Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam693
Toplam Ziyaret1743661
Hayrullah Güven
hguven@karaisalihaber.net
GEÇMİŞTEN GELECEĞE ESİNTİLER ( 1 )
05/12/2012

 

Çocukluğumun ilk yıllarında köy hayatından biraz söz etmek istiyorum:

İlk yıllarda komşu kızlar ve erkekler evimizin etrafında birlikte oynardık. Kızlar, çit denilen renkli bez parçalarından oyuncak gelin ve çocuklar yaparlar onlarla oynarlardı. Erkekler, çam kabuğundan teker yapar, günebakan (ayçiçeği) çubuklarına takarak araba diye sürerek koşardık. Bazen de çubuktan at yapar,gem diye baş tarafına bir ip bağlar, at gibi sesler çıkararak deli gibi koşardik. Bazen atlar huylanır tepişirdi ; at çubukların arka taraflarını birbirimizin bacaklarına çarptırırdık.

Biraz büyüyünce kızlar ayrı, oğlanlar ayrı oynamaya başladık. Arası kestik, sekmeç, çelik, keşdana.... bu dönemde oynanırdı.

İnsanlarımız çok fakirdi, çoğu çarık giyerdi. Ben ilkokul 1. sınıfta, ders yılı ortasında tanıştım ayakkabıyla.Kar yağınca okula çarıkla gitmiştim.

Biz çocuklar koyun güderken, çam sakızı toplarken, kırda dolaşırken hep yalın ayaktık. Ayaklarımıza en çok sarı diken ve kara çalı dikeni batardı. Yakamızın bir yerinde taşıdığımız firkete (çatal iğne) ile çıkarmaya çalışırdik. Ayağımızın tabanında çok ağrıyan "karakabar" dediğimiz nasıra benzeyen bir şey çıkardı.

Doğru dürüst beslenemezdik.Bizi kurtaran sıcak bazlama, çekdirme ve bulgur pilavı idi. Ancak süt, yoğurt ve yumura yaz günleri eksik olmazdı. Tatlı ihtiyacımızı andız pekmezi ile karşılardık. Burada iki küçük anımı belitreyim:

Babam ve arkadaşları şahre saplık ve meşe kömürü götürüp satmışlar (tabii kaçak).

Dönüşte babam bize şeker kamışı getirmiş, birer parça verdi. Ben dama çıkarak yuvağın (loğ) üstüne oturdum. Şeker kamışını soyup küçük parçalar halinde ağzıma atıp iyice somuruyorum,bu anın zevkini çıkarıyorum. Ertesi gün yine canım çekti ama şeker kamışı yoktu... Dama çıktım,posalara baktım, kurumuşlardı. Kabukları ağzıma aldım, iç kısımları tatlıydı, hepsini sıradan geçirdim.

Arkadaşım Yusuf Palabıyık (Kocabıyık)ın bir şeker topağını katık yaparak bir yufka ekmek yediğini duymuştum. Tabii o zamanın kesme şekerleri şimdikilerden daha büyüktü.



853 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

GEÇMİŞTEN GELECEĞE - 10/07/2024
GEÇMİŞTEN GELECEĞE
H A L İ M E A B L A - 18/06/2024
H A L İ M E A B L A
S A K I Z O L A Y I - 11/06/2024
S A K I Z O L A Y I
İ L K B A H A R D A Y A Z L I Ğ A G Ö Ç - 03/06/2024
İ L K B A H A R D A Y A Z L I Ğ A G Ö Ç
Ç İ Ğ D E M - 29/05/2024
Ç İ Ğ D E M
GEÇMİŞTEN GELECEĞE - 28/05/2024
GEÇMİŞTEN GELECEĞE
GEÇMİŞTEN GELECEĞE ESİNTİLER (3) - 07/02/2013
üz gelip te havalar serinleyince herkes köye göçerdi. Kış için odun getirme telaşı başlardı.
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ESİNTİLER (2) - 22/12/2012
İlkbahar gelince Mulla Mustafa amcalar hariç herkes yazlığa göçer, köyde kimsecikler kalmazdı. Evlerin anahtarları da kapının üstünde bir deliğe tıkılıp arkasına küçük bir taş konurdu. Kesinlikle hırsızlık olmazdı. Biz çocuklar bu göçme işini çok sev
YAĞBASAN - 22/09/2012
1071 tarihinde Malazgirt'te, Bizansa karşı kazandığı zaferle ALPARSLAN, Anadolu'yu Türklere açmıştı.
 Devamı
AlışSatış
Dolar32.787732.9191
Euro35.540735.6832