iki kilometre gitmemiştim ki, açlıktan karnı karnına geçmiş bir kurdun delici gözlerle bana baktığını fark ediyorum birden. Dizlerimin bağı çözülüyor ve olduğum yerde kalıyorum. O beni süzüyor, ben onu. Bakışıyoruz. Ne ileri ne geri gidebiliyorum. Taş kesilmişiz. İlk hamle kimden gelecek bekliyoruz. Elimde olmayan bir refklesle kendimi de ürküten bir çığlık atıyorum. Çığlığımdan ürken kurt 15-20 metre uzaklaşıyor ve duruyor. Gözüme kestirdiğim ilk ağaca tırmanıp boğazım yırtılırcasına bağırıyorum…”(3)

“F. Hüsnü Dağlarca’nın Aksaray’da ki kitapçı yerine götürüyorlar. Dağlarca, kitapevinde konuşmadan oturuyor. O ay Varlık dergisinde çıkan Cevdet Sunay’a yazdığı ‘Ağrı Dağı’na çıktık mı çıkmadık mı’ şiiri büyük beğeni ve takdir toplamıştı. Dağlarca’nın ‘Vietnam Savaşımız’ adlı kitabı yeni çıkmıştı, başka kitaplarla birlikte onu da alıyor imzalatıyoruz…” (4)

Dipnot.

(1).Düşten Gerççeğe, Karahan y. 2017

(2).Andırın Gökahmetli Köyü’ndenden bir anlatı.

(3). Kastamonu-Bozkurt-Ortasökü Köyü öğretmeniyken yaşanan bir olay.

(4).İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nda okuyan Osman Kabalcı ile gezerken uğranan şair



183 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SOLUK ARKADAN ÇIKIYOR (Öykü) - 06/08/2019
Eskiden hastalar koca karı ilaçlarıyla, üfürükçülerle muskalarla… iyileştirilmeye çalışılırdı. Bu yüzden kaç hasta dünyamızdan ayrıldı, sayısı bilinmez…
KEÇİLERİN BAŞINDAKİ TEYNEKLER - 01/08/2019
emleketin birinde bir keçi çobanı varmış. Keçilerin dilinden iyi anlarmış, keçiler de
ATTAN İNEN KONUK (Öykü) - 22/07/2019
Bir gün bir konuk gelmiş bir adamın evine… Atı yemleniyor, en iyi şeyler konuğa ikram ediliyor.. En güzel odada, en güzel yatakta yatırılıyor... Yeme, içme iyi.. Konuğun keyfi yerinde.
BİR RAMAZAN BAYRAMI DAHA YAŞIYORUZ - 03/06/2019
Bir ramazan bayramı daha yaşıyoruz; (04.06.2019). Bayramınız kutlu mutlu olsun, gülsün
ATATÜRK’ÜN SAMSUN’A ÇIKIŞININ 100. YILINDA DÜŞÜNDÜKLERİM - 17/05/2019
Birinci Dünya Savaşı sonunda düşmanlar yurdumuzun birçok yerini işgal etmişlerdi.
ANAM ANALAR GÜNÜ - 13/05/2019
Analar gününü Amerikalı Anna Jarvis kurmuş 1908'de Kutlanıla gelmiş. Bizde ise 1955''ten beri Mayıs'ın ikinci pazar günü kutlanmaktadır.
HASAN ONBAŞI (Öykü) - 07/05/2019
Eskiden askerde çavuş, onbaşı olanlar, terhis olunca köyünde çavuş, onbaşı olarak
TEŞEKKÜR - 29/04/2019
SEVGİLİ OKURLARIM...
TBMM'NİN AÇILIŞININ 99. YILDÖNÜMÜ 23 NİSAN - 24/04/2019
M. Demirel Babacanoğlu
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.53595.5581
Euro6.13716.1617