Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam285
Toplam Ziyaret899991
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
SAYIN VAHİT ŞAHİN’İ KUTLUYORUM.
25/04/2014

 

Karaisalı Haber Sitesinin editörü Sayın Vahit Şahin Beyi kaleme aldığı “Kuvayı Milliye Anma Gününü Unutturmayacağız” yazısı dolayısıyla kutluyorum. Duygu ve düşüncelerine yüzde yüz katıldığımı beyan etmek istiyorum.

Gerçekten Kaymakam Sayın Nevzat Korkmaz zamanındaki anma ve kutlama anlayışından giderek uzaklaşılmış, önce iktidar mensubu siyasi kimlikli şahısların hitabet sahnesine dönüştürülmüş, sonra burada da kalmayarak, meteoroloji şartlarına göre kutlamalar, 1 Nisan’dan alınarak farklı tarihlere monte edilmiştir. Günün anlam ve öneminden ziyade siyasilerin gövde gösterisi yapmasına sanki zemin hazırlanmıştır. Bir başka cepheden bakılınca da eğlence festivaline dönüştürülmeye çalışılmıştır.

Geçtiğimiz yıllarda ilk kez Anma Günü, 1 Nisan’dan 6 Mayıs’a kaydırılmıştı ve o zamanki Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla “Kuvayı Milliye ve Bahar Şenliği” adıyla düzenlenmişti. Yani Kuvayı Milliye Günü, 1 Nisan yerine 6 Mayıs’a kaydırılmış ama amacından saptırılarak kaydırılmıştı.

Bu şekilde bir kutlamanın yanlışlığını anlatmaya çalıştığım ve Karaisalı Gazetesinde “Kuvayı Milliye mi Bahar Şenliği mi?” başlıklı yazı ile duygu ve düşüncelerimi hemşerilerimle paylaşmıştım. Yazının bir bölümünü yine bugün hemşerilerimle paylaşmak istiyorum ki, aynı yanlışlıklara düşmeyelim diye.

“Çukurova’nın Kurtuluşunun ilk ateşi, Sinan Tekelioğlu ve Kuvayı Milliyeci arkadaşları tarafından 1 Nisan 1920 Tarihinde Karaisalı’da yakılmış olduğundan 1 Nisan gününün, Karaisalı’nın geçmişinde özel ve destansı bir yeri vardır.

Bu özel günün önemini, ilk kez Karaisalı Kaymakamı Ahmet Narinoğlu ortaya koymuş, daha sonra, Kaymakam Nevzat Korkmaz zamanında da bu gün, “Kuvayı Milliye Şenliği” adı altında kutlanmaya başlanmış ve bu yıla kadar, bu böyle devam etmiştir.

6 Mayıs günü Karaisalı’ya, “Kuvayı Milliye Şenliğine” gittiğimi zannederek gittim. Meğer biz, Kuvayı Milliye Şenliğine değil, Bahar Şenliğine gitmişiz.

Oysa, kutlama tarihinin değiştirilmesinden bir anlam çıkarmalıydım ama itiraf edeyim bu konuda sınıfta kaldım.

Şenlik alanına kurulan platforma asılan dövizde “Kuvayı Milliye” sözü kuş gözü kadar küçültülmüş, Bahar Şenliği ibaresi ise fil gövdesi gibi büyütülerek gözümüze ve gönlümüze sokulmaya çalışılmıştır.

Vah benim güzel memleketim!

Vah benim Kuvayı Milliye ateşinin yakıldığı, düşman ayağı basmamıştır diye öğündüğüm örnek memleketim!”

27 Nisan Tarihinde kutlanacak olan “Kuvayı Milliye Günü”ne yine bir yanlışlık yapılarak başlanmıştır. Tertip Komitesindeki şahısların eksik bilgilerinden dolayı “Kuvayı Milliye Günü” “Kuvayı Milliye Bayramı” olarak halka duyurulmaktadır. Bayramlar, dini ve milli olmak üzere kutlanmaktadır Türkiye’mizde. Eğer kutlayacağımız Kuvayı Milliye Bayramı ise, bir kurtuluşun sonucu kutlanmalıdır. Oysa Karaisalı’ya düşman hiçbir şekilde girememiştir ve bir düşmandan kurtuluş söz konusu değildir.

1 Nisan 1920 de olan, Kuvayı Milliye Güçlerinin ikindi vakti ilçe merkezine girmesi ve Fransız yanlısı kaymakamın tutuklanıp hizmetdışı bırakılmasıdır. Ve İdareye Kuvayı Milliye Güçlerince el konulmasıdır. Dolayısıyla bir kurtuluş sözkonusu olmadığına göre, 1 Nisan Gününün Bayram olarak kutlanıyor olması yanlıştır. Tarihi gerçeklerin tahrif edilmesidir.

Keşke hazırlık çalışmaları yapılarken ve Tertip Komitesi oluşturulurken Karaisalı’nın Tarihini ve sosyolojik gerçeklerini bilen şahsıların görüş ve bilgisine başvurulmuş olsaydı. Hiç olmazsa böylesine bariz hatalar yaşanmazdı.

Umarım bundan sonraki yıllarda bu hususlarda daha paylaşımcı, herkesin görüş ve düşüncesine itibar edilen bir yapı ile hareket edilir.

İşte bu duyarlılığından dolayı Sayın Vahit Şahin’i kutluyorum. Konunun yanlışlığını ve yapılması gereken doğruları ifade ettiği için…

Bu yıl, böyle oldu ama gelecek yıllarda gerçekten “Kuvayı Milliye Günü” kutlamalarının tarihi gerçeklere göre yapılması için ben de üzerime düşen uyarı ve bilgi transferi için elimden gelen katkıda bulunacağımı beyan ediyorum.

Elbette “adam yerine” konulursam…



1174 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE DÜŞÜNÜYORUM?... - 24/11/2019
23 Haziran 2019 İstanbul Seçimlerinin ardından yazdığım Değerlendirme yazımı bir kez daha buradan paylaşmak istiyorum.
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI… - 01/11/2019
Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.
MOTORSİKLETE BİNMEK BIÇAK SIRTINDA YÜRÜMEK GİBİDİR - 18/10/2019
Değerli hemşehrilerim, bu sitede ve bundan önceki dönemlerde Karaisalı Gazetesinde bir köşe yazarı olarak sizlerle birlikte olduk ve olmaya devam ediyoruz.
KARAİSALI ÜZERİNE BİR ŞİİR KLASİĞİ.... - 03/10/2019
Karaisalı, yamaçlarında davar güttüğüm, derelerinde-çaylarında çimdiğim, taşlı-tozlu yollarında “dora” marka lastik ayakkabıyla yürüdüğüm, okula giderken yağmurlarında ıslanıp, bacası tüten ocağında kurulandığım, rüzgârlarında saçlarımı dalgalandırdı
İKİ YENİ ŞİİRİM - 12/09/2019
Çok değerli hemşehrilerim,
BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716