Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam247
Toplam Ziyaret837066
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
SEÇİM SONUÇLARINI DEĞERLENDİRMEK
26/06/2018


                        

24 Haziran 2018 seçimlerinin üç kazananı oldu.

 

Recep Tayyip Erdoğan, Muharrem İnce ve Meral Akşener…

 

Recep Tayyip Erdoğan, ilk turda seçilerek “Cumhurbaşkanlığı Seçim Sistemi” adıyla topluma sunulan, gerçekte ise Başkanlık sistemi olan yeni bir rejimin kapısını araladı bu seçim sonucunda. Bunun devamı gelecek ve 2023 e varmadan bugüne kadar savunarak ve yaşayarak geldiğimiz Cumhuriyet değerlerinin tamamı toplum hayatımızdan silinecektir. Yeni Akit Gazetesi, 26 Haziran sayısında bunu sürmanşetten “2023 HEDEFİNİN ÖNÜ AÇILDI” şeklinde verdi.

 

Dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan, aldığı bu başarılı sonuç ile “kurbağa pişirme” yönteminde bugüne kadar uyguladığı eylemi, kazanın altına biraz daha odun atarak ateşi harlandıracak ve 2023 den önce gizli tuttuğu portföyündeki rejim değişikliğini gerçekleştirecektir.

 

İkinci kazanan ise, kuşkusuz Muharrem İnce’dir. Türk Siyasi hareketine yeni bir aktör olarak girmiştir. Bülent Ecevit’ten sonra meydanları dolduran, halka dokunan, sıcak temas kuran, halktan ve halkın içinden gelen yeni bir yüz, yeni bir umut olarak siyaset tarihimizdeki yerini almıştır. Bundan sonraki süreçte de Muharrem İnce’yi siyasi arenada görmeye, takip etmeye devam edeceğiz. Çünkü, her kesimi kucaklayan bir prototip olmuştur.

 

Bu seçimlerin bir başka kazananı ve siyasetin merkezine damga vuranı da, Meral Akşener ve liderliğindeki İYİ Partidir. Seçimlerden çok kısa bir süre önce kurulan –bütün engellemelere rağmen kurulan- seçimlere katılan, yazılı ve görsel medyada yok sayılan, Muharrem İnce’ye meydanlarda yüklenirken Meral Akşener ve Partisini görmezden, ağzına almayan Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen %10 barajını aşarak Mecliste sandalye kazanan İYİ Parti, elbette bu seçimin bir başka kazananı olmuştur. 

 

Ve Meral Akşener, Cumhuriyet tarihimizde, cesaretin ve azmin bir simgesi olarak ve bir kadın olarak Cumhurbaşkanlığı adaylığında topluma özgüven aşılamıştır. Özellikle kadınlarımıza, demokratik yaşamımızda yer açılabileceği gerçeğini göstermiştir. Başarılı bir seçim çalışması yapmış ve hep altını çizerek konuştuğumuz gibi adil olmayan bir yarıştan yenilmeden başararak çıkmıştır.

 

Bu seçimin kaybedeni var mıdır?

 

Bana göre yoktur. AKP nin %42 bandına düşmesi, oy kaybetmesi anlamına gelmez. İYİ Parti kurulduğunda ve sonraki aşamada MHP’nin nerdeyse üçte ikisi İYİ Parti saflarında yer almışken ve bütün tahminlerde MHP nin %5-6 bandında olacağı öngörülürken %11 lerde kalması; AKP nin seçmen desteğiyle gerçekleşmiştir. MHP seçmeni Cumhurbaşkanlığında Recep Tayyip Erdoğan’a, AKP seçmeni de Milletvekilliğinde kademeli ve bilinçli olarak MHP ye oy vermiştir. Böylece iki taraf da kazanmıştır. Gerçekten AKP nin, 7 Haziran seçiminde olduğu gibi oy kaybına uğradığı söylenemez. AKP seçmeni, belli yerlerde yukarıdan verilen talimatlarla mobilize edilmiştir.

 

CHP nin, Milletvekilliği seçiminde %22 civarında oy aldığı görülmektedir. 7 Haziran ve 1 Kasım Seçimlerindeki çıtayı tutturamadığını söylemek siyaseten kolaydır ama bana göre gerçek öyle değildir. CHP seçmeni, bu seçimde AKPnin tabanından oy alabileceğini öngördüğü İYİ Partiye destek vermiştir. Bu destek de, belli yörelerde gerçekleşmiştir bilinçli olarak. Ama görülmüştür ki, İYİ Parti ve Saadet Partisi, AKP tabanından oy devşirememiştir. 

 

Bütün ekonomik sıkıntılara, döviz yükselmelerine, ithalat-ihracat dengesizliğine rağmen AKP seçmeni, dindarlık ve muhafazakârlığın da ötesinde mutaassıplaştırılarak bloke edilmiştir.

 

Bu seçimin bir başka kaybetmeyeni de HDP olmuştur. HDP, 1 Kasım seçiminde aldığı oyları aynen korumuş ve Milletvekili sayısını da artırmıştır. HDP de, baraj konusunda çok konuşulmuştur ve barajı aşamayacağı doğrultusunda bir kamuoyu algısı yaratılmaya çalışılmıştır iktidar çevrelerince. Hatta CHP Yöneticilerinin HDP ye destek verilmesi konusunda yönlendirmede bulundukları açık açık söylenmiştir ama durum hiç de öyle olmamıştır.

 

Bu seçimde ve bundan önceki 7 Haziran seçimlerinde HDP barajı aşarken CHP seçmeninin değil, FETÖ Örgütünün desteğini alarak baraj engeline takılmadan Parlamentoda 67 Milletvekili ile yerini almıştır. FETÖ’nün buradaki stratejisi, HDP nin barajı aşarsa, Güneydoğu ve Doğu Anadoludan AKP ye çok sayıda Milletvekili yazılamayacağı doğrultusunda olmuştur. Ve bu strateji, 7 Haziranda ve 24 Haziranda tutmuştur.

 

Evet, bu seçimlerin kazananı vardır, kaybedeni yoktur ama ileride yazılacak demokrasi tarihimizde kendisine özel sayfalar açılacak bir demokrasi yiğidi vardır: Kemal KILIÇDAROĞLU… 

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 22 Nisanda aldığı bir karar ile seçimlere girmesi engellenen İYİ Partiye, 15 Milletvekili vererek ve Mecliste Grup kurmasını sağlayarak İYİ Partiye kurulan kumpası boşa çıkarmıştır. İktidar çevrelerinin beklemediği bir atak ile bir çirkin oyunu bozmuştur. Dünyada ve demokrasinin ileri derecede uygulandığı ülkeler nezdinde ülkemizin onurunu kurtarmıştır. Demokrasi tarihimize kara bir leke olarak yazılacak bu olumsuzluğu bertaraf etmiştir.

 

İşte İYİ Parti seçime girdi, toplumdaki karşılığını gördü ve seçime girmesiyle de dünyanın sonu olmadığını gösterdi. Neden antidemokratik engellemelere başvurulur ki?….

 

Netice itibariyle Türkiye bir seçimi daha geride bıraktı. Bundan sonra başka seçimler olur mu bilmiyorum. Bildiğim tek şey, "kurbağa pişirme" yönteminin devam edeceği ve toplumun buna sindire sindire alıştırılacağı... Zaten bu toplumda da buna "hayır" diyecek bir refleks kalmamıştır. o nedenle "hayırlısı olsun" demek içimden gelmiyor bir Cumhuriyet çocuğu olarak. Milletimizin geldiği veya getirildiği bu noktada dileğim ve duam şudur sadece : TANRI TÜRKÜ KORUSUN!

 



497 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
YÜZÜNCÜ YILDAN NİCE BİN YILLARA!... - 17/05/2019
19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Paşanın Samsun'a ilk adımını atması;
SANDIĞA GİDERKEN… - 26/03/2019
Türkiye, bu Pazar günü bir daha sandık başında olacak. Zira demokratik yönetişimin temeli seçimlerdir.
OZAN ARİF’İ ANMAK…. - 21/02/2019
Ozanlık geleneği, Türkistan Coğrafyasından Anadolu’ya getirdiğimiz, yeni yerleşilen yurdun dağını-ovasını, ırmağını-deresini, yaylasını-sehilini içine kattığımız bazen Aşık, bazan Şair ve bazen da Ozan dediğimiz gönül ve dil ehlinin Türk Halk Edebiya
SİYASETE VİRGÜL… YAZMAYA DEVAM - 09/02/2019
Türksat uydumuzun uzaya gönderilmesi ile Türkiye, seksenli-doksanlı yıllarda telekomünikasyon alanında hızlı bir atağa geçti. Telefonsuz yerleşim alanı kalmayacak şekilde bir yatırım seferberliği başladı.
TARİH, YİNE Mİ TEKERRÜR EDECEK? - 05/10/2018
Yıl 1994. Türkiye yerel seçimlere gidiyor. Ankara ve İstanbul'da Yerel Yönetimler SHP'de. Ancak, sosyal demokrat kesimde SHP-CHP kavgası var. Merkez sağda DYP-ANAP kavgası, kavganın ötesinde hakaretlerle, iftiralarla bir kampanya yürütülüyor.
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.74385.7668
Euro6.36786.3933