Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam119
Toplam Ziyaret1073604
HABER VİDEOLARI
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
MEMO İLE HASO/ÖYKÜ
05/09/2017

Memo, ağa;

Haso, dutma..

Memoağa, her gün Haso’ya soruyor.

“Haso, Allah ne yapıyor?”

“Vallahi ağa, her gün merdiven kuruyor, kimini indiriyor, kimini bindiriyor.”

Memo keh keh gülüyor..

Eğleniyor Haso’yla!

Haso, ağanın öküzünü güdüyor, ahırını temizliyor, suyunu, odununu getiriyor, çiftini sürüyor, tohumunu ekiyor. Ekinini biçiyor, dövenini sürüyor, harmanını savuruyor, tahılını ambara, samanını samanlığa koyuyor. Tarlasını kazıyor, bitkisini, kozasını suluyor, pamuğunu şifliyor. Ağanın her türlü işini görüyor, yapıyor. Akşam, yorgun argın eve geliyor, ahırda yatıyor.

Ağa gene soruyor.

“Haso, Allah ne yapıyor?”

“Merdiven kuruyor ağa, kimini indiriyor, kimini bindiriyor..”

Keh keh keh keh..

“Ülen Haso sen çok yaşayasın, beni güldürüyorsun...”

“He ağa sen güleceksin, ben gülecek değilim ya?”

Keh keh keh keh..

Haso bir gün ağadan izin isteyip, işten ayrılıyor, başka memleketlere gidiyor. Oralarda iş tutuyor, şansı yaver gidiyor, zenginleşiyor. Mal maşakkat, çoluk çocuk çok… Binlerce işçi çalışıyor kapısında…

Memoağa başka dutmalar tutuyor, eğlenceye dalıyor, meyhanelere gidiyor. Karı kızla yiyor içiyor, tüketiyor paraları… Tarlaları, bağları bahçeleri satıyor, hepsini şurda burda harcıyor. Elinde zırnık kalmıyor. Yok yoksul duruma düşüyor, perişan oluyor. Artık Memo, ağa değil, cıbır ağa. “Bari” diyor Memoağa, beni tanımayan memleketlere gideyim, oralarda çalışayım, karnımı doyurayım…”

Varıyor bir memlekete, bir köye.

Köy odasında toplanmış köylüler konuşuyorlar. Memoağa, kanadı kırık bir kuş gibi içeri giriyor, süklüm büklüm bir köşeye oturuyor, öylece duruyor.

Köylüler, “hoş gelmişsin gardaşlık!” diyorlar. “Hoş bulduk” diyor Memo… Köylüler bu kez, “Nerden gelip nereye gidiyorsun?” diyorlar.

Memo uyuşukluktan kurtuluyor kendine geliyor, anlatıyor başına gelenleri.

“Ağalar” diyor, “bana göre bir iş yok mu? Yapayım da karnımı doyurayım.”

Köylüler, “Var var” diyorlar, şöyle karşılık veriyorlar:

“Burada büyük bir ağa var, adı sanı bilinmedik bir ağa. Herkes ağa der ona, adını madını bilen yok. Ağa geldi, ağa gitti. Herkesin ağası o. Sen ona git derdini anlat, hem karnını doyurur, hem iş verir sana.”

Memoağa umarsız, karnı karnına geçmiş, nerdeyse acından ölüyor… Kanadını kolunun altına alıp gidiyor ağanın yanına varıyor, büküyor boynunu…

“Selamaleyküm!” diyor.

“Aleykümselam!” diyor ağa.

Memoağa, cılız, çekingen bir sesle sesleniyor:

“Beni sana gönderdiler. Sen büyük bir ağaymışın. Garibin, garibanın halinden anlarmışsın. Ben de sana geldim, iş istiyorum. İş ver de çalışayım, karnımı doyurayım ağa…” diyor.

Haso, şöyle bir bakmış, tanımış Memoağayı, ama tanımazlıktan gelmiş..

“Hele gel otur şöyle” demiş.

Memoağa oturmuş. Hasoağa hizmetçilerini çağırmış, “Şu garibin karnını doyurun iyice; sonra da hamama sokun yuyun iyice, sırtını başını değiştirin, konuk odasına yatak serin yatsın, rahat etsin.. Sabahleyin de yanıma getirin..”

Hizmetçiler buyruğu bir tamam yerine getirmişler …

Memoağa, güzel bir uykudan sonra, günlerin yorgunluğunu üzerinden atmış, hizmetçiler getirmişler Hasoağa’nın karşısına…

Hasoağa:

“Adın ne senin?”

“Memo!” demiş, eskiden ağa olduğunu söylememiş.

“Çok iyi, seni işe alıyorum, çiftliğin kahyası yapıyorum… Bundan sonra çiftliğin girdisinden, çıktısından her şeyinden sen sorumlusun…”

Memoağa, heyacanla, beklemediği bir iş karşısında, ağanın eline sarılmış; “vay sağ olasın ağa” deyip elini öpmüş…

Hosoağa elini çekmiş, öptürmek istememiş ama boşuna… Memo sıkıca sarılmış öpmüş

Memo o gün işe başlamış…

Aradan günler, aylar yıllar geçiyor.

Bir gün sofrada, Hasoağa soruyor:

“Allah ne yapıyor ağa?”

Memoağa’da şafak atıyor. Başını kaldırıp bakıyor ki karşısındaki dutma Haso.

Geçmiş zaman, gözünün önünden yıldırım hızıyla geçiyor. Coşkuyla ayağa kalkıyor..

“Tanıdım seni Haso!, tanıdım” diyor.

Birbirlerine bakıyorlar.

Haso,

“Ben dutmaydım, sen de ağaydın, şimdi yerlerimiz değişti, ben ağayım, sen dutmasın…

“Heeee öyle” diyor Memo kekeleyerek.

İkisi de ayağa kalkıyor.

Kucaklaşıyorlar.

Sonuç mu?

Siz söyleyin.

………………………………………….

Not: Yayın hakkı yazarınındır, izin alınmadan yayınlanamaz.


547 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ESKİ YIL YENİ YIL - 31/12/2020
Şimdiye dek dünyada kaç eski/yeni yıl geldi geçti? Bilen var mı? Vardır herhalde! Varsa da ben bilmiyorum.
1984 ADLI DOMAN - 29/12/2020
1984, George Orwel yazmış. Roman 1948’de bitirilmiş. Sonradan 48 rakamları yer değiştirilerek 1984 adını almış roman. Roman için şöyle deniyor:
YAŞAM ÖYKÜM - 22/12/2020
Sevgili Okurlar, Saygılarımla Yaşam Öykümü sunuyorum.
ŞAİR BÜLENT ECEVİT’LE ŞİİR - 30/11/2020
05 Kasım, Bülent Ecevit’in ölüm yıldönümüydü. Hiçbir kimseden, hiçbir aygıttan, hiçbir yayından ses gelmedi! ???
ALİ’NİN ELLERİNDE AÇAN GÜL - 23/11/2020
Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
KARLIOVA ÖĞRENCİLERİ SERGİSİ - 11/11/2020
Ahmet Karlıova’yı 27 Ekim 2020 günü yitirmiştik. Adana sanatçıları ve ülke için büyük bir kayıp oldu bu. Beynime gelip yapıştı ölüm acısı.
YAŞADIĞIM BİR 10 KASIM ANISI - 10/11/2020
1959/65 yıllarında Düziçi İlköğretmen Okulu’nda öğrenciydim.
ADANALI ÜNLÜ RESSAM AHMET KARLIOVA AYRILDI DÜNYAMIZDAN - 04/11/2020
Adana’nın eski özgün, özlü ressamlarından Ahmet Karlıova kırlaşmış saçı, usta gözüyle, güleç yüzüyle karşıladı bizi. Ressamın asıl adı Ahmet Önen Önenköprülü. Ressam, iç mimar, tasarım, dekorasyon, fotoğraf boyaüma konusunda isim yapmıştır.
ATATÜRK CUMHURİYET BİLİM - 29/10/2020
Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun. Yurdu yayılmacı güçler işgal etmişti. Atatürk, “Geldikleri gibi gidecekler” dedi. Anadolu ayağa kalktı. Emperyalist güçler geldikleri gibi gitmek zorunda kaldılar.. Cumhuriyet kuruldu, devrimler yapıldı. Atatürk “En
 Devamı
AlışSatış
Dolar7.39337.4229
Euro8.99819.0341