Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam248
Toplam Ziyaret779745
HABER VİDEOLARI

M. Demirel Babacanoğlu

M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
OKULA GİDEN ÇOCUK/Öykü
28/01/2019

 

Babam şehirden(*) okul giysisi almıştı. Yarın okula başlayacaktım. Giysiyi giydim, herkes sevindi. Sabah olsa da okula başlasam diyordum.

Okulumuz köyün her yerinden görülebilen bir tepenin üstündeydi. Duvarları taş yapılı, üstü çinko örtülüydü. Yazı devriminden hemen sonra yapılmıştı.

Çevre köylerin çocukları da buraya gelirdi.

Sabah olunca güneş ilk kez bizim eve girdi. Coşkuyla giydirildim. Anamın gözleri pırıl pırıldı. Babamsa elimden tutuyordu. Evden çıkarken “güle güle” dedi anam.

Köyümüzün ardında uzanmış Toroslar gözüme çarptı. Üzerinde, ak bir yorgan örtülmüş gibi kar bulutları vardı. Oradan esip gelen serin yel bizi yalayıp geçiyordu. Ağaçlar yaprağını dökmüş, kuru dala dönmüştü. Köylümüz uyanmış, işine gücüne başlamıştı.

Okula vardık. Babam öğretmenimle konuştu. Okula daha önce başlamış ve benim gibi yeni başlayan öğrenciler okulun önünde oynayıp duruyorlardı. Az sonra zil çaldı, sınıfa girdik. Bir bayan öğretmenimiz vardı. Köylüden ayrı giyimliydi. Açık başlı, taralı saçlı, yumuşak duruşlu, sevecen bakışlı, güler yüzlü güzel biriydi. Sınıfa girince ayağa kalktık. Bizlere “günaydın, hoş geldiniz” dedi. Biz de “sağ ol” diye bağırdık. “Oturun” dedi, oturduk. Yoklama defterinden hepimizin adını okudu. Olanlar “buradayım” dediler.  Sıraların arasında gezerek hepimizin başını okşadı, sevdi. Bize bir ana sevgisiyle yaklaşıyordu. Kısa zamanda ona ısındık, sevdik öğretmenimizi.

Birkaç ders içeri girdik çıktık. İlk önce A, B, C harflerinin yazılışından başladık derslere. Öğretmenimiz harfleri tahtaya yazıyor, bize okutuyordu. Sonra da yazılış yönlerini belirterek havada, yerde parmaklarımızla yazdırıyordu. Daha sonra da, “Hadi çocuklar defterinize yazın” diyordu, biz de yazıyorduk. Herkesi teker denetliyor, yazamayanlara yardımcı oluyordu.

Zaman zaman sıkılıyorduk. O zaman da şarkılar söylüyor, oyunlar oynuyorduk.

“Daha dün annemizin

Kollarında yaşarken

Bugün okullu olduk

Sınıfları doldurduk

Yaşasın okulumuz”

Diyorduk.

Zil çalıp teneffüse çıktığımızda okulun bahçesindeki kum havuzunda parmaklarımızla öğrendiğimiz harfleri yeniden yazıyorduk.

Yorulmuş, ya da sıkılmıştım, pekmez yemek geldi aklıma, birden ayağa kalktım.

“Öğretmen ben bekmez yiyecem” dedim.

O, sevecen, tatlı, güzel sesiyle:

“Haydi git yavrum” dedi.

Eve gittim, pekmez yedim mi, yemedim mi bilmiyorum? Anam sırtına aldı beni, evimizin çevresinde gezdirdi. Bahçemize indik, dut, nar, incir ağaçları vardı, yaz gelince meyvelerini sunardı bize, şimdi yaprakları sararmış, dökülmüştü. Yapraklarla oynadım, ağaçların üstüne çıktım, güzellikleri seyrettim, sarı yaprakların müziksel çıtırtısını dinledim

Anam:

“Zil çaldı yavrum okula dön” dedi.

Okula dönmem gerektiğini kavradım. Sevgili öğretmenime arkadaşlarıma kavuşmak için hemen okula döndüm. Dışarıda hiç kimse yoktu. Okulun çevresini üç dört kez dolaştım. İçeriden sesler geliyordu. Okulun giriş merdiveninden hızla çıktım, koridordan geçip, sınıfın kapısına dayandım. Kapı açılmıyordu. Kapı vurmayı, öğretmenim demeyi bilmiyordum, birkaç gün içinde öğrenecektim. Dışarı çıktım, biraz daha gezindim. Oraya buraya koştum.. Öğretmenim, arkadaşlarım içerdeydi; onların seslerini dinleye dinleye bekledim. Zil çaldı, teneffüs oldu, arkadaşlarıma kavuştum, sevinçliydim. Az sonra sınıfa girmenin güzelliğini yaşayacaktım. Sınıfa girdik. İlk günüm böyle geçti.(**)

…………………….

(*) Tarsus.

(**) Keman Sesleri  kitabımdan.



Paylaş | | Yorum Yaz
102 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ATATÜRK’ÜN ADANA’YA GELİŞİ - 18/03/2019
Osmanlılar müttefikleriyle I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıktılar. 30 Ekim günü Yunanistan’ın Limni Adası Mondros Limanı’nda, Agamemnon Zırhlısı’nda koşulları ağır Mondros Mütarekesi’ni imzaladılar.
KELLEYİ YESEM Mİ OĞLANA DESEM Mİ? (Öykü) - 21/01/2019
M. Demirel Babacanoğlu
HALK ÖYKÜLERİNDE TOPLUMSAL GERÇEKÇİLİK - 17/01/2019
Çoğu halk öykülerinin yazarı belli değildir. Halktan biri ya da birkaçı üretiverir bu öyküleri. Halk benimser, katkılarda bulunur. Böylece halkın ortak ürünü olarak çıkar ortaya.
ZWEIG’IN SATRANÇ KİTABI - 11/01/2019
Satranç; Stefan Zweıg yazmış, 90 sayfalık kitap, Can y. Arasında çıkmış. / Yazar 1881’de Viyana’da doğmuş. Nazilerin baskısından 1938’de İngiltere’ye, 1939’da Nevyork’a, oradan da Brezilya’ya k
YENİ YIL YENİ YIL - 30/12/2018
Yeni yıl, yeni yıl aklımda hiç bir şey yok. Ne desem ki, kar yağıyor Ankara'ya. Kuşlar yem bulamıyor. Damların saçaklarında üşüyorlar. Birinin cesedini gördüm yolda. Bilmem ki neden ölmüş. Kuşların da cenaze töreni olsa? Kuş kardeşler yapabilir mi bu
BİLGİÇ DEDE/Öykü - 17/12/2018
Biz ilkokulda okurken yıl kitaplarımızda ilginç metinler vardı. “İki Kurbağa, İkinci Tekini Ne Zaman Atacaksın, Sakın Kesme, Bilgiç Dede” gibi. Bunlar halkın bildiği, konuştuğu, söylediği, anlattığı ders verici metinlerdi.
SARIÇAM BELEDİYESİ ÇİÇEKLİ KÖYÜ NAR FESTİVALİ - 05/11/2018
28.10.2018 günü Büyükşehir Belediyesi otobüsüyle “Sarıçam Belediyesi Çiçekli Köyü Nar Festivali”ne gidiyoruz. Baraj Yolu’n
ANADOLU GÖRSEL SANATLAR RESİM SERGİSİ - 29/10/2018
Anadolu Görsel Sanatlar Derneği, 17.10.2018 günü Adana-75. Yıl Sanat Galerisi’nde Anadolu’nun Renkleri Resim sergisini açtı.
2018 YAZI OKUDUĞUM KİTAPLAR - 26/10/2018
(3)
 Devamı
Anlık
Yarın
21° 22° 7°
AlışSatış
Dolar5.52355.5456
Euro6.25866.2837