Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam284
Toplam Ziyaret899990
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
HALİL ATILGAN TOROSLAR YÖRÜKLER KÜLTÜR VE SANAT EVİNİN AÇILIŞI
19/05/2015

 

İncirgediği Köyünde (Mahalle adını kullanmak içimden gelmiyor. Bu uygulama, sosyal hayatımızda ve kültürel belleğimizde onulmaz hatalara yer açmaktadır.) Çukurova’nın bağrından yetişmiş Halil ATILGAN’ın baba evini restore ederek Türk Kültür ve Sanatına müze olarak armağan etmesi nedeniyle 14 Mayıs 2015 günü düzenlenen açılış etkinliğine gurur duyarak katıldım.

Baba evinin restore edilmesi ve çevre düzenlenmesinde katkı sağlayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Tarsus Belediye Başkanlığına ve Karaisalı Belediye Başkanlığına ve emeği geçenlere buradan Halil Atılgan’ın bir hemşerisi olarak teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Sayın Halil Atılgan’ın fedakârlığı ve emeği geçenlerin gayretiyle kültür coğrafyamıza burada tarihi bir not düşülmüş, Yörük-Türkmen yaşam sayfasına, bir mühür daha vurulmuştur.

İncirgediği Köyü, mülki ve idari taksimatta Tarsus İlçesine bağlı bir yerleşim yeridir ama Halil Atılgan, biz Karaisalıların da müşterek hemşerisidir. Bu Köyümüz, 1993/94 yıllarında Karaisalı’dan ayrılarak Tarsus’a bağlanmıştır. Zira Köyün coğrafi özelliği,  iş ve ticaret ilişkilerindeki yönü, Tarsus’a dönüktür. O, nüfus kaydı itibariyle Tarsus’ludur ama Tarsus ve Karaisalı’nın ötesinde tüm Çukurova’nın gurur kaynağıdır. Yaptığı müzikal ve kültürel çalışmalar, derlemeler, araştırmalar ve kitaplarıyla da Türk Kültür İklimine katkılar sunan bir değerimizdir.

14 Mayıs Perşembe günü, saat 12.00 itibariyle Mehmet Demirel Babacanoğlu ile birlikte İncirgediği Köyüne geldim. Halil Atılgan Bey, tatlı bir telaş ve heyecan içerisinde bizi karşıladı, kucakladı ve sarılıp öpüştük. Ayaküstü, tebriklerimizi sunduk. Çok güzel bir çevre düzenlemesi yapılmıştı. Her yer Türk bayraklarıyla süslenmişti. Evin duvarına tunçtan dikdörtgen şeklinde bir levha çakılmıştı: HALİL ATILGAN TOROSLAR YÖRÜK KÜLTÜR VE SANAT EVİ.

Baba evi, köyün en güneyinde ve yüksekçe bir yerde. Biz, böyle konumda olan yerlere “kaş” demekteyiz. Halil Beyin evi, kaşın başında. Aşağılarda makilikler ve bahçeler var. Evin çevresi parke kilit taşlarıyla döşenmiş, bir sundurmanın altına bugüne kadar tarımda kullanageldiğimiz ama artık tarım envanterimizden çıkardığımız, her yerde de eşine rastlayamayacağımız ve tatlı hatıralar olarak sakladığımız tarım aletleri sergilenmektedir. Kalkerli topraktan oluşan bir tepe oyularak raflar yapılmış ve buraya da çeşitli taş ve maden parçaları yerleştirilmiştir.

Ev, iki katlıdır. Özgün yapısı korunarak sıvanmış, boyanmış ve küçük eklerle yeniden kullanıma sunulmuştur.  Alt kat duvarının sol tarafına Tarsus ve Karaisalı yöresi Kuvayı Milliye Önderlerinin resimleri asılmış, kapının sağındaki duvara da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi yerleştirilmiş ve altına da Türkiye Cumhuriyetinin değişmez altı ilkesi yazılmıştır.

Kültür evinin alt katında üç oda bulunmaktadır. Büyük olan odaya Yörük Türkmen köylülerimizin geçmişte kullandıkları etnografik alet ve malzemeler, yer darlığı sebebiyle biraz “tıkış tıkış” yerleştirilmiş, (bu ifade kendisine aittir) Halil Atılgan’a çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından verilen plaket ve onur belgeleri sergilenmektedir. Odalardan birinde geçmişten günümüze kadar kullanılan çok sayıda musiki enstrümanı, duvarları süslemektedir.  Türk Kültürüne kazandırdığı el emeği, göz nuru çok değerli kitapları ve plak, kaset gibi ses taşıyıcı eserleri de burada sergilenmektedir.   Diğer oda ise, mutfaktır. Burada yöresel kıyafetler içinde köylü kadınlarının yufka ekmek yapma ritüeli heykellerle canlandırılmıştır. Ocağa kurulan ekmek saçının altındaki kırmız ışık, kor haline gelen közleri çok güzel bir şekilde canlandırmaktadır.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Tarsus Belediye Başkanı Şevket Can, Sanatçılar Gülşen Kutlu, Yıldız Çam, Gökhan Tepe ve Halil Atılgan, açılış kandelasını, yoğun bir kalabalığın alkışları içerisinde birlikte kestiler ve odaları tek tek protokol olarak gezdiler.

Açılış Programı, protokol konuşmalarının ardından Tarsus Çamalan Köyü Mengi Grubunun “Mengi Oyunu “ ile başladı ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları Ekibinin gösterisiyle devam etti.

Muhteşem bir kalabalık vardı. Bu tür kalabalıklardaki katılımcı sayısını birebir tespit etmek zordur ama 4000 kişi civarında bir duyarlı insan kitlesinden söz etmek olasıdır.  İncirgediği Köylülerinin, Halil Atılgan’ı sevenlerin, kültürümüze gönül verenlerin alkışları eşliğinde Doktor Halil Atılgan, çok duygusal bir teşekkür konuşması yaptı. Konuşmasında “insanın bazen hiç bitmesini istemediği mutluluk anları vardır.” dedi ve bir anısını dostlarıyla paylaştı:

Gençliğinde av meraklısı olduğunu, bir gün avlanma alanında arkadaşlarını kaybettiğini, kendisinin nerde olduğunu belirtmek için ateş yakıp çıkan dumanı arkadaşlarının görerek kendisinin bulunduğu yere geleceklerini düşünerek kibrit kutusundan bir çöp çıkarıp önce bir sigara yaktığını, bu arada sönmüş kibrit çöplerini doğayı kirletmemek adına alışkanlık halinde tekrar kutuya koyduğunu anlattı. Topladığı çalı-çırpıyı tutuşturmak için kibrit kutusundan çıkardığı her kibrit çöpünün daha önceden yakılmış çöpler olduğunu, sağlam kalan tek çöp ile de sigarasını yaktığının farkına vardığını anlayınca sigara ile ateş yakmaya çalıştığını ama bütün sigaraları tükettiği halde ateşi yakamadığından telaşa kapıldığını söyledi. Ölümle yaşamak arasındaki ince çizgide olduğunu düşündüğü esnada aklına geldi. Üzerinde çok sayıda içi barut dolu fişek vardı. Hemen birisini kesip içindeki barutu yanmayan tütsünün üzerine boşalttığını ve ateşin alev aldığını ve böylece kurtulduğunu anlattı. 

Ve sözü şöyle bağladı: “ O an, hayatımda hiç bitmesini istemediğim bir mutluluk anıydı. Ölüm çizgisinden dönüp yaşama sevincine boğulmuştum. Şu anda sizleri burada görmekten, sizlerle birlikte bu anı yaşamaktan duyduğum mutluluk, dağda kaybolduktan sonra yaşadığım mutluluk anının aynısıdır. Sizlere çok teşekkür ediyorum.” dedi ama kelimeler boğazında düğümlendi, gözleri doldu, konuşmayı zar zor tamamladı. Hepimizi duygu yoğunluğuna boğdu. Dostlarının uzun süren alkışları altında kürsüden indi.  

Ankara’dan gelen Türk Halk Müziğimizin muhteşem yorumcusu ve ( Neşet Ertaş, nasıl Bozkırın Tezenesi ise) Bozlakların Ecesi Gülşen Kutlu, yetişmelerinde büyük emeği geçen Yıldız Çam ve Hasan Özel gibi vefalı öğrencileri birer birer sahne aldılar. Çok değerli saz ekibinin eşliğinde Halil Atılgan tarafından derlenen türkülerden ve farklı yörelerden değişik türküler çalıp çığırdılar.

Yeri gelmişken Halil Atılgan Hocadan aldığım bir bilgiyi de paylaşmak istiyorum: Sordum kendilerine. “Abi!” dedim. Bu değerli sanatçılar ve saz ekibi Ankara’dan kalkıp geldiler. Mutlaka bir maddi ödemede bulunmuşsunuzdur. Bu etkinlik size kaça mal oldu?” Halil Hocamın gözleri doldu, bir süre sessizlik sonunda “ Onlara müteşekkirim. Davet ettim ve koşarak geldiler. Vefa ve dostluklarını gösterdiler. Ne kadar teşekkür etsem borçlarını ödeyemem.” dedi.

Bu arada Hasan Özel, sahneye çıktığında, Halil Atılgan Hoca ile aralarında geçen bir diyalogdan söz etti: “ Halil Abi derdi ki, yahu Hasancığım bizi kim anlar?” Hasan Özel, elleriyle kalabalığı gösterdi ve “Halil Abi! İşte sizi anlayanlar!” Bu sözleriyle müthiş bir alkış fırtınası koptu Hasan Özel ve Halil Atılgan adına.

Evet, Halil Atılgan Hocayı anlayan ve dolayısıyla kültürümüzü sahiplenen müthiş kalabalığı ben de kendi adıma alkışlıyorum ve tebrik ediyorum.

 



645 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE DÜŞÜNÜYORUM?... - 24/11/2019
23 Haziran 2019 İstanbul Seçimlerinin ardından yazdığım Değerlendirme yazımı bir kez daha buradan paylaşmak istiyorum.
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI… - 01/11/2019
Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.
MOTORSİKLETE BİNMEK BIÇAK SIRTINDA YÜRÜMEK GİBİDİR - 18/10/2019
Değerli hemşehrilerim, bu sitede ve bundan önceki dönemlerde Karaisalı Gazetesinde bir köşe yazarı olarak sizlerle birlikte olduk ve olmaya devam ediyoruz.
KARAİSALI ÜZERİNE BİR ŞİİR KLASİĞİ.... - 03/10/2019
Karaisalı, yamaçlarında davar güttüğüm, derelerinde-çaylarında çimdiğim, taşlı-tozlu yollarında “dora” marka lastik ayakkabıyla yürüdüğüm, okula giderken yağmurlarında ıslanıp, bacası tüten ocağında kurulandığım, rüzgârlarında saçlarımı dalgalandırdı
İKİ YENİ ŞİİRİM - 12/09/2019
Çok değerli hemşehrilerim,
BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716