Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam215
Toplam Ziyaret1375626
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ?
13/09/2022

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.

 Ama 9 Eylül 2022’de öncülük ettiği ‘kutlama programını’ beğendim. Konuşmasının iktidar partisi ve yandaşlarınca eleştirilmesini ise yadırgıyorum.

 Son padişah Mehmet Vahdettin ve onun başbakanı Damat Ferit’i ‘vatan haini’ değilmiş gibi savunmak akla ziyandır. “İngiliz kralına mektup yazarak devletin 15 yıl süreyle İngiltere mandasına kabulünü önermek, işgalcilere karşı çıkmak yerine vatanını savunanlara saldırmak, karşı ordu kurmak, onları idama mahkûm etmek, Yunan Ordusunu alkışlamak ve o günün şartlarında ‘keşke Yunan kazansa’ beklentisine girmek,  sonunda da düşmanın gemisine ve insafına sığınmak” değilse, vatan hainliği nedir?

 Kurtuluş Savaşı sadece işgalcilere karşı yürütülen bir ‘Bağımsızlık Savaşı’ değil, aynı zamanda bu işgali destekleyenlere karşı da bir başkaldırıdır. Halkına hakaret eden, onu sürü kendisini çoban görerek aşağılayan, horlayan ve milleti açıkça zillete düşüren Osmanlı Sarayı ve yöneticilerine karşı bir halk hareketi, bir kutsal isyandı.

 Aynı 1519-1658 arasındaki Celali İsyanları, 1403-1413 arasındaki Şeyh Bedrettin İsyanı ve 1239-1240 arasındaki Babai (Baba İlyas) İsyanı gibi….

 Sultan Vahdettin eski yaveri Mustafa Kemal Paşa’ya, İstanbul’dan ayrılmadan önceki görüşmelerinde, "Paşa Paşa devleti kurtarabilirisin!" derken günümüz siyasal İslamcılarının ifade ettiği gibi, “Git milleti örgütle, kurtuluş savaşını başlat!” demiyordu.

 Vahdettin demek istiyordu ki, “Hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek dayanak noktamız, İstanbul'a hâkim olanların siyasetine uymaktır. Senin memuriyetin, onların şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir. Eğer onları memnun edebilirsen, memleketi ve halkı bu siyasetin doğru olduğuna inandırabilirsen ve bu siyasete karşı gelen Türkleri tutuklarsan, benim arzularımı yerine getirmiş olursun.”

 Vahdettin ile Atatürk'ün ‘devletin kurtuluşundan’ anladıkları çok farklı şeylerdi. Vahdettin'in ‘devletin kurtuluşu’ yöntemi, İngilizleri memnun etmek ve onların desteğini almak biçimindeyken; Atatürk'ün ‘devletin kurtuluşu’ yöntemi, bütün düşmanlara karşı mücadele ederek tam bağımsızlığı elde etmek biçimindedir. Ayrıca, Vahdettin, ‘devletin kurtuluşu’ ile aynı zamanda kendi tahtı ve tacını kastederken, Atatürk, ‘devletin kurtuluşu’ derken, ulusun egemenliğini kastetmektedir. (Tarihçi Sinan Meydan)

 Türk milleti son yirmi yıldır ülkeyi yönetenlerin 100 yıl önceki hangi siyasi ekibin iz düşümü olduklarını yaşayarak anlamıştır. İktidar ve yandaşlarının hırçınlığı bundandır. Bugünkü iktidar yanlıları ‘toplumun sevindiğine üzülen, toplumun trajedisine sevinen’ bir ruh hali içerisindedirler. Kendisini bu yüce millete ait saymamanın dışa vurumudur bu…

 2015 Haziran MV genel seçimi ile 2015 Kasım MV genel seçimi arası dönemde olduğu gibi yeniden, bir ‘psikolojik harp tekniği’ olarak topluma korku salmayı deneyeceklerdir. Toplum buna bilinçli şekilde hazır olmalıdır.

 Bakın 9 Eylül 2022 İzmir Gündoğdu Meydanı’ndaki Tarkan konserinin iki milyonluk katılımla “Türkiye’nin en kalabalık, Dünyada bugüne kadar görülen beşinci en kalabalık ücretsiz halk konseri,” olduğu açıklanmıştır.

 Şarkıcı Tarkan’ın konu ile ilgili sosyal medya paylaşımını çok değerli buluyorum:

 "Ne kadar özlemişiz tek yürek olup atmayı. Yasaksız, baskısız, yalansız, içimizden geldiği gibi olmayı, özgürce eğlenmeyi ve gülmeyi. Birbirine sevgiyle kenetlenmiş yüz binlerce insan. Ne kadar özlemişiz böyle olmayı, hissetmeyi. Kutuplaşmalar, bölünmeler, düşmanlıklar olmadan bütünleşmeyi"  

Milletim Uyan! Uyuduğun yeter.



102 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
AYAN BEYAN (1) - 14/03/2022
“Ayan” “gözle görülen, açık, belli,” “beyan” ise “bildirme, söyleme” anlamlarına gelir. İki sözcük birlikte yazıldığında, “ayan beyan”, “besbelli, apaçık, açık seçik bir biçimde…” demektir.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.601318.6758
Euro19.523819.6020