Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam250
Toplam Ziyaret837069
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
UN’UN DEĞİRMENDEN GELMESİ
18/08/2015

          Eskiden köylerimizin birçoğunda, akarsu kenarlarında su değirmenleri vardı. Köylüler, buğdaylarını burada öğütürlerdi. Bu değirmenlerin bulunduğu yerlerin arazisi, sarp veya engebeli olduğundan motorlu araçlar ile değirmene gitmek mümkün olmazdı. O zamanlar değirmene at veya eşek ile gidilirdi. Ve bu hayvanların yük taşıma kapasitesi belliydi. O nedenle un çuvalları, ortalama 30–35 kilogram civarında olurdu ve her hayvana iki çuval yüklendiğini düşünürsek, bir değirmen dönüşü, her eve 60–70 kilogram un giriyor demektir.

         Günümüzde ise, bütün köylerimizde olmasa da çok sayıda elektrik enerjisi ile çalışan un değirmenleri bulunmaktadır. Ve un öğütmek için, günümüzde artık at ve eşek yerine traktör gibi, üç tekerlekli ve sepetlikli motosiklet ve kamyonet gibi motorlu araçlar kullanılmaktadır.

           Değirmenden gelen un çuvalı, önce kapının eşiğine indirilir. Burada sıcak un çuvalının soğuması beklenir ve üzerine, evin kadını tarafından seccade örtülür.        Üstüne de tahra, satır ve makas gibi kesici bir demir nesne konulurdu. Kanaatimce seccade (Karaisalı’da “namazla” olarak adlandırılır) una atfedilen kutsallığın veya bereketin bir işareti, demirin buradaki işlevi de, yine Türkler arasında yaşatılan   Şaman inancının Anadolu’da da devam ettirilmesi ve demirin yapısından gelen kutsal koruyuculuk özelliği, bereketli ve dayanıklı olmasıdır.

          Çünkü demir kültü, Ergenekon’dan Çıkış Mitolojisinin Türk halkları arasında çeşitli şekillerde yaşatılmasından dolayı Türklükle bütünleşmiştir.

          Güneş veya ay tutulması esnasında teneke çalınması, kazanın dibinin dövülmesi, tencere kapaklarının birbirine vurulması;

           Loğusa kadını “Alkarısı” basmasın diye yastığının altına bıçak, makas ve tahra gibi kesici demir eşyaların konulması;

          Dolu yağarken saçayağının dışarıya ters olarak bırakılması, bıçak ile dolunun ikiye kesilmesi ve böylece dolunun dineceğine inanılması;

          Nazar değmesin diyerek binaların görünen yerlerine nal asılması;

         Dağda kalan evcil hayvanların kurt ve çakal gibi yırtıcı hayvanlar tarafından zarar görmemesi için, bıçak, makas gibi kesici olan ve kapatılabilen demir aletler üzerine dua okunarak “kurtağzı” bağlanması;

         Eğer vefat eden kimse, kısa sürede toprağa verilemeyecekse veya geceyi evinde geçirmek üzere bekletilecekse ölünün üzerine yine demirden mamul kesici bir aletin konulması, böylelikle ölünün şişmesinin veya kokmasının önlenilebileceğine inanılması; bir başka açıdan bakılınca da üzerine demir bir nesne konularak ölünün kötü ruhlardan korunmasıdır.

         Bütün bunlar, demirin koruyucu özelliğine sığınmaktır ve değirmenden gelen ve sıcaklığını koruyan un çuvalının üzerine bu şekilde demir nesneler konulmasının sebebi de bundandır.

          Ve değirmenden gelen ve sıcaklığını koruyan undan hemen ekmek yapılmaz. Üzerine örtülen ve konulan eşyalarla birlikte en azından akşamdan sabaha kadar soğumaya bırakılır.

          Ayrıca kış hazırlığı için buğday, kuyruk doğmadan değirmende öğütülürse; unun bereketli olacağına inanılır.

 



439 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
YÜZÜNCÜ YILDAN NİCE BİN YILLARA!... - 17/05/2019
19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Paşanın Samsun'a ilk adımını atması;
SANDIĞA GİDERKEN… - 26/03/2019
Türkiye, bu Pazar günü bir daha sandık başında olacak. Zira demokratik yönetişimin temeli seçimlerdir.
OZAN ARİF’İ ANMAK…. - 21/02/2019
Ozanlık geleneği, Türkistan Coğrafyasından Anadolu’ya getirdiğimiz, yeni yerleşilen yurdun dağını-ovasını, ırmağını-deresini, yaylasını-sehilini içine kattığımız bazen Aşık, bazan Şair ve bazen da Ozan dediğimiz gönül ve dil ehlinin Türk Halk Edebiya
SİYASETE VİRGÜL… YAZMAYA DEVAM - 09/02/2019
Türksat uydumuzun uzaya gönderilmesi ile Türkiye, seksenli-doksanlı yıllarda telekomünikasyon alanında hızlı bir atağa geçti. Telefonsuz yerleşim alanı kalmayacak şekilde bir yatırım seferberliği başladı.
TARİH, YİNE Mİ TEKERRÜR EDECEK? - 05/10/2018
Yıl 1994. Türkiye yerel seçimlere gidiyor. Ankara ve İstanbul'da Yerel Yönetimler SHP'de. Ancak, sosyal demokrat kesimde SHP-CHP kavgası var. Merkez sağda DYP-ANAP kavgası, kavganın ötesinde hakaretlerle, iftiralarla bir kampanya yürütülüyor.
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.74385.7668
Euro6.36786.3933