Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam247
Toplam Ziyaret837066
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
‘Arka bahçe’nin İslamcılığından ‘arka bahçe’nin Kürtçülüğüne
16/05/2013
ÇOK DEĞERLİ DOSTLARIM, AŞAĞIDA OKUYACAĞINIZ YAZI, BUGÜN GELDİĞİMİZ YERE, NEREDEN VE NASIL GELDİĞİMİZİ O KADAR MÜKEMMEL ANLATIYOR Kİ, YAZARINI YÜREKTEN TEBRİK EDİYORUM BİR TÜRK VE TÜRKÇÜ DÜNYA GÖRÜŞÜNE SAHİP BİR YURTTAŞ OLARAK…VE ALTINA BİNLERCE KEZ İMZAMI ATABİLECEĞİM BU YÜREK SIZLATAN YAZIYI SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM…
 
‘Arka bahçe’nin İslamcılığından ‘arka bahçe’nin Kürtçülüğüne
 
Bir yılı aşkındır her gün vites büyüterek hız alan ‘açılım süreci’, dağdaki katillerin ellerini kollarını sallayarak kan döktükleri sınırlarımızı terk ediyorlar, üstelik bizzat Başbakan güvencesiyle. Baklava çalan çocukların mahkûm olduğu ülkemizde, yüzlerce insanı katleden PKK’lı katiller devletin boşalttığı sınırlardan geçip gidiyorlar, Askeriyenin, MİT’in, Savcıların, Emniyetin, Valilerin, Kaymakamların gözlerinin önünde. 
 
Tam bir ‘turnusol zamanı’nın içinden geçiyoruz. Bu ‘turnusol zamanı’nın açığa çıkardığı en çarpıcı gerçeklerden birisi de bir zamanların İslâmcılarının Türkiye’ye, Türk kavramına ve Türk ismine karşı içlerinde besledikleri ve bu zamanlarda kustukları kin ve nefret.
 
Bu nesil Türkiye’de İslâmcılar dediğimiz nesildi. 
Hasan el Bennâ’danSeyyitKutub’a, Teymiyye’denAbduh’a, Afgâni’den R. Groudy’ye kadar ne kadar düşünür varsa kitaplarını okuyup bu kitaplarla Türkiye’deki İslâmcılık üzerine hayaller kuran, çok hukukluluk kavramlarını tedâvüle sokan, sonra RogerGroudy’nin yazdıklarıyla düşünüp, Groudy İstanbul’a geldiğinde ona fıkhın abdeste dâir teferruat sorularını yönelten, İran’da devrim olduğunda heyecandan tir tir titreyerek ve harıl harıl İran menşei İslâmî yayınları okuyan ve bunları bu ülkeye adapte etmeğe çalışan zavallı bir nesildi o nesil.
 
‘Arka bahçe’nin çocuklarıydı onlar.
O bahçede, zihinleri, gönülleri, tefekkürleri bu ülkeden, bu topraklardan, bu tarihten, bu dilden, yani Türk olmaktan uzak iklimde büyüdüler. Arjantin’de üç tane Müslüman’ın peşine takılıp gittiler ama bir gün olsun Doğu Türkistan’ı ya da başka bir Türk coğrafyasını görmediler, duymadılar, gözlerini ve gönüllerini o mazlum coğrafyalara çevirmediler. Çünkü o bahçenin siyâsî mimarları ve eğitimcilerinin de Türk kavramıyla ve Türk olmakla derin problemleri vardı.
Üzerinde beyaz fistanı, başında sarığı, ayağında sandaleti, azâd edilmiş sakallarıyla gördükleri her fâniye gıpta ettiler, benzerî her siyâsînin dizinin dibine çöktüler, isminin önünde -el- takısı olan her isme benzeri şekillerde tabasbus ettiler.
Türk’ü tahfif ettiler, tahkir ettiler, telâffuz dahi etmediler.
 
O ‘arka bahçe’nin çocukları sonunda iktidar oldular. On yıldır ayaklarının basmadığı bu ülkeyi ‘derin stratejiler’le yönetiyorlar.
 
O ‘arka bahçe’nin İslâmcı çocukları artık ‘arka bahçe’nin Kürtçüleri oldular.
 
Kırk yıldır “milliyetçilik İslâm’a mugâyirdir” diyen o çocuklar şimdi Kürtçülük yapıyorlar. Kırk yıldır ümmetçilik rüyâsı gören o çocuklar artık Kürtçülük yapıyorlar. Kırk yıldır  “İslâm barış dinidir” diyen o çocuklar şimdi PKK’ya ve Kürtçülüğe medhiyeler düzüyorlar. Çocuklarımızı öldüren dağdaki sırtlan sürüsünün bu cinayetlerine ideolojik kılıflar giydiriyorlar. İslâmcıların Türk milliyetçiliğiyle her zaman bir derdi olduğunun bütün tezâhürlerini sergiledikleri bugünlerde hiç utanmadan, hiç arlanmadan, hiç hâyâ etmeden, hiç yüzleri kızarmadan Türk milliyetçiliğinin İslâm’la her zaman bir derdi olduğunu söylüyorlar. Zenci Musa’nın tırnağındaki kir etmeyenler, kirli ağızlarından Türk’e kin kusuyorlar...
Kırk yılın İslâmcı çocukları, yeni fark ettikleri etnik kimlikleriyle bu ülkeye ihanet ediyorlar.
 
Ve ağızlarında hep aynı sakızı patlatıyorlar,  “Çanakkale’de biz de savaştık”, denize bir damla işeyince “deniz benim” diyen şeytan gibi... Çanakkale’de savaşan diğer Müslümanların terbiyesinden yoksunlar, asâletinden yoksunlar, imanlarından yoksunlar, edeplerinden yoksunlar, ahlâklarından yoksunlar...
 
Hayatları boyunca Türk düşünce tarihinden bir tek satır bile okumayan bu ‘arka bahçe’nin İslâmcı çocukları artık mâbâdlarından uydurdukları Kürt tarihinden bahsediyorlar.
 
Kaddafi’nin çadırında mâruz kaldıkları hakâret karşısında dili tutulan ‘arka bahçe’nin İslâmcı çocuklarının Türk’e hakaret ederken dilleri çözülüyor. Çünkü siyâsî iktidar on yıldır onlara bu zemini sağlıyor, “gün bugündür kusun kininizi” diyor...
Sırası gelmişken bir soru da Genelkurmay Başkanlığı’na soralım:
“Çanakkale’de ölen Kürtlerin tek tek isimleri ve sayıları nedir?” 
Bunu açıklayın kamuoyuna da millet olarak diyetimizi toplayıp ödeyelim, kapatalım bu hesabı. Bizim verecek toprağımız yok, ama bedel ödeyebiliriz. Her Türk çocuğu Ömer Seyfettin’in ‘Diyet’ hikayesini okumuştur çünkü.



1720 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
YÜZÜNCÜ YILDAN NİCE BİN YILLARA!... - 17/05/2019
19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Paşanın Samsun'a ilk adımını atması;
SANDIĞA GİDERKEN… - 26/03/2019
Türkiye, bu Pazar günü bir daha sandık başında olacak. Zira demokratik yönetişimin temeli seçimlerdir.
OZAN ARİF’İ ANMAK…. - 21/02/2019
Ozanlık geleneği, Türkistan Coğrafyasından Anadolu’ya getirdiğimiz, yeni yerleşilen yurdun dağını-ovasını, ırmağını-deresini, yaylasını-sehilini içine kattığımız bazen Aşık, bazan Şair ve bazen da Ozan dediğimiz gönül ve dil ehlinin Türk Halk Edebiya
SİYASETE VİRGÜL… YAZMAYA DEVAM - 09/02/2019
Türksat uydumuzun uzaya gönderilmesi ile Türkiye, seksenli-doksanlı yıllarda telekomünikasyon alanında hızlı bir atağa geçti. Telefonsuz yerleşim alanı kalmayacak şekilde bir yatırım seferberliği başladı.
TARİH, YİNE Mİ TEKERRÜR EDECEK? - 05/10/2018
Yıl 1994. Türkiye yerel seçimlere gidiyor. Ankara ve İstanbul'da Yerel Yönetimler SHP'de. Ancak, sosyal demokrat kesimde SHP-CHP kavgası var. Merkez sağda DYP-ANAP kavgası, kavganın ötesinde hakaretlerle, iftiralarla bir kampanya yürütülüyor.
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.74385.7668
Euro6.36786.3933