Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam64
Toplam Ziyaret999073
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
NE DÜŞÜNÜYORUM?...
24/11/2019
23 Haziran 2019 İstanbul Seçimlerinin ardından yazdığım Değerlendirme yazımı bir kez daha buradan paylaşmak istiyorum.

Nedeni şudur: İstanbul seçimleri, Türk halkının haksızlığa büyük ve önlenemez karşı duruşuydu. Bunu demokrasi yolumuzda atılan en büyük toplumsal cesaret olarak görmek ve bunu korumak gerekirdi.

Ne yazık ki, hem İstanbul'da ve hem de İzmir ve Adana'da bu anlayışın sürdürülmediğini görmek beni ve Millet İttifakına omuz veren Cumhuriyetçi ve Milliyetçi seçmenleri gerçekten üzmektedir.

Bu anlayışı, dikkatli ve özverili bir şekilde sürdürmekte olan Ankara Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş'ı sıradan bir Türk yurttaşı olarak saygıyla selamlıyorum.

Özellikle Büyükşehirleri AKP den alan bütün Başkanlar, bu durumu çok iyi irdeleyip değerlendirmeli, herkesi kucaklayan bir anlayışla hizmete devam etmelidir.

Bütün Büyükşehirlerde ve hatta İllerde seçimi kazanan Başkanlar, bu başarıda kerametin kendilerinden menkul olduğunu sanmayıp, toplumun her kesimine aynı sevecenlik ve teşekkürle yaklaşmalıdırlar.

Örneğin Kırşehir belediye Başkanlığı... Yıllar sonra CHP, Orta Anadolu'da belediye başkanlığı kazanmıştır. Bu başarıda mutlaka Belediye Başkanı seçilen şahsiyetin halk nezdindeki duruşu önemlidir ama öte yandan iktidarın haksız-hukuksuz uygulamalarına da halkın sandıktaki tepkisi çok önemlidir.

Bütün anket şirketleri, İç Anadoluyu masaya yatırdığında muhafazakar oy bağlamında AKP ve MHP yi birkaç adım öne koyarak değerlendirme yapmaktaydılar. İlk kez, bu yerel seçimlerde bu konuda yanıldılar.

Demekki, halkın feraseti şirketleri ve partileri yanıltabiliyor.

Büyükşehirlerde ve illerde seçimi kazanan CHPli Belediye Başkanlarını buradan kamuoyunun huzurunda uyarıyorum. Merdivenden çıkarken selamladığınız ve alkışını aldığınız insanlar, birgün sizin merdivenden inişinize de tanık olurlar.

Merdivenden çıkarken sizi alkışlayanların, inerken de alkışlayacağını düşünüyorsanız çok büyük bir yanılgı içindesiniz, bilesiniz! Çünkü halkın ferasati, sizi bir yere kadar götürür ama umudunu keserse, umduğunu bulamazsa sizi ortalıkta" medine fakiri" gibi bırakır.

Dünyada ve Türkiye'de herşey, çok hızlı bir değişime gebedir. Belediye başkanları, 12 Eylül öncesi düşüncelerini beraberlerinde taşıyıp ona göre hizmetlerini dizayn edeceklerse bugünden haber veriyorum sizlere. Dikkate alırsınız almazsınız ama sonunuz hüsran olacaktır.

Bu benim sıradan bir Türk yurttaşı ama bilinçli bir seçmen olarak sizlere samimi uyarımdır.
Oğuz Adem SELÇUK
 

SEVGİ KAZANDI”
27/06/2019

Türk Milleti olarak Birinci Meşrutiyetten (1876) beri yürüdüğümüz demokrasi yolunda bir eşiği daha İstanbul Seçimleriyle birlikte geride bıraktık.

Her seçimde demokrasi kültürümüz, demokrasi bilincimiz biraz daha ilerledi, her seçim halkımızın tecrübe hafızasına yeni değerler kattı.

Son İstanbul seçimi, bunun en bariz örneği oldu.

2003 den bu yana iktidarın sürdürdüğü siyaset anlayışının, siyaset dilinin benimsenmediği görüldü.

Azarlayan, hiddete dayalı söylemde bulunan, tehdit eden, korku salan, orantısız güç ve maddi imkan kullanan, devleti iktidarın emrine veren anlayışa insanlar prim vermedi.

İstanbul’da seçimi sevgi kazandı.

İstanbul, 81 vilayeti içinde barındıran bir Türkiye minyatürü veya bir Türkiye laboratuvarıdır.

Burası her etnisiteyi, her mezhep ve meşrebi, her inanç ve düşünceyi bağrında barındıran; sosyolojik ve ekonomik farklılıklara rağmen birlikte yaşama iradesini ortaya koyan yurttaşların kentidir.

Bu şehrin insanlarına beden diliyle, samimi hitabetiyle, sempatikliğiyle, güleryüzüyle, kararlılığı ve çalışkanlığıyla güven veren Ekrem İmamoğlu Başkanlığa seçilmiştir ama seçimin tek belirleyiciliği bu değildir.

Burada İmamoğlu, bir semboldür. Esas seçimi, halkın sağduyusu, sarsılan adalet anlayışına karşı yürekli duruşu ve vicdan sahiplerinin vicdanlarının sesini duyması, haksızlığa ve iktidarın orantısız gücüne karşı koyması kazanmıştır.

Özet olarak söylemek gerekirse seçimi, halkımızın feraseti ve adayın sevgi dili kazanmıştır.

Bundan sonraki günlerde ve yıllarda da halkın bu anlayışı, siyaset adamlarımızca da sürdürülmelidir. Kaynaklarımız ve enerjilerimiz seçimlere değil, ülkemizin kalkınmasına, halkımızın refahına harcanmalıdır.

Son 17 yıldır, sayısını sayamayacağımız kadar seçim yaşadık, sandıklara koştuk, koşarken de ister istemez insani ilişkilerimiz zedelendi, siyaset kurumu, aramıza kırgınlıklar soktu. Sandık yorgunu olduk bir anlamda ya da sandık küskünü…

Başkanlık sisteminin bünyemize uymadığı, demokrasi anlayışımızda arızalar meydana getirdiği anlaşıldı, görüldü.

Şimdi zaman, bir kez daha yeniden sandığa gitmeden, bir erken seçimi gündeme taşımadan bu arızaların TBMM de partilerin ortak çalışmasıyla giderilmesi zamanıdır.

Parlamenter sistem yerine inşa edilen adına Cumhurbaşkanlığı Sistemi denilen ama Erdoğan’a göre “Başkanlık” olan bu sistemden, Mecliste yapılacak Anayasa değişikliği ile yeniden parlamenter sisteme dönülmelidir.

Çünkü ileri ve çağdaş demokrasilerde uygulanan sistem, parlamenter sistemdir. Güçler ayrılığı vardır. Yargı, Yasama ve Yürütme birbirinden bağımsız yürümektedir. Bir tek kişinin bütün bu yetkileri üzerinde toplaması evrensel yönetişim değerlerine aykırıdır.

1876 dan beri yürüdüğümüz bu yoldan dönmek, verilen mücadeleleri yok saymak, bizim milli duruşumuza ve milli kültürümüze uymayan Ortadoğu rejimlerine doğru yol almak demektir. Bilirsiniz ki saatler, hep ileriye doğru ilerler.

23 Haziran İstanbul Seçimi lokaldir ama bu fotoğrafta Türkiye’nin tamamını görmemezlik edemeyiz.

Halkın beklentisi, parlamenter sisteme yeniden dönülmesidir. Bu seçimlerin neticesini böyle okumak gerekir.






310 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KORONAVİRÜS GÜNLERİNDE ŞİİR – 3 - 16/05/2020
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’mizde de olağanüstü durum devam ediyor. Virüs, toplumsal hayatımızı ve ekonomik vaziyetimizi çok kötü etkilemektedir. Buna bir süre daha katlanmamız gerekecektir ama işte o süre ne zaman bitecek belli değildir.
KORONOVİRÜS GÜNLERİ – 2 - 21/04/2020
Tehlikeli durum devam ediyor. Bütün dünya teyakkuz halinde ama tehlikeyi tamamen ortadan kaldıracak bir hal çaresi de bulunmuş değil.
KORONAVİRÜS GÜNLERİNDE ŞİİR-1 - 27/03/2020
Dünyamızın, bugünlerde neredeyse bütün ülkeleri tehdit eden ve salgın bir hastalık olan koronavirüsü ile başı dertte.
ADALET, BİRGÜN HERKESE LAZIM OLACAKTIR - 11/02/2020
Günlük hayatımızda kullandığımız, yeri gelince örnek verdiğimiz özlü sözler vardır. Her milletin kendi doğal yaşamından, tecrübe ve deneyiminden meydana gelen ve gelecek kuşaklara aktarılan kalıplaşmış sözlerdir bunlar.
KARAİSALI BOZLAĞI* - 30/12/2019
Bilindiği üzere bozlak, uzunhava tarzında söylenen türkülerimize verilen genel bir addır. Çukurova yöremizde ve İç Anadolu Bölgemizde söylenen uzunhavalara bozlak denilmektedir. Gavurdağlarının ötesinde söylenen bu tür uzun havalar da Barak olarak a
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI… - 01/11/2019
Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.
MOTORSİKLETE BİNMEK BIÇAK SIRTINDA YÜRÜMEK GİBİDİR - 18/10/2019
Değerli hemşehrilerim, bu sitede ve bundan önceki dönemlerde Karaisalı Gazetesinde bir köşe yazarı olarak sizlerle birlikte olduk ve olmaya devam ediyoruz.
KARAİSALI ÜZERİNE BİR ŞİİR KLASİĞİ.... - 03/10/2019
Karaisalı, yamaçlarında davar güttüğüm, derelerinde-çaylarında çimdiğim, taşlı-tozlu yollarında “dora” marka lastik ayakkabıyla yürüdüğüm, okula giderken yağmurlarında ıslanıp, bacası tüten ocağında kurulandığım, rüzgârlarında saçlarımı dalgalandırdı
İKİ YENİ ŞİİRİM - 12/09/2019
Çok değerli hemşehrilerim,
 Devamı
AlışSatış
Dolar7.26107.2901
Euro8.58788.6223