Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam247
Toplam Ziyaret837066
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
DÜNDEN BUGÜNE KARAİSALI’DA BASIN (7)
19/11/2014

Karaisalı’nın basın tarihindeki beşinci sıradaki yayın organı “Bizim KARAİSALI’nın Sesi” Gazetesidir.  Başlık siyah beyaz olup hemen altında Yıl:1, Sayı:1, 27 Mart 1998 Cuma, Fiyatı: 50.000 TL.

Manşetten verilen “Karaisalı Kaymakamı Nevzat Korkmaz Durdurak Bilmiyor ÇALIŞKAN KAYMAKAM!...”  Kaymakam Nevzat Korkmaz’ın bir resmiyle desteklenen haber, “Karaisalı İlçesine geldiğinden buyana olumlu çalışmaları ile halkımızın büyük sempatisini toplayan Korkmaz, şimdi de Kuvayı Milliye Anıtı yaptırıyor” spotu ile devam ettirilmiştir. Yine birinci sayfada “Karaisalı Emniyet Amiri Necati Aymayan” “DTP’de Duran Balcı Yeniden Başkan” haberlerini birinci sayfada görmekteyiz. Sağ alt köşede “Başlarken” başyazısı var.  İkinci ve üçüncü sayfalarda birkaç yerel haber görmekteyiz. Dördüncü sayfada bütün gazetelerde alışkın olduğumuz spor haberlerini göremiyoruz. Belki ilk olmanın getirdiği heyecandan unutulmuş olabilir veya kayda değer bir spor haberi bulunmadığından böyle bir sayfa düzenlenmemiş olabilir. Bunun yerine Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Kuşçu’nun bir resmi ve altında “Gazetenizi Destekliyorum” beyanı verilmiştir.

Dört sayfa halinde yayına giren Bizim Karaisalı’nın Sesi Gazetesi, yarım boy sayfadan oluşmaktadır. İkinci sayfanın sağ alt köşesindeki künye bilgileri şöyledir: Bizim Karaisalı’nın Sesi, Haftalık Mahalli Haber Gazetesi… Sahibi: Bahri Çolpan, Yazı İşleri Müdürü: Ahmet Mahmut Şekerci, Yönetim Yeri: Selampınar Mahallesi, Belediye Dükkanları Karaisalı/Adana, Dizgi-Baskı: Başak Gazete ve Matbaa Tesisleri, Dr Kobaner Pasajı İçi No. 7 Osmaniye…

Bizim Karaisalı’nın Sesi Gazetesinin 25 Mayıs 1998 Tarihli dördüncü sayısında yayınlanan “ Sizlerle Gurur Duyuyoruz” başlıklı köşe yazımda, gazeteyi hazırlayanlara teşekkür ettikten ve başarı diledikten sonra yaşayacakları olası sıkıntılardan söz etmiştim:

“ Çünkü yerel anlamda basın yoluyla halka hizmet etmenin ne kadar zor ve yorucu, bir o kadar da faaliyet alanı sınırlı bir iş olduğunu çok iyi biliyorum. Zira 1993-94 yıllarında Karaisalılar Derneğinin yayın organı “Karaisalı” Dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yapmıştım. Süreli bir yayın organını yayınlamanın zorluklarını o zaman yakından gözlemledim, sıkıntılarını çektim ve yaşadım.

Bu durumda belli bir yöreye yönelik yayın yaptığınız için, yöresel haber bulmakta zorlanıyorsunuz, yöresel yazı, resim ve söyleşi temin etmekte sıkıntı çekiyorsunuz. Resmi ilan alamıyorsunuz. Çünkü basımını yaptığınız matbaa, Karaisalı’da değil…

Bütün bunları aşarak hazırladığınız dergi veya gazeteyi matbaaya verir, basımını beklersiniz. Burada da başınız sıkıntıdan kurtulmaz. Çünkü hedeflediğiniz takvim, alt üst olur. Matbaadan sözleştiğiniz günde gazeteyi almanız mümkün olmaz. Mutlaka bir gecikme yaşarsınız.

Böylece binbir sıkıntıdan sonra okuyucuya ulaşırsınız ama yine de beklenen ilgiyi göremezsiniz. Neden? Nedeni şu: Haberlerin ve yazıların hazırlanması aşamasında, matbaada gazete veya derginin basımı esnasında kaybedilen zaman, haberlerin bayatlayarak ve yorumların aktüalitesini yitirerek okuyucuya ulaşmasına sebep olur.

Ulusal ve boyalı basın organları, dünyayı önümüze koyarken; en taze haberleri, en kısa zamanda bilginize sunarken, elbette sizin haftalık olarak hazırladığınız, bin bir güçlükle okuyucuyla buluşturduğunuz gazetenizdeki bazı haberler, bazı duyarsız kişilere çok eski bir hikaye gibi gelir.

Ama gerçekten duyarlı bazı insanlarımız ise, sırf bizim mutfağımızda hazırlandığı, sırf bizim yöremizin sorunlarına çözüm aramak ve de insanlarımız arasında iletişim sağlamak için çıkarıldığını bildikleri gazetelerine sahip çıkarlar, destek olurlar. Kutsal bir nesneye saygı duyarcasına dokundukları gazetelerini satır satır okurlar. Zaten yerel basın organları da böylesi insanlardan alınan güce dayanarak yayınlarını sürdürme başarısını sağlarlar. Selam olsun onlara!

İşte böylesine meşakkatli ve çilesi olan bir işe giriştikleri için (Bizim Karaisalı’nın Sesi) Gazetesinin sahip ve yöneticilerini kutluyorum. Yollarının uzun, başarılarının daim olmasını diliyorum.”

Benim kendi arşivimde, Bizim Karaisalı’nın Sesi Gazetesinin en son 4 Aralık 1998 Tarihli 13. sayısı bulunmaktadır. Bu son sayı mıdır yoksa Gazete yayınlanmaya devam etmiş de benim mi elime geçmemiş? Bu konuda hiçbir bilgiye sahip değilim bugün için. Bu gazetemiz de kendi imkanları ölçüsünde bir misyon üstlenmiş ve yöremize hizmet etmek adına bir güzel faaliyet göstermiştir.

Karaisalı’nın basın tarihindeki altıncı sıradaki yayın organı, Karaisalı Haber Gazetesidir. Gazeteci Vahit Şahin, Karaisalı Gazetesinin yayın hayatına son vermesi üzerine, yeniden bu alandaki boşluğu doldurmak ve basın yoluyla Karaisalı’ya hizmet etmek amacıyla bir kez daha yola çıkmış ve yeni bir gazete ile insanlarımızı buluşturma misyonunu üstlenmiştir.

Önümde yarım sayfa düzeniyle yayın hayatına “Merhaba” diyen Karaisalı Haber Gazetesinin üçüncü sayısı duruyor. Bu kez, gazetenin sol üst köşesinde bir de logo var: Birkaç adet murt. Kırmızı zemin üzerine küçük harflerle Karaisalı Haber adı beyaz renkte yerleştirilmiş. Hemen altındaki siyah şerit içerisinde ise; Yıl:1, Sayı:3, Haftalık Siyasi Gazete, 5 Ekim 2007, Fiyatı: 50.YKR bilgilerini görüyoruz.

 Birinci sayfanın üst kısmına Alman Köprüsünün resmi yerleştirilmiş ve  “ Vali İlhan Atış, Alman Köprüsüne Hayran Kaldı” başlıklı haber, manşetten verilmiştir. Ve devamında “ Adana Valisi İlhan Atış’ın, Adana’nın Tarihi, Doğal ve kültürel güzelliklerinin tanıtılması amacıyla İlçemizin Çakıt Kanyonu ve Alman Köprüsü gezisi “ ayrıntılarıyla okuyucuya sunulmuştur. Birinci sayfaya yerleştirilen diğer haberler ise, “Kuşçu, Almanya’da Turizm Elçisi Gibi ve Dededen Toruna Fotoğrafçılık” başlıklarıyla verilmiştir.

Sekiz sayfa olarak hazırlanan Karaisalı Haber Gazetesinin son sayfası mutat olduğu üzere spor haberlerine ayrılmıştır. İkinci sayfada iki ayrı köşe yazısına yer verilmiş olup, diğer sayfalara da yerel haberler ve köşe yazıları yerleştirilmiştir.  Üçüncü sayfada ilginç bir mesajlaşma var. Karaisalıhaber sitesinde yayınlanan bu ilginç yazışmayı bir kez de ben,  buradan nakletmek istiyorum.

Ömer Işık imzasıyla yazılan mesaj şöyledir: “ Adamın biri açları doyurmuş, çıplakları giydirmiş. Halk ona sen velisin, sen azizsin demeye başlamışlar. Ancak, onları kimler, hangi düzen aç ve çıplak bıraktı ise, onları anlatmaya başlayınca adama “vay gidi komünist” demişler. 20 yıl önce üç aydın insan, Karaisalı’nın tozlu, karlı yollarına düşmüşler, halkımızı aydınlatmak, uyandırmak istemişler, geri kalmışlık, yoksulluk senin kaderin değil demişler, bu uğurda, bu amaçla gazete çıkarmışlar. Her hafta sonunda gazetelerin tomarıyla tezgâh altına atıldığını görmüştük. Bedava olsa bile halkımıza verilmediğine şahit olmuş, yüreğimiz burkulmuştu. Halkımızın aydınlanmasını istemeyen gizli bir dirençle karşılaşmıştık. Karaisalı’yı Tufanbeyli ile karşılaştırırdık. Çünkü sadece bu iki ilçemizde bütün partiler aynı bina içindeydi. Her partide aynı aileden kişiler, siyasi parti yönetimlerini paylaşmışlardı. Bu sülaleler için hangi parti iktidara gelirse gelsin, onlar daima iktidarda idiler ve kişisel nemalanmalarını devam ettiriyorlardı. İlçe merkezinden delegeleri kafadan yazıyor ve bu oyunu devam ettiriyorlardı.  Halkın kıymet-i harbiyesi yoktu. 20 yıl sonra ne değişti? Kör Tabur’un Çocukları figüranlığa devam ediyor mu? Okuyucularımız değerlendirsin. Sayın Adem Selçuk, Sayın Vahit Şahin yolunuz açık olsun.”

Bu anlam yüklü, kahır dolu mesaja Oğuz Adem Selçuk şu cümlelerle cevap veriyor: “Teşekkürler Sayın Ömer Işık. Yorumunla ve tespitlerinle ortak duygularımızı bir daha ateşledin. Ve bizi tam 20 yıl geriye götürdün. Duyarlılığın için teşekkürler. Evet, büyük ütopyalarla ve büyük sevdalarla yola çıkmıştık. Bu yolda sen, bizimle harçlığın da dâhil bütün maddi imkânlarını seferber etmiştin. Sevgili Vahit, gazeteciliğini ortaya koymuş ve ben de âcizane dilimin döndüğünce, aklımın erdiğince Türkçemizin güzelliğini halkımızla paylaşmaya başlamıştık ki, evet bir el bizim bu sevdamızın üzerine yığın yığın kızgın küller serptiler. Nereden geldiğini bilemediğimiz bu küller arasında birbirimizi kaybetme noktasına getirdiler bizleri. Ama o, kötü bir kâbustu ve onu Vahit Şahin yendi. Şimdi bir yol biterse yeni bir yol açarak yoluna devam ediyor. Bizimkisi, sadece Onu bu aydınlatıcı ve uyarıcı yolunda yalnız bırakmamak. Duyguların ve hatırlattıklarından işte böyle bir cevap doğdu. Teşekkürler, bizi yalnız bırakma.”  

Aslında bu mesajlaşma, halkımıza basın yoluyla hizmet etme noktasında Sayın Vahit Şahin’i yeni girişimi nedeniyle tebrik etmek ve başarı dilemekti ama 20 yıl geriye gittik ve “Karaisalı’nın Sesi” Gazetesi serüvenini hatırlamış olduk. Belki farkında olmadan… Çünkü o ilk heyecan, hala benim yüreğimin bir tarafında durmaktadır. Ve hep, ilk günkü tazeliğini koruyarak, yenilenerek benimle birlikte yaşamaktadır.

Karaisalı Haber Gazetesi yaşıyor mu? Üzülerek söylemek gerekirse, sizlere ömür, o da fazla uzun ömürlü olamadı… Kendi gitti ama “Karaisalı Haber Net” sitesi olarak adı kaldı yadigâr. Şimdilik dostlarımızla ve hemşehrilerimizle orada,  sanal ortamda buluşmaya devam ediyoruz. Nereye kadar? Tanrı bilir.

Yüce Tanrıma binlerce hamdü senalar olsun ki, Karaisalı’ya basın yoluyla hizmet etmek amacıyla yayınlanan bütün gazete ve dergilerde düşüncelerim, köşe yazısı ve şiirler olarak yayınlandı. Bana bu fırsatı veren çok değerli girişimci kardaşlarıma çok teşekkür ediyorum.

Onlara selam olsun!

Yüce Tanrım, yollarını ve bahtlarını açık etsin!...

(SON) 

 

 

 



1202 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
ADEM ÇETİN - 03/06/2019
Üç dönemdir (2004-2019) Fatih Mahallesi Muhtarlığına seçilen Adem Çetin adaşım Hakka yürüdü.
YÜZÜNCÜ YILDAN NİCE BİN YILLARA!... - 17/05/2019
19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Paşanın Samsun'a ilk adımını atması;
SANDIĞA GİDERKEN… - 26/03/2019
Türkiye, bu Pazar günü bir daha sandık başında olacak. Zira demokratik yönetişimin temeli seçimlerdir.
OZAN ARİF’İ ANMAK…. - 21/02/2019
Ozanlık geleneği, Türkistan Coğrafyasından Anadolu’ya getirdiğimiz, yeni yerleşilen yurdun dağını-ovasını, ırmağını-deresini, yaylasını-sehilini içine kattığımız bazen Aşık, bazan Şair ve bazen da Ozan dediğimiz gönül ve dil ehlinin Türk Halk Edebiya
SİYASETE VİRGÜL… YAZMAYA DEVAM - 09/02/2019
Türksat uydumuzun uzaya gönderilmesi ile Türkiye, seksenli-doksanlı yıllarda telekomünikasyon alanında hızlı bir atağa geçti. Telefonsuz yerleşim alanı kalmayacak şekilde bir yatırım seferberliği başladı.
TARİH, YİNE Mİ TEKERRÜR EDECEK? - 05/10/2018
Yıl 1994. Türkiye yerel seçimlere gidiyor. Ankara ve İstanbul'da Yerel Yönetimler SHP'de. Ancak, sosyal demokrat kesimde SHP-CHP kavgası var. Merkez sağda DYP-ANAP kavgası, kavganın ötesinde hakaretlerle, iftiralarla bir kampanya yürütülüyor.
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.74385.7668
Euro6.36786.3933