Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam140
Toplam Ziyaret834880
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
ORUCA DAİR DUYARLIKLAR
19/07/2012

 

 

 

 

 

 Manilerin dile geldiği, davulun-zurnanın elele verip sokaklarımızı doldurduğu, içerisinde “Bin aydan hayırlı Kadir Gecesi”nin bulunduğu mübarek Ramazan Ayını, onbir ayın sultanı olarak nitelendiren ve inanç sisteminde Ona çok özel bir yer ayıran Türk Milleti, bu güzel ayı, sultanlara yaraşır bir şekilde, köklü hazırlıklar yaparak, coşku ve heyecanla karşılar. 

Huzur ve sükunun konulmadık adı olan bu müstesna ay; gönüller yapmak, gönüller onarmak yolunda atılacak adımlar için fırsatların en güzelidir.

 Ramazan Ayı, daha çok acıdığımız, daha çok sevdiğimiz, dargınlığı-kırgınlığı bir kenara attığımız; yardımlaşma duygusunu doruklara çıkardığımız, “Veren el, alan elden hayırlıdır” kavlince daha çok verdiğimiz, daha çok vermeye gayret ettiğimiz bir aydır.

 Ramazan Ayı, çocukluğumuzu yeniden yaşadığımız, anne ve babalarımıza “Beni de sahura kaldırın” diye yalvardığımız, tuttuğumuz orucu, büyüklerimize küçük harçlıklar karşılığı satmanın mutluluğunu duyduğumuz, büyüklerimizle birlikte camilere koştuğumuz, Teravih Namazını kılarken her Fatiha sonunda yüksek sesle ve diğer çocuklarla yarışırcasına “Amin” demenin dayanılmaz tadına vardığımız çocukluğumuzun nostaljik günleridir. 

 Kavuşma saadetine eriştiğimiz bu ay, ayların en bereketlisidir. Hangi mevsimde olursa olsun, çarşılar-pazarlar daha bir canlanır, iftar ve sahur sofralarımız, sair aylardan farklı olarak daha değişik yemeklerle, türlü türlü meyve ve sebzelerle donanır.

 Bu ayda, insanlarımızın çehresinde tebessüm meltemleri eser, kötümser düşünceler, hırslı gölgeler silinip yok olur. Hoşgörü kapıları ardına dek açılır. Ve oruçlu insan, bu yüzden kendisiyle ve çevresiyle sürekli bir barış halindedir.

 Zira oruç, sadece gün boyunca salt aç kalmak, susuz kalmak, her türlü gıdadan uzak durmak demek değildir.

 Oruç, harama el uzatmamak, kalbi bulandırıcı ve ilahi aydınlıktan uzaklaştırıcı tutumlara girmemektir.

 Oruç, yalan söylememek, bozgunculukta bulunmamak, dedikodu yapmamak, küfür etmemek ve bu tür konuşmaları dinlememektir.

 Oruç, geçimini başkalarına haksızlık ve zulüm ederek sağlamamak, hatta ve hatta helal kazanılmış malı dahi gerektiğinden fazla harcamamak, israftan kaçınmaktır. 

Yani kısaca, bir arada, birlikte, barış içinde yaşamanın anlamı olan “Eline, Diline, Beline” sahip olmaktır.

Oruç, kendimize dönmek, kendimizle hesaplaşmak,, kendimizi öğrenmek, kendimizden yola çıkarak insanlığın manasını anlamak için bir güzel sebep, bir bulunmaz fırsattır.

Oruç, yüksek ateşte tavlanmış ve yüksek seviyede söylenmiş görkemli bir şiirdir. Nasıl ki, güzel şiir; yoğun duygunun, ritmik ahengin ve kelimelerin gizemli dansının bir sonucu ise, oruç da sevginin, merhametin, tahammülün, insan katında olgunlaştığı ve meyvesinin alındığı, mevsimine göre kısa ve uzun bir günün bilançosudur. 

Oruçlu insan, oruçlu bulunduğu saatlerde ve oruçlu olduğu günlerde açlığın, susuzluğun ne demek olduğunu daha iyi idrak ederek, iğneyi kendisine batırdığında çuvaldızın başkalarına vereceği elem ve ıstırabın bilincine varır. 

Ve böylece kişinin idrak ve yüreğinde, toplum içinde başkalarına acıma, düşkünlere, çaresizlere, muhtaçlara, öksüz ve yetimlere yardımda bulunma duygusu ön plana çıkar. Bu sayede kişiler arasında sevgi ve saygı artacağından hoşgörü ufkumuz genişler, “Yaratan’dan ötürü yaratılan” daha çok sevilir, toplum hayatımızdan “Ben” fikri uzaklaşır, yerinde “Biz” düşüncesi boy verip gelişir.

Oruç, metanettir, mütevazılıktir, sabırdır. Oruçlu insan, sabretmenin, dayanıklı olmanın potasında eritir gönlünü. Çünkü o, geniş kanatları ile bütün bir gökyüzünü kucaklayan beyaz bir kartal gibi “Benlik” sınırını aşarak, “Bizlik” evrenine ulaşmıştır. Artık onun için, başkalarının sevincine sevinmek, üzüntüsüne ortak olmak bir yaşam biçimidir, bir var olma sebebidir.

Oruç, küçüklere sevgi ve merhamet, büyüklere saygı ve hürmet, konu komşuya, hısım akrabaya, tanıdık-tanımadık cümle âleme karşılıksız duyulan bir muhabbettir.

Oruç, bir çağlayan halinde huzur ve sükun köpükleri saçan, yüksek kayaların pürüzlerini beyaz köpükleriyle aşındırıp cilalayan, dibinde temiz ve beyaz çakıl taşları görünen berrak bir ırmaktır. Bu berrak ve temiz ırmaktan bir damla tadanın yüreği temiz, yüzü temiz, işi temiz, yaşantısı temiz olur. Bu ırmağın kıymetini bilen, ondan yararlanan toplumların sosyal yaşamına sevgi, saygı ve dayanışma mühürleri vurulur.

Aziz dostlarım;

Orucunuz kutlu, yüreğiniz huzurlu ve umutlu olsun



1305 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
YÜZÜNCÜ YILDAN NİCE BİN YILLARA!... - 17/05/2019
19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Paşanın Samsun'a ilk adımını atması;
SANDIĞA GİDERKEN… - 26/03/2019
Türkiye, bu Pazar günü bir daha sandık başında olacak. Zira demokratik yönetişimin temeli seçimlerdir.
OZAN ARİF’İ ANMAK…. - 21/02/2019
Ozanlık geleneği, Türkistan Coğrafyasından Anadolu’ya getirdiğimiz, yeni yerleşilen yurdun dağını-ovasını, ırmağını-deresini, yaylasını-sehilini içine kattığımız bazen Aşık, bazan Şair ve bazen da Ozan dediğimiz gönül ve dil ehlinin Türk Halk Edebiya
SİYASETE VİRGÜL… YAZMAYA DEVAM - 09/02/2019
Türksat uydumuzun uzaya gönderilmesi ile Türkiye, seksenli-doksanlı yıllarda telekomünikasyon alanında hızlı bir atağa geçti. Telefonsuz yerleşim alanı kalmayacak şekilde bir yatırım seferberliği başladı.
TARİH, YİNE Mİ TEKERRÜR EDECEK? - 05/10/2018
Yıl 1994. Türkiye yerel seçimlere gidiyor. Ankara ve İstanbul'da Yerel Yönetimler SHP'de. Ancak, sosyal demokrat kesimde SHP-CHP kavgası var. Merkez sağda DYP-ANAP kavgası, kavganın ötesinde hakaretlerle, iftiralarla bir kampanya yürütülüyor.
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.53595.5581
Euro6.13716.1617