Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret895928
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
MİLLETVEKİLİ SEÇİMLERİ VE SEÇİM SİSTEMİNDEKİ ADALETSİZLİKLER
16/06/2011

12 Haziran Seçimlerinin kazananı, hem de oy oranını %50 bandına yükselterek kazananı mevcut seçim sistemi bağlamında Adalet ve Kalkınma Partisi oldu.

Türkiye’miz ve Türk demokrasisi adına hayırlı olmasını diliyorum. Ülkemizde birlik, dirlik ve kalkınma adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Ancak bugüne kadar yapılan Anayasa değişikliklerinde TBMM de bulunan siyasi partilerimiz tarafından, tamamen güçlünün korunduğu bir Siyasi Partiler Kanunu ve seçim sistemindeki adaletsizliğin merkezine oturan Seçim Sistemi Yasasının değiştirilmesi konusu gündeme alınmadığı gibi, öyle tahmin ediyorum ki, önümüzdeki süreçte çok konuşacağımız Anayasa değişikliği paketinde de ele alınmayacaktır.

Seçim barajının %10 olduğu bir yapıda Siyasal Partilerin Genel Başkanları veya Başkanlık Divanlarının aday belirlemede “Genel Diktatörlük” yetkileri devam ettiği bir demokrasi anlayışında Başbakanın Balkon Konuşmasındaki “… Bugün bir kez daha demokrasi kazanmıştır. Bugün bir kez daha Milli İrade kazanmıştır. Topyekün Millet kazanmıştır” söylemi ne kadar inandırıcı veya halkı ne kadar ikna edicidir.

Adaletsizlik, iki şekilde tezahür ediyor.

Birincisi; siyaset yapmak isteyen adaylar, yönünü halka değil Parti Genel Merkezlerine ve dolayısıyla Genel Başkanlara dönmek, onlara yaranmak zorunda kalıyor. Bu durum, halkta karşılığı olmayan adayların seçilmesine sebep oluyor.

 İkincisi ise; Seçim Barajının %10 gibi çok yüksek bir seviyede seyretmesinden dolayı yurttaşın iradesi tam olarak Meclise yansımıyor. Seçmenler, ya inandıkları partiye oy verme kararlılığını gösteriyor ya da oyunun boşa gitmesini istemediğinden benimsemediği halde kerhen de olsa barajı aşacağını düşündüğü bir başka partiye oy vermek zorunda kalıyor. Her iki durum da demokrasiye vurulan birer gem vaziyetindedir.

Ancak ben burada bir başka adaletsizlik daha görüyorum ve oraya dikkatinizi celbetmek istiyorum. Esas paylaşmak istediğim konu da aslında budur ama o arada başka adaletsizlikler de ister istemez önümüze ve aklımıza gelmiş oldu.

Oy oranlarına bakarak bir mantık muhasebesi yaptığımda,  gördüğüm manzara katman katman adaletsizlik ve haksızlık içeriyor.


Şöyle ki; AKP %50 civarında oy almış durumda ve biz bunu her iki seçmenden birisi AKP ye oy vermiş olarak değerlendiriyoruz.
Bugün itibariyle TBMM, 550 Milletvekilinden oluşuyor. Bir parti buna göre oyların %100 ünü almış olsa 550 Milletvekili çıkaracaktır. %100ün yarısı %50 değil mi? 550 nin yarısı ne yapar? 275… Demek ki, sistem adaletli işlese; AKP bu seçimde 275 Milletvekili kazanmış olacaktı. Durum ne? 326 Milletvekili… Ne oluyor? Sistemin adaletsizliği AKP’ye 51 Milletvekilini fazladan yazıyor. Bu bir haksızlık değil mi?

Bir başka hususun daha altını çizmek istiyorum:  BDP destekli Bağımsız adayların aldıkları oy yüzdesi; %6.5… Kazanılan Milletvekili sayısı 35..

Bağımsızlar için baz alınan bu hesaplama şeklini %13 oy oranı ile 53 Milletvekili kazanan MHP’ye uyarlayacak olursak şöyle bir tablo ile karşılaşırız:%6.5 Oy alan Bağımsızlar 35 Milletvekili kazanırsa;
%13 oy alan MHP kaç Milletvekili çıkarır?
Sonuç: 35x13 Bölü 6.5 = 70 Milletvekili…
Aynı şekilde bu yüzde hesabını  %26 oy alan ve 135 Milletvekili kazanan CHP için de yapalım, buna göre;
%6.5 Oy alan Bağımsızlar 35 Milletvekili kazanıyorsa;
%26 Oy alan CHP kaç Milletvekili çıkarır?
Sonuç: 35x26 Bölü 6.5 = 140 Milletvekili…

Dikkat ettiniz mi oy oranları katlanarak yükseliyor ve kazanılan Milletvekili sayısı da aynı oranla 35…70… 140 şeklinde sonuçlanıyor.

Yaptığımız bu yüzde hesaplarına göre kazanılan Milletvekili toplamı 520 oluyor. 550 Milletvekili olması gerektiğine göre 30 Milletvekili kayıp olması gerekir ve bu rakamın da partilerin aldıkları oy oranına göre eşit ve adil bir şekilde dağıtımı yapılmalıdır.
Değerli dostlar yaptığımız hesap ortada.

Ben düşündüm, kafa yordum ve sonucu sizlerle paylaştım. Dilerim ki, herkes ve her kesim elini vicdanına koyar ve durumu bir de bu açıdan değerlendirir ve vicdanını rahatlatır.

Tecelli eden tablonun her şeye rağmen Türk Milletine ve Türk Devletine hayırlı olmasını diliyorum.



1144 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE DÜŞÜNÜYORUM?... - 24/11/2019
23 Haziran 2019 İstanbul Seçimlerinin ardından yazdığım Değerlendirme yazımı bir kez daha buradan paylaşmak istiyorum.
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI… - 01/11/2019
Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.
MOTORSİKLETE BİNMEK BIÇAK SIRTINDA YÜRÜMEK GİBİDİR - 18/10/2019
Değerli hemşehrilerim, bu sitede ve bundan önceki dönemlerde Karaisalı Gazetesinde bir köşe yazarı olarak sizlerle birlikte olduk ve olmaya devam ediyoruz.
KARAİSALI ÜZERİNE BİR ŞİİR KLASİĞİ.... - 03/10/2019
Karaisalı, yamaçlarında davar güttüğüm, derelerinde-çaylarında çimdiğim, taşlı-tozlu yollarında “dora” marka lastik ayakkabıyla yürüdüğüm, okula giderken yağmurlarında ıslanıp, bacası tüten ocağında kurulandığım, rüzgârlarında saçlarımı dalgalandırdı
İKİ YENİ ŞİİRİM - 12/09/2019
Çok değerli hemşehrilerim,
BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.74475.7678
Euro6.36946.3949