Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam441
Toplam Ziyaret897481
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
UN’UN DEĞİRMENDEN GELMESİ
18/08/2015

          Eskiden köylerimizin birçoğunda, akarsu kenarlarında su değirmenleri vardı. Köylüler, buğdaylarını burada öğütürlerdi. Bu değirmenlerin bulunduğu yerlerin arazisi, sarp veya engebeli olduğundan motorlu araçlar ile değirmene gitmek mümkün olmazdı. O zamanlar değirmene at veya eşek ile gidilirdi. Ve bu hayvanların yük taşıma kapasitesi belliydi. O nedenle un çuvalları, ortalama 30–35 kilogram civarında olurdu ve her hayvana iki çuval yüklendiğini düşünürsek, bir değirmen dönüşü, her eve 60–70 kilogram un giriyor demektir.

         Günümüzde ise, bütün köylerimizde olmasa da çok sayıda elektrik enerjisi ile çalışan un değirmenleri bulunmaktadır. Ve un öğütmek için, günümüzde artık at ve eşek yerine traktör gibi, üç tekerlekli ve sepetlikli motosiklet ve kamyonet gibi motorlu araçlar kullanılmaktadır.

           Değirmenden gelen un çuvalı, önce kapının eşiğine indirilir. Burada sıcak un çuvalının soğuması beklenir ve üzerine, evin kadını tarafından seccade örtülür.        Üstüne de tahra, satır ve makas gibi kesici bir demir nesne konulurdu. Kanaatimce seccade (Karaisalı’da “namazla” olarak adlandırılır) una atfedilen kutsallığın veya bereketin bir işareti, demirin buradaki işlevi de, yine Türkler arasında yaşatılan   Şaman inancının Anadolu’da da devam ettirilmesi ve demirin yapısından gelen kutsal koruyuculuk özelliği, bereketli ve dayanıklı olmasıdır.

          Çünkü demir kültü, Ergenekon’dan Çıkış Mitolojisinin Türk halkları arasında çeşitli şekillerde yaşatılmasından dolayı Türklükle bütünleşmiştir.

          Güneş veya ay tutulması esnasında teneke çalınması, kazanın dibinin dövülmesi, tencere kapaklarının birbirine vurulması;

           Loğusa kadını “Alkarısı” basmasın diye yastığının altına bıçak, makas ve tahra gibi kesici demir eşyaların konulması;

          Dolu yağarken saçayağının dışarıya ters olarak bırakılması, bıçak ile dolunun ikiye kesilmesi ve böylece dolunun dineceğine inanılması;

          Nazar değmesin diyerek binaların görünen yerlerine nal asılması;

         Dağda kalan evcil hayvanların kurt ve çakal gibi yırtıcı hayvanlar tarafından zarar görmemesi için, bıçak, makas gibi kesici olan ve kapatılabilen demir aletler üzerine dua okunarak “kurtağzı” bağlanması;

         Eğer vefat eden kimse, kısa sürede toprağa verilemeyecekse veya geceyi evinde geçirmek üzere bekletilecekse ölünün üzerine yine demirden mamul kesici bir aletin konulması, böylelikle ölünün şişmesinin veya kokmasının önlenilebileceğine inanılması; bir başka açıdan bakılınca da üzerine demir bir nesne konularak ölünün kötü ruhlardan korunmasıdır.

         Bütün bunlar, demirin koruyucu özelliğine sığınmaktır ve değirmenden gelen ve sıcaklığını koruyan un çuvalının üzerine bu şekilde demir nesneler konulmasının sebebi de bundandır.

          Ve değirmenden gelen ve sıcaklığını koruyan undan hemen ekmek yapılmaz. Üzerine örtülen ve konulan eşyalarla birlikte en azından akşamdan sabaha kadar soğumaya bırakılır.

          Ayrıca kış hazırlığı için buğday, kuyruk doğmadan değirmende öğütülürse; unun bereketli olacağına inanılır.

 



454 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE DÜŞÜNÜYORUM?... - 24/11/2019
23 Haziran 2019 İstanbul Seçimlerinin ardından yazdığım Değerlendirme yazımı bir kez daha buradan paylaşmak istiyorum.
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI… - 01/11/2019
Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.
MOTORSİKLETE BİNMEK BIÇAK SIRTINDA YÜRÜMEK GİBİDİR - 18/10/2019
Değerli hemşehrilerim, bu sitede ve bundan önceki dönemlerde Karaisalı Gazetesinde bir köşe yazarı olarak sizlerle birlikte olduk ve olmaya devam ediyoruz.
KARAİSALI ÜZERİNE BİR ŞİİR KLASİĞİ.... - 03/10/2019
Karaisalı, yamaçlarında davar güttüğüm, derelerinde-çaylarında çimdiğim, taşlı-tozlu yollarında “dora” marka lastik ayakkabıyla yürüdüğüm, okula giderken yağmurlarında ıslanıp, bacası tüten ocağında kurulandığım, rüzgârlarında saçlarımı dalgalandırdı
İKİ YENİ ŞİİRİM - 12/09/2019
Çok değerli hemşehrilerim,
BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.74385.7669
Euro6.37606.4016