Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam419
Toplam Ziyaret897459
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
‘Arka bahçe’nin İslamcılığından ‘arka bahçe’nin Kürtçülüğüne
16/05/2013
ÇOK DEĞERLİ DOSTLARIM, AŞAĞIDA OKUYACAĞINIZ YAZI, BUGÜN GELDİĞİMİZ YERE, NEREDEN VE NASIL GELDİĞİMİZİ O KADAR MÜKEMMEL ANLATIYOR Kİ, YAZARINI YÜREKTEN TEBRİK EDİYORUM BİR TÜRK VE TÜRKÇÜ DÜNYA GÖRÜŞÜNE SAHİP BİR YURTTAŞ OLARAK…VE ALTINA BİNLERCE KEZ İMZAMI ATABİLECEĞİM BU YÜREK SIZLATAN YAZIYI SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM…
 
‘Arka bahçe’nin İslamcılığından ‘arka bahçe’nin Kürtçülüğüne
 
Bir yılı aşkındır her gün vites büyüterek hız alan ‘açılım süreci’, dağdaki katillerin ellerini kollarını sallayarak kan döktükleri sınırlarımızı terk ediyorlar, üstelik bizzat Başbakan güvencesiyle. Baklava çalan çocukların mahkûm olduğu ülkemizde, yüzlerce insanı katleden PKK’lı katiller devletin boşalttığı sınırlardan geçip gidiyorlar, Askeriyenin, MİT’in, Savcıların, Emniyetin, Valilerin, Kaymakamların gözlerinin önünde. 
 
Tam bir ‘turnusol zamanı’nın içinden geçiyoruz. Bu ‘turnusol zamanı’nın açığa çıkardığı en çarpıcı gerçeklerden birisi de bir zamanların İslâmcılarının Türkiye’ye, Türk kavramına ve Türk ismine karşı içlerinde besledikleri ve bu zamanlarda kustukları kin ve nefret.
 
Bu nesil Türkiye’de İslâmcılar dediğimiz nesildi. 
Hasan el Bennâ’danSeyyitKutub’a, Teymiyye’denAbduh’a, Afgâni’den R. Groudy’ye kadar ne kadar düşünür varsa kitaplarını okuyup bu kitaplarla Türkiye’deki İslâmcılık üzerine hayaller kuran, çok hukukluluk kavramlarını tedâvüle sokan, sonra RogerGroudy’nin yazdıklarıyla düşünüp, Groudy İstanbul’a geldiğinde ona fıkhın abdeste dâir teferruat sorularını yönelten, İran’da devrim olduğunda heyecandan tir tir titreyerek ve harıl harıl İran menşei İslâmî yayınları okuyan ve bunları bu ülkeye adapte etmeğe çalışan zavallı bir nesildi o nesil.
 
‘Arka bahçe’nin çocuklarıydı onlar.
O bahçede, zihinleri, gönülleri, tefekkürleri bu ülkeden, bu topraklardan, bu tarihten, bu dilden, yani Türk olmaktan uzak iklimde büyüdüler. Arjantin’de üç tane Müslüman’ın peşine takılıp gittiler ama bir gün olsun Doğu Türkistan’ı ya da başka bir Türk coğrafyasını görmediler, duymadılar, gözlerini ve gönüllerini o mazlum coğrafyalara çevirmediler. Çünkü o bahçenin siyâsî mimarları ve eğitimcilerinin de Türk kavramıyla ve Türk olmakla derin problemleri vardı.
Üzerinde beyaz fistanı, başında sarığı, ayağında sandaleti, azâd edilmiş sakallarıyla gördükleri her fâniye gıpta ettiler, benzerî her siyâsînin dizinin dibine çöktüler, isminin önünde -el- takısı olan her isme benzeri şekillerde tabasbus ettiler.
Türk’ü tahfif ettiler, tahkir ettiler, telâffuz dahi etmediler.
 
O ‘arka bahçe’nin çocukları sonunda iktidar oldular. On yıldır ayaklarının basmadığı bu ülkeyi ‘derin stratejiler’le yönetiyorlar.
 
O ‘arka bahçe’nin İslâmcı çocukları artık ‘arka bahçe’nin Kürtçüleri oldular.
 
Kırk yıldır “milliyetçilik İslâm’a mugâyirdir” diyen o çocuklar şimdi Kürtçülük yapıyorlar. Kırk yıldır ümmetçilik rüyâsı gören o çocuklar artık Kürtçülük yapıyorlar. Kırk yıldır  “İslâm barış dinidir” diyen o çocuklar şimdi PKK’ya ve Kürtçülüğe medhiyeler düzüyorlar. Çocuklarımızı öldüren dağdaki sırtlan sürüsünün bu cinayetlerine ideolojik kılıflar giydiriyorlar. İslâmcıların Türk milliyetçiliğiyle her zaman bir derdi olduğunun bütün tezâhürlerini sergiledikleri bugünlerde hiç utanmadan, hiç arlanmadan, hiç hâyâ etmeden, hiç yüzleri kızarmadan Türk milliyetçiliğinin İslâm’la her zaman bir derdi olduğunu söylüyorlar. Zenci Musa’nın tırnağındaki kir etmeyenler, kirli ağızlarından Türk’e kin kusuyorlar...
Kırk yılın İslâmcı çocukları, yeni fark ettikleri etnik kimlikleriyle bu ülkeye ihanet ediyorlar.
 
Ve ağızlarında hep aynı sakızı patlatıyorlar,  “Çanakkale’de biz de savaştık”, denize bir damla işeyince “deniz benim” diyen şeytan gibi... Çanakkale’de savaşan diğer Müslümanların terbiyesinden yoksunlar, asâletinden yoksunlar, imanlarından yoksunlar, edeplerinden yoksunlar, ahlâklarından yoksunlar...
 
Hayatları boyunca Türk düşünce tarihinden bir tek satır bile okumayan bu ‘arka bahçe’nin İslâmcı çocukları artık mâbâdlarından uydurdukları Kürt tarihinden bahsediyorlar.
 
Kaddafi’nin çadırında mâruz kaldıkları hakâret karşısında dili tutulan ‘arka bahçe’nin İslâmcı çocuklarının Türk’e hakaret ederken dilleri çözülüyor. Çünkü siyâsî iktidar on yıldır onlara bu zemini sağlıyor, “gün bugündür kusun kininizi” diyor...
Sırası gelmişken bir soru da Genelkurmay Başkanlığı’na soralım:
“Çanakkale’de ölen Kürtlerin tek tek isimleri ve sayıları nedir?” 
Bunu açıklayın kamuoyuna da millet olarak diyetimizi toplayıp ödeyelim, kapatalım bu hesabı. Bizim verecek toprağımız yok, ama bedel ödeyebiliriz. Her Türk çocuğu Ömer Seyfettin’in ‘Diyet’ hikayesini okumuştur çünkü.



1735 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE DÜŞÜNÜYORUM?... - 24/11/2019
23 Haziran 2019 İstanbul Seçimlerinin ardından yazdığım Değerlendirme yazımı bir kez daha buradan paylaşmak istiyorum.
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI… - 01/11/2019
Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.
MOTORSİKLETE BİNMEK BIÇAK SIRTINDA YÜRÜMEK GİBİDİR - 18/10/2019
Değerli hemşehrilerim, bu sitede ve bundan önceki dönemlerde Karaisalı Gazetesinde bir köşe yazarı olarak sizlerle birlikte olduk ve olmaya devam ediyoruz.
KARAİSALI ÜZERİNE BİR ŞİİR KLASİĞİ.... - 03/10/2019
Karaisalı, yamaçlarında davar güttüğüm, derelerinde-çaylarında çimdiğim, taşlı-tozlu yollarında “dora” marka lastik ayakkabıyla yürüdüğüm, okula giderken yağmurlarında ıslanıp, bacası tüten ocağında kurulandığım, rüzgârlarında saçlarımı dalgalandırdı
İKİ YENİ ŞİİRİM - 12/09/2019
Çok değerli hemşehrilerim,
BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.74385.7669
Euro6.37606.4016