Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam304
Toplam Ziyaret934584
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
ADALET, BİRGÜN HERKESE LAZIM OLACAKTIR
11/02/2020

Günlük hayatımızda kullandığımız, yeri gelince örnek verdiğimiz özlü sözler vardır. Her milletin kendi doğal yaşamından, tecrübe ve deneyiminden meydana gelen ve gelecek kuşaklara aktarılan kalıplaşmış sözlerdir bunlar.


Bu tür sözlere “Atasözü” diyoruz.

 Atasözleri, damıtılmış, imbik imbik süzülmüş ve yüzyılların birikimiyle en yalın ifadeye indirgenmiş sözlerdir. Ve Türkçemiz, atasözleri bakımından zengin bir dildir.

Ancak, dilimize yerleşen ve Millet olarak genelde olumlu bulmadığımız bazı atasözleri de vardır ki, toplum bu sözlere istinaden yanlış yargılara sürüklenmektedir.

Bazı örnekler vermemiz gerekirse; Mesela, “Her koyun, kendi bacağından asılır.” Bu söz toplumsal dayanışma yerine bireyselliği teşvik eder. “Deveyi gördün mü? İzini bile görmedim.” Bu anlayış, suçluyu ve suçluları korumak adına insani değerlerden uzaklaşma, gerçeğin üzerini örtme veya gerçeğe tanıklık etmeyerek hakikatin ortaya çıkmasını engellemektir. Örnekleri çoğaltabiliriz.

“Bana değmeyen yılan bin yaşasın” sözü de, bu tür asla tasvip etmeyeceğimiz, sadece kendini düşünen insan tipine bir örnektir ama sonuçları itibariyle sözü söyleyenin de bir gün kendi hayatına etkisinin olacağı bir sözdür.

Buradan sözü, herkese lazım olan adalet kavramına getirmek istiyorum. Farkında mısınız? Son yıllarda “Adalet” kavramını çok konuşuyoruz.  Bu bağlamda bir anekdotu paylaşmak istiyorum. Şöyle ki:

“Hukuk fakültesinde bir öğretim görevlisi derse girer ve bir öğrenciye adını sorar. Öğrenci “Ali” diye cevap verir.

Öğretmen bir anda “Defol bu sınıftan bir daha asla dersime gelme” der. Bütün öğrenciler şaşkınlık içindedir neye uğradığını şaşıran Ali de sınıfı terk eder.

Herkes ne olduğunu anlamak için beklemektedir. Hiç kimseden ses çıkmaz… Hoca, bütün öğrencileri şöyle biraz süzdükten sonra, tabi bu arada herkes göz temasından kaçınmaktadır. “Kanunlar ne için vardır?” diye sorar ve ders başlar…

 Bir çok cevap gelmiş, bir öğrenci düzeni korumak, diğeri toplumda yaşayan bireylerin hak ve hürriyetini sağlamak için, öbürü yaşam haklarını idame ettirmek, bir başkası devlete güveni, o devletin saygın bir vatandaşı olduğunu göstermek için, bir diğeri her yerde hakkını yasalar çerçevesinde arayacağını bilmek ve devletin vatandaşına haklarını nasıl arayacağını göstermek için…

Hoca, “Başka?” diye tekrar sorunca bir öğrenci de “ADALET” için diye cevap verir. Bu cevabı verene hoca parmağı ile işaret ederek işte aradığım cevap bu dercesine “Peki az önce arkadaşınıza adaletsiz davrandım mı?” diye sorar.

 

Herkeste aynı cevap: “Evet hocam”.

Öğretim görevlisi sınıf kapısını açarak dışarıdaki öğrencisini içeri alır ve teşekkür edip yerine geçebileceğini söyler, herkes bunun bir senaryo, oyun olduğunu anlar.

Fakat hoca son sözlerini söylememiştir henüz; Peki buna hepiniz şahit oldunuz, neden tepki göstermediniz? Arkadaşınızın hakkını savunmadınız!? Herkes suskundur.

Hoca, “Bakın sevgili arkadaşlar, bu olaydan hepinizin çıkarması gereken bir öğüt var, bunu size 100 saat sınıfta ders versem anlatamazdım” der ve son sözlerini söyleyip dersi bitirir.
Asla bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetinde olmayın, o yılan bir gün mutlaka sizi de sokacaktır.


Adaletsizliğe şahit olup göz yuman insanlar haysiyet ve onurlarını kaybetmeye mahkumdur.

Bir şahsa karşı yapılan haksızlık, herkese karşı yapılmış bir tehdit demektir.”

Şimdi….

Ülkemizin deprem fay hattı üzerinde bulunduğu bilimsel bir gerçek iken ve son olarak Elazığ depreminde evleri yıkılan, evleri ağır hasar gören yurttaşlarımız çadırlarda dondurucu soğukta yaşama mücadelesi verirken, sana-bana ne faydası olacağı bilinmeyen bir “Kanal İstanbul” tartışmasında vicdanının kararını sorguluyor musun, adil olduğunu düşünüyor musun?

Şehrinde, mahalle veya köyündeki esnaf, sanatkar veya çiftçi, kendisine tahakkuk ettirilen vergiyi ödeme sıkıntısı çekerken Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) adı altında iş yapan büyük firmaların kurumsal vergiden muaf tutulmalarını, vicdanındaki adalet terazisinde tartıyor musun, adil olduğunu düşünüyor musun?

Suriye topraklarından çok yakıcı şehit haberleri gelirken, bazı varlıklı veya siyasi ağırlıklı kimselerin askerlik çağına gelmiş çocukları, çürük raporları alarak ya da bedel ödeyerek vatani görevlerini yerine getirmekten imtina ederken mesleğiyle ilgili iş bulamayan veya atanamayan gençlerimizin özel harekâtçı ve uzman erbaş olarak oralarda şehit düşmelerinin sebebine kafa yoruyor musun, adil buluyor musun?

Son yıllarda EYT kavramıyla tartışmaların yaşandığını ama öte yandan iki yıl milletvekilliği yapan ve 18 yaşında milletvekili seçilme hakkı verilen bir gencin, ömür boyu 657 Sayılı Yasaya göre 1. Dereceden emeklilik hakkı kazanması haksızlığı karşısında (üstelik askerlik bile yapmadan) senin bu konuda demokratik hakkının olup olmadığını düşünüyor musun, bu durumu adil buluyor musun?

Bütün bunlara benzer toplumca yaşadığımız birçok uygulamayı, birçok sorunu vicdanımızın adalet terazisinde tartıp ona göre bir değerlendirme yapmıyorsak bize demokrasi gerekmez. Büyüklerimiz iyi bilir diyerek vicdanımızı rahatlatabiliriz.



196 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KARAİSALI BOZLAĞI* - 30/12/2019
Bilindiği üzere bozlak, uzunhava tarzında söylenen türkülerimize verilen genel bir addır. Çukurova yöremizde ve İç Anadolu Bölgemizde söylenen uzunhavalara bozlak denilmektedir. Gavurdağlarının ötesinde söylenen bu tür uzun havalar da Barak olarak a
NE DÜŞÜNÜYORUM?... - 24/11/2019
23 Haziran 2019 İstanbul Seçimlerinin ardından yazdığım Değerlendirme yazımı bir kez daha buradan paylaşmak istiyorum.
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI… - 01/11/2019
Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.
MOTORSİKLETE BİNMEK BIÇAK SIRTINDA YÜRÜMEK GİBİDİR - 18/10/2019
Değerli hemşehrilerim, bu sitede ve bundan önceki dönemlerde Karaisalı Gazetesinde bir köşe yazarı olarak sizlerle birlikte olduk ve olmaya devam ediyoruz.
KARAİSALI ÜZERİNE BİR ŞİİR KLASİĞİ.... - 03/10/2019
Karaisalı, yamaçlarında davar güttüğüm, derelerinde-çaylarında çimdiğim, taşlı-tozlu yollarında “dora” marka lastik ayakkabıyla yürüdüğüm, okula giderken yağmurlarında ıslanıp, bacası tüten ocağında kurulandığım, rüzgârlarında saçlarımı dalgalandırdı
İKİ YENİ ŞİİRİM - 12/09/2019
Çok değerli hemşehrilerim,
BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINI NASIL OKUMALI? - 08/08/2019
Normal şartlarda Bahçeli’nin çağrısının İYİ Partililerde karşılık bulmayacağını herkes gibi ben de düşünmekteyim.
24 TEMMUZ 1923... - 24/07/2019
Bugün, Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümü. 96 yıl önce, dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek elde ettiğimiz ulusal haklarımıza sahip çıktığımızı ve Türk Milleti olarak sahip çıkmaya devam ettiğimizi bütün dünyaya bir kez daha haykırıyoruz.
"SEVGİ KAZANDI” - 27/06/2019
Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.
 Devamı
AlışSatış
Dolar6.11756.1420
Euro6.63696.6635