Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam246
Toplam Ziyaret837065
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
ONLAR VAR
25/12/2014

ONLAR VAR

Gelmişler, Karaisalı’nın çam kokulu köylerinden

Boztahta’dan, Çorlu’dan, Çömelek’ten.

Bıyıklarına asarak sarı sıcağını Çukurova’nın

Mahfesığmaz’da, Barajyolu’nda, Belediyeevleri’nde

Beton dökerler, duvar örerler, sıva yaparlar.

Terleri karışmıştır çok katlı binaların harcına

Yapılarda Onlar var!...

 

Gelmişler, Karaisalı’nın murt kokulu köylerinden

Hacılı’dan, Kırıklı’dan, Körüklü’den.

Törelerini ve türkülerini yitirip şehrin gürültüsünde

Eskiyen kimlikleri, büyüyen özlemleri

Ve hep başkalarını alkışlamak için yaratılan elleriyle

Yalnızlığı yaşamışlardır kalabalıklar arasında

Meydanlarda, mitinglerde Onlar var!...

 

Gelmişler, Karaisalı’nın dağ kokulu köylerinden

Barakdağı’ndan, Kaledağı’ndan, Etekli’den.

Başı pullu yazmalı kızlar, saçı süpürge analar,

Daha okunmamışken sabah ezanı;

Ellerinde peştamal ve testilerle dolarlar römorklara

Ya pamuk çapalayacaklar, ya salatalık toplayacaklar

Tarlalarda Onlar var!...

 

Gelmişler, Karaisalı’nın üzüm kokulu köylerinden

Bekirli’den, Beydemir’den, Başkıf’tan.

Minibüsler, memleketten bir haber getirir diye

Fatih’te, Yurt’ta, Tellidere’dedir gecekonduları…

Her sabah, bir ıslık gibi dağılırlar şehrin dörtbir yanına

Kimi tablalarda üzüm, kimi at arabasıyla karpuz satar

Çarşılarda, pazarlarda Onlar var!...

 

Gelmişler, Karaisalı’nın tren kokulu köylerinden

Kıralan’dan, Kelebek’ten, Bucak’tan.

Bir tren vagonunda Mustafa Kemal’i gören

Dedelerinin alkışları yankılanır kulaklarında.

Varta Köprüsü’nde Alman’a ekmek-su vermişliği

Fransız Gâvuruna kurşun sıkmışlığı yazılıdır künyelerinde

Tarihlerde, destanlarda Onlar var!...

 

Gelmişler, Karaisalı’nın salça kokulu köylerinden

Sarımehmetli’den, Sadıkali’den, Salbaş’tan.

Gecenin karanlığı, zemherinin ayazı

Ve tevekkülün en geniş harmanı yüreklerinde

Bilinir ki, dindarlıkla, yoksullukla yoğrulmuştur hamurları

Camilerde Onlar var,    

Kahvelerde Onlar var!...

 

 

Değerli Dostlar, Bu şiirimi, Öğütleme adlı kitabımda yayınladım. Şiirin altında “Şubat 1991” tarihi yazılıdır.

        Etekli Köyümüzün Küp obasında toprak damlı evimizde karlı bir Şubat akşamı köylülerimiz ile sohbet ederken, söz dönüp dolaştı ve yoksulluğumuzun ve çaresizliğimizin duvarlarına çarpıp yankılandı. Benim de beynimde, çocukluğum, gençliğim ve Karaisalılı hemşerilerimin Adana şehrindeki yaşantılarına tanık olduğum gözlemlerim bir bir canlandı.

 Barakdağı, Kaledağı ve Etekli köyleri, en çok göç veren köylerdir. Çocukluğumdaki Cuma Günlerini hatırladım. Bayramlarda ve Cumalarda köyün Camisi, gelen cemaati almazdı, bir kısım insanlar caminin avlusunda, okulun bahçesinde serdikleri sergilerde namazlarını kılarlardı. Oysa şimdi birçok ev, ya boşalmış ya da yıkılmış durumda. Köylerimizde yaşlı bir nüfus ikamet etmektedir şimdiki zamanda.

Sonra Adana’da Kız Bakkal semtinde güneş batarken, römorklardan inip sokaklara dağılan kadınlarımızı, kızlarımızı düşündüm. Güney Sanayide çalışan yüzlerce hemşerilimizi düşündüm, Onların terk edip geldikleri köylerin coğrafi özelliklerini, köylülerimizin sosyal yapılarını ve geçim kaynaklarını, hayata tutunma gayretlerini düşündüm.

İşte bu düşünceler girdabından çıkmaya çalışırken bu şiir, kağıt ve kalemle buluştu. İyi ki, o Şubat günü köyümüze gitmişim. İyi ki, köylülerimizle buluşup dertlerine, sevinçlerine, umutlarına ortak olmuşum. Onlar, o gece bu şiirin ilhamını bana vererek tarihe Karaisalı’ya dair bir not düşmeme vesile oldular. Karaisalı’nın kültür platformunda bana da bir yer edinme fırsatı verdiler. Onlara müteşekkirim…

Ancak bu şiirin duvarı örüldü ama bir eksiklik olduğu da hep beni meşgul etti. Bu haliyle yayınlamak bir türlü içimden gelmedi. Çünkü şiirde adı geçen köyleri görmüşlüğüm, köylülerin sosyal yapısı hakkında gözleme dayalı bilgi birikimim vardı. Ama bu şiir, tamamen Çakıt Irmağının doğusunda kalan köyler hakkında bilgi ve duygu içeriyordu.

Oysa Çakıt’ın batısında kalan köylerimiz de vardı ve o köylerden hiçbirisi bu şiirin harcında, tuğlasında, suyunda yoktu. Bunu bir eksiklik olarak düşünüyordum ve o nedenle yayınlamak içimden gelmiyordu. Ta ki, 1996 yılında Karaisalı PTT Müdürü olarak göreve başlayıncaya kadar… Göreve başlayınca ilk köylerimizi tanıma ve köylülerimizle tanışma gezilerime Çakıt’ın batısından başladım. O tarihe kadar Selampınar Çeşmesinden daha batıya gitmemiştim. Kelebek’te, Bucak’ta tren istasyonlarını gördüm. İnsanoğlunun eliyle meydana getirilen harika Varta Köprüsünü hayranlıkla izledim, Kıralan İstasyonuna gelen trenlerin tünelden çıkışını içim ürpererek seyrettim ve bu şiirin tamamlanması için gerekli duygu ve objeleri böylece dağarcığıma nakşettim.

Adana’nın Fransızlar tarafından işgalini, Almanların Varta Köprüsünü inşa ederken çektikleri sıkıntıları ve yoksul Türk işçilerinin fedakar çalışmalarını düşündüm. Ve bir de Mustafa Kemal Atatürk’ün Mersin ve Adana’ya yaptığı ziyaretlerinin tren ile olduğunu ve bu köylerimizden geçerken halkımızı selamladığını ve onların da Gazi Paşayı alkışladıklarını gözümün önüne getirdim.

İşte Çakıt’ın batısını tanıdıktan ve izlenimlerimi bir potada erittikten sonra “Gelmişler, Karaisalı’nın tren kokulu köylerinden” mısraı ile başlayan bölüm doğdu, böylece şiirin tamamlanmasına vesile oldu ve artık yayınlanabilir diye düşündüm. Ve şiirimiz, ilk kez yerel gazetemiz KARAİSALI Gazetesinde yayınlandı.

Şimdi yeniden yayınlama sebebine gelince; Sayın Vahit ŞAHİN, bu sitede emekli bir öğretmenin bir cümlelik mesajını yayınlamıştı. O mesajda “Herkes Karaisalı için üzerine düşeni yapmalı” mealinde bir fikir beyan ediliyordu. Ben de bir şair ve Karaisalı kültürü ve folkloruyla ilgilenen bir Karaisalılı yurttaş olarak üzerime düşen görevi böylece yerine getirmeyi düşünerek şiirimi yeniden Karaisalı insanının bilgisine ve beğenisine sunmak istedim. Umarım  beğenilir ve okuyucu nezdinde bir cevap bulur.



970 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
YÜZÜNCÜ YILDAN NİCE BİN YILLARA!... - 17/05/2019
19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Paşanın Samsun'a ilk adımını atması;
SANDIĞA GİDERKEN… - 26/03/2019
Türkiye, bu Pazar günü bir daha sandık başında olacak. Zira demokratik yönetişimin temeli seçimlerdir.
OZAN ARİF’İ ANMAK…. - 21/02/2019
Ozanlık geleneği, Türkistan Coğrafyasından Anadolu’ya getirdiğimiz, yeni yerleşilen yurdun dağını-ovasını, ırmağını-deresini, yaylasını-sehilini içine kattığımız bazen Aşık, bazan Şair ve bazen da Ozan dediğimiz gönül ve dil ehlinin Türk Halk Edebiya
SİYASETE VİRGÜL… YAZMAYA DEVAM - 09/02/2019
Türksat uydumuzun uzaya gönderilmesi ile Türkiye, seksenli-doksanlı yıllarda telekomünikasyon alanında hızlı bir atağa geçti. Telefonsuz yerleşim alanı kalmayacak şekilde bir yatırım seferberliği başladı.
TARİH, YİNE Mİ TEKERRÜR EDECEK? - 05/10/2018
Yıl 1994. Türkiye yerel seçimlere gidiyor. Ankara ve İstanbul'da Yerel Yönetimler SHP'de. Ancak, sosyal demokrat kesimde SHP-CHP kavgası var. Merkez sağda DYP-ANAP kavgası, kavganın ötesinde hakaretlerle, iftiralarla bir kampanya yürütülüyor.
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.74385.7668
Euro6.36786.3933