Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret895923
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
CUMHURİYETİN KADINLARI ERKEK EGEMEN ANLAYIŞA BİAT ETMEYİ SÜRDÜRÜYOR MU?
10/12/2011

Evet, sürdürüyor.

Biat kültürü, hem de kadınlarımız üzerindeki etkisini artırarak ve kadınların önceden elde ettikleri bazı kazanımlarını da yavaş yavaş yok sayarak hükmünü sürdürmektedir.

Bu kanıya nereden vardığımın izahını şöyle yapabilirim.

5 Aralık 1934 Tarihi, Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkının verildiği tarihtir. Bugünün anlam ve önemini kavramada maalesef kadınlarımız sınıfta kalmıştır.

Günün anlamı nedeniyle Atatürk Anıtına konulan birkaç çelenk gördüm. Türk Kadınlar Birliği, İş Kadınları Derneği, Baro ve Siyasi Partilerin Kadın Kolları, Sendika, Dernek, Oda gibi Sivil Toplum Kuruluşlarının kadın üyelerini bu özel günde göremedim.

Sonra kentimizde yayınlanan yerel gazetelerde köşe yazıları bulunan kadın yazarlarımızın hiçbiri bu konuyu gündemine aynı gün almadı. Acaba yarın mı değinirler düşüncesiyle 6 ve 7 Aralık tarihli gazeteleri takip ettim, ama “Acaba?” düşüncem boşlukta kaldı.

Zaman zaman İnönü Parkında birkaç kadının, onlarca pankartla yaptıkları gösterilerde yer alanların neden 5 Aralık Günü aynı eylem veya gösteriyi yapmadıklarını düşündüm. Gerçi İnönü Parkında yapılan o gösterilerde “Kadına Şiddete Son” veya “Ayrımcılığa Son” gibi gerekçelerin ardında bölücü terör örgütünün örtülü veya açık propagandası yapıldığını hepimiz bilmekteyiz.

O nedenle, Onlardan 5 Aralık Gününde Atatürk’e şükran duyma gibi bir ulvi düşünce veya vefayı beklemek saflıktır. Onu da bir kenara yazarak 1934 ‘lü yıllara dönmek istiyorum.

Türk kadını, özlemini çektiği haklarına sahip olmada Atatürk’ün güçlü desteğini almış, Avrupalı kadınların önüne geçmiştir.

Örneğin, İtalya’da kadınlar, 1948 yılında seçimlere girebilmiştir. Japon kadınları 1950 yılında, İsviçreli kadınlar ise 1971 yılında seçme ve seçilme hakkını alabilmiştir. Türk kadını ise, 1935 Seçimlerinde Milletvekili seçilerek TBMM’de yer almıştır.

Mustafa Kemal Paşa, daha Cumhuriyetin İlanından aylarca önce yani 30 Mart 1923 de Vakit Gazetesinde yayınlanan beyanatında;

“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça öteki yarısı göklere yükselebilsin?” diyerek kadın-erkek eşitliğinin öneminden söz etmiştir ve hedef koymuştur.

Gazi Mustafa Kemal Paşanın girişimleriyle Türk kadınına 1930 yılında Belediye Seçimlerinde seçme, 1933 de çıkarılan Köy kanunu ile Muhtar seçme ve Köy İhtiyar Heyetine seçilme hakkı tanınmıştır. 5 Aralık 1934 Tarihinde de Anayasada yapılan bir değişiklikle de Türk Kadınına, Milletvekili seçme ve seçilme yolu açılmıştır.

Atatürk hayatta iken yapılan bu son seçimde, (1935 Seçimleri ) 18 kadın Milletvekili seçilmiştir. Bu 18 kadının Yüce Meclisin çalışmalarına ne ölçüde katkıda bulundukları Meclis Tutanaklarında dileyenlerin inceleme ve araştırmalarına açıktır.

Her olay veya gelişme, kendi tarihi seyri içinde değerlendirilmelidir. Dünyanın o günkü demokrasi anlayışı içinde 18 kadını Milletvekili yapmak gerçekten bir devrim, bir dönüşümdür. Hele Avrupa’daki kadın hakları göz önüne getirildiğinde bu olayın mana ve ehemmiyeti daha iyi anlaşılır.

Bugünkü TBMM’deki kadın parlamenter sayımızı 1934’lerle kıyaslarsak gerçekten kadınlarımız, haklarını savunma noktasında sınıfta kalmıştır.

Bugün Adana’mızı Ankara’da 14 Milletvekilimiz temsil etmektedir ve bunlardan sadece biri kadındır. İşte erkek egemenliğinin en sıcak örneği bu şehirde sergilenmektedir. Gerçi 14 Milletvekilini tamamı kadın olsa ne yazar ki? Siyaseten kadınlarımız, kendi önlerini açamadıktan ve hak ederek, mücadele vererek, dikenli ve zahmetli yolları katederek seçilemediklerine ve bir yerlerden birilerinin onayı ile Milletvekili listelerinde yer aldıklarına göre kazanmak veya seçilmek… Sonuca baktığımızda değişen ve kazanılan bir şey olmadığını düşünüyorum.

Yani?.... Yani son zamanlarda geçmişin aşırı solcusu ve bugün kendilerine liberal aydın diyenlerin moda söylemiyle kadınlarımız üzerinde, erkek egemen vesayet devam etmektedir.

Ve kadınlarımız ve aydınlarımız da susmaya, görmemeye…

 



1088 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE DÜŞÜNÜYORUM?... - 24/11/2019
23 Haziran 2019 İstanbul Seçimlerinin ardından yazdığım Değerlendirme yazımı bir kez daha buradan paylaşmak istiyorum.
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI… - 01/11/2019
Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.
MOTORSİKLETE BİNMEK BIÇAK SIRTINDA YÜRÜMEK GİBİDİR - 18/10/2019
Değerli hemşehrilerim, bu sitede ve bundan önceki dönemlerde Karaisalı Gazetesinde bir köşe yazarı olarak sizlerle birlikte olduk ve olmaya devam ediyoruz.
KARAİSALI ÜZERİNE BİR ŞİİR KLASİĞİ.... - 03/10/2019
Karaisalı, yamaçlarında davar güttüğüm, derelerinde-çaylarında çimdiğim, taşlı-tozlu yollarında “dora” marka lastik ayakkabıyla yürüdüğüm, okula giderken yağmurlarında ıslanıp, bacası tüten ocağında kurulandığım, rüzgârlarında saçlarımı dalgalandırdı
İKİ YENİ ŞİİRİM - 12/09/2019
Çok değerli hemşehrilerim,
BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.74475.7678
Euro6.36946.3949