Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam445
Toplam Ziyaret897485
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
HASAN ÇULHAOĞLU’NUN ARDINDAN
08/09/2016

 

 

Karaisalı Coğrafyasının havasını soluyarak, doğduğu köyden çok uzaktaki okulun tozlu yollarında yürüyerek ilk eğitimini aldığı topraklara, hizmet aşkıyla ömrünü tüketmiş Hasan Hüseyin ÇULHAOĞLU, Hakka yürümüş ve 24 Ağustos Günü çok kalabalık  katılımlı bir cenaze töreniyle Kabasakal Mezarlığında aslına tevdi edilmiştir.

 

 Yüce Tanrı’dan mekanının Uçmağ olmasını niyaz ediyorum. 1926 doğumlu Hasan Hüseyin Çulhaoğlu, Cumhuriyeti, 3 yıl sonra karşılamıştır. Genç Cumhuriyetimizin ilk çocuklarındandır.

 

Kendileriyle Karaisalılar Derneğinde 1990 lı yılların ilk yarısında birlikte çalışma, “Karaisalı” Dergisini birlikte hazırlama ve tanışma imkanımız  olmuştu. Hasan Ağabey, Yazı İşleri Müdürü ve ben de Genel Yayın Yönetmeni olarak hizmette bulunmuştuk.

 

Benim tanıdığım Hasan Hüseyin Çulhaoğlu, bir gönül adamı, bir halk bilgesi, bir Türk Kültürü taşıyıcısı, öğütleriyle genç hemşehrilerine yol gösteren çağdaş bir Dede Korkut’umuzdu.

 

Örneğin kendisinden dinlemiştim bir sohbet sırasında. Diyordu ki, “İki Bozkurt, asla arka arkaya yürümez, yan yana yürür, dinlenirken de asla arka arkaya oturmaz. Birisi oturunca diğeri onun tam karşısında oturur veya yatar. Bunun anlamı, kim olursa olsun kayıtsız şartsız yanındakine güvenmemektir, mutlaka bir kapı aralığı bulundurmaktır.

 

Tatlı dilliydi, güler yüzlüydü, dinleyen ve dinleten bir büyüğümüzdü. Biz erkeklere “kara yiğenim”, genç kızlarımıza “hatın kızım” şeklinde seslenen, elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan bir babacan insanımızdı. Sözlerinde samimiydi, davranışlarında asla ikiyüzlülük olmayan, başkalarına benzemeyen kendine özgü bir politikacıydı

 

Karaisalı’nın tarihini,  insanlarımızın sosyal ve psikolojik yapısını, köylerimizin mali durumunu, devletten beklentilerini çok iyi bilen ve ihtiyaçlarını elinden geldiğince etkili ve yetkili mercilere taşıyan, coğrafyamızın özelliklerini çok iyi değerlendiren, tahlil eden gerçek anlamda halk ve siyaset adamıydı.

 

Belki de ilklerin adamıydı. Lise yıllarımda yazdığı kitabı okumuştum ve hayat hikayesinden çok etkilenmiştim. Hatıralarını, gözlemlerini, tecrübelerini “HERKESİN KİTABI” adıyla o günün imkansızlıkları ve şartları altında yayınlama cesaretini göstermişti. Karaisalı toprağında doğup büyümüş olarak sanıyorum ilk kitap yayınlayan insandı. 

 

Onun için “belki de ilklerin adamıydı” cümlesini kuruyorum. 

 

“Herkesin Kitabı”ndan aklımda kalan ve o zamanlar folklorumuza ilgi duyan bir genç olarak iki anekdotu paylaşmak isterim: 

 

 İlkokulu Sarımehmetli İlkokulunda okumuştu. Yanlış hatırlamıyorsam okul üç yıllıkmış. Birgün öğretmeni “Oğlum, dışarıda testi var, alıp getir” demiş. Küçük Hasan dışarıya çıkıyor, oraya bakıyor, buraya bakıyor, ama testi denilen eşyayı bulamıyor, dönüp bulamadığını söylüyor. Öretmen, tam olarak testinin bulunduğu yeri tarif ediyor, küçük Hasan “Öğretmenim orada cere var” diyor. Ve Karaisalı yöresinde topraktan yapılan adına “cere” denilen eşyanın, İstanbul Türkçesinde adına” testi “denildiğini böylece öğrenmiş oluyor.

 

Bir başka anekdot ise şöyleydi: Adana Ticaret Lisesinde okurken, kaldıkları evde elektrik yokmuş. İdare lambası ile, oda aydınlanıyormuş. Yetersiz ışık ile ders çalışmak yerine sokağın başında bulunan elektrik direğinin lambasının altında ders çalışırmış. Böylece hem gaz tasarrufunda bulunduklarını ve hem de kuvvetli ışık altında soğuğa rağmen daha rahat ders çalıştığını, ancak yağmurlu havalarda bu imkanı kullanamadığından da yakınmıştı. 

 

Düşünün, maddi imkansızlıktan değil de doğal imkansızlıktan şikayetçi olmaktadır. Bu anlayış, hayata ve geleceğe iyimser bakmanın çok çarpıcı bir örneğidir. 

 

Hasan Çulhaoğlu’nun ikinci kitabını da okudum ve kütüphanemde bulunmaktadır: AYDINLATICI SOHBETLER…

 

Hasan Ağabey, bu kitabında da Türk ve İslam menkıbelerinden örnekler vererek okuyucularına öğütlerde bulunuyor, yol gösteriyor. Yine hatıralarından ve Karaisalı tarihine ilişkin tespitlerinden yararlanıcı bilgiler sunuyor. Menemencioğulları’yla ilgili bir bölüme yakında yayınlamayı düşündüğüm “Karaisalı Kültüründen Kesitler” kitabımda yer verdim.

 

Kendisinden feyz aldığım, yakınında bulanarak tecrübelerinden yayarlandığım Hasan Çulhaoğlu’nu anlatmak sayfalara sığmaz, hatta hakkında bir kitap yazılsa yüzlerce sayfa tutar. Hatta burada siyasi ve biyografik çalışmaya hiç giremedim. Ama sözü toparlamak ve yeniden Yüce Rabbimden rahmetler dileyerek son noktayı koymak istiyorum.

 

Bu arada Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin SÖZLÜ’ye  ve hasseten Karaisalı Belediye Başkanı Saadettin ASLAN’a bir çağrıda bulunmak istiyorum.

 

Hasan Hüseyin ÇULHAOĞLU, genelde Adanamızın ve özelde Karaisalımızın çok kıymetli ve hatırası yaşatılması gereken değeridir. 

 

Adının Belediyelerimizce bir yerlere verilmesi ve değerlerimize sahip çıkıldığının belgelenmesini istiyorum. Mesela ben bu bağlamda Hasan Hüseyin ÇULHAOĞLU’nun adının, Karaisalı Kelceler mevkiinde açılan yeni yolumuza verilmesini, teklif ve talep ediyorum. 

 

Umuyorum Belediyelerimiz bu konuda duyarsız kalmaz ve Onun adını yaşatacak farklı projelere imza atarlar.

 

NOT:

Kurban Bayramınız mübarek olsun.

Bayramın, okuyucu dostlarıma, Türk Milletine, Türk Dünyasına ve İslam Alemine hayırlar, huzur ve barış getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ederim.

 



510 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE DÜŞÜNÜYORUM?... - 24/11/2019
23 Haziran 2019 İstanbul Seçimlerinin ardından yazdığım Değerlendirme yazımı bir kez daha buradan paylaşmak istiyorum.
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI… - 01/11/2019
Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.
MOTORSİKLETE BİNMEK BIÇAK SIRTINDA YÜRÜMEK GİBİDİR - 18/10/2019
Değerli hemşehrilerim, bu sitede ve bundan önceki dönemlerde Karaisalı Gazetesinde bir köşe yazarı olarak sizlerle birlikte olduk ve olmaya devam ediyoruz.
KARAİSALI ÜZERİNE BİR ŞİİR KLASİĞİ.... - 03/10/2019
Karaisalı, yamaçlarında davar güttüğüm, derelerinde-çaylarında çimdiğim, taşlı-tozlu yollarında “dora” marka lastik ayakkabıyla yürüdüğüm, okula giderken yağmurlarında ıslanıp, bacası tüten ocağında kurulandığım, rüzgârlarında saçlarımı dalgalandırdı
İKİ YENİ ŞİİRİM - 12/09/2019
Çok değerli hemşehrilerim,
BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.74385.7669
Euro6.37606.4016