Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam191
Toplam Ziyaret757272

Ali Maralcan-E.Kurmay Albay

Ali Maralcan-E.Kurmay Albay
alimaralcan@hotmail.com
ATATÜRK ÜZERİNE
01/01/2019

"ALLAH´IN BANA BU EVLADI VATANI KURTARMAK İÇİN GÖNDERDİĞİNE İNANIYORUM.‘

ATATÜRK´ÜN ANNESİ ZÜBEYDE HANIM 1923. 

‘İNSAN, KENDİNİ YAPMA KUDRETİNİN BİR HAMMEDİSİDİR.´ 

Tek Adam,bu hammaddeyi yoğurarak hem kendini yaratan,hem zuhuru:milletinin,kavminin,çağının tarihinde bir dönüm noktası olan adamdır.

Mustafa Kemal tek adamdı.Çünkü şartlar,olaylar ve yaşadığı atmosfer içinde kendi hammaddesini yoğurarak kendi kendini yarattı.Mücadelesi,milletinin kaderine damgasını vurdu.Ve hayatı,çağımızın yön tayin edici hadiselerinden biri oldu. 

Mustafa Kemal ( Atatürk )  de, tarihi bir şahsiyettir.Bu şahsiyetin de tarihin akışında bir rolü vardır.Hem de,içinden çıktığı Türk toplumunun kaderine damgasını vuracak ve çağının olaylarına yön verecek kadar güçlü ve etkili bir rol.Bu bakımdam milletinin kaderine olan müdahelesi şüphe götürmez.

Çağımızın gelişmelerine olan müdehalerine gelince :onun Türkiye´de başardığı ve bütün sömürge,yarı sömürge ülkelerin milli kurtuluş hareketlerine önder olan,yön tayin eden siyasi ve iktisadi egemenlik savaşı dediğimiz hareket,onun çağdaş hüviyetinin,diğer orjinal cephesidir.

Yani Mustafa Kemal,hem toplumumuzun ve devrimizin bir eseridir.Hem kendisini yaratan bu toplumun ve çağın hayat ve kaderine tesir ederek onlara yön ve şekil vermiştir.Bu yön ve şekil veriş te de bittabii ve herşeyden önce kendi beşeri varlığını ortaya koymuştur.Kendi hammedisini,kendi kabileyet ve kudret ve ihtiraslarye yoğurmuştur.Bu süretle ve bu akış içinde her tarihi şahsiyet gibi o da, kendini yaratmıştır.Zaten tek adam demek bu demek değil midir?
 

ATATÜRK DÜNYA BARIŞI İÇİN NE DÜŞÜNÜYORDU VE BU KONUDA NASIL STRATEJİ UYGULADI ?

‘´ İnsanlığın hepsini bir vücüt ve her milleti bu vücudun bir uzvu,azası sanmak icabeder.Bir vücudun bir      

parmağının ucundaki acıdan,diğer bütün uzuvlar müteesir olur.Ancak böyle bir düşünüş

insanları,milletleri hodbinlikten kurtarır.
Eğer milletler arasında bir hastalık varsa hadise nekadar uzakta olursa olsun,kendi aramızda olmuş gibi,bu esastan şaşmamak lazımdır.

Eğer devamlı sulh isteniyorsa insan kütlelerinin vaziyetlerini iyileştirecek milletlerarası tedbirler lazımdır.

İnsanların hepsinin, heyeti umumiyesinin refahı,açlığın ve baskının yerine geçmelidir.Dünya vatandaşları, kinden ve hasetten uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir. “

 Atatürk´ün hayatta olduğu devirde bütün dünyada bu sözleri böylece konuşan, konuşabilen , konuşabilecek olan başka bir Dünya Lideri var mıdır ? Elbetteki hayır ! Onu tarih dünyaya, yalnız bir milletin, bir ülkenin kurtarıcısı olarak değil, yalnız esir ve mazlum milletlere istiklal için savaşın, uygarlık için savaşın öncü ve müjdecisi olarak da değil bütün dünya halklarına sulhun, ıstırapları baskı ile değil, müşterek ıstırap duygusu ile dindirmenin ve Dünya Vatandaşlığının öncüsü ve habercisi olarak gönderdi. Hülasa yalnız Atatürk´tür ki ne insanlarla insanlar, ne milletlerle milletler arasında bir kin,bir düşmanlık kaygısı gütmeden eserini vermiştir. Düşmanını daha yendiği anda affetmiştir. Esir ettiği generallere daha harp meydanında mertçe el uzatan tek adam o´dur.Bu generalleri kendi yurtduna salan önderleri devlet hükümet reislerini,ülkesine dost olarak çağıran onları kendi toprağında dost olarak karşılayan ve onların hepsini istinasız fetheden odur.

   Mustafa Kemal´in şahsında biz, yalnız kudretli bir asker,kudretli bir devlet kurucusu,çağdaş bir inkılapçı değil, çağımız ölçüsünde bir üstün insan görüyoruz. Onu gittikçe daha iyi anlıyor, ona gittikçe daha anlayarak bağlanıyoruz. Onunla gittikçe daha severek övünüyoruz. Hem seziyoruz ki yarın onu yalnız biz Türkler değil bütün insanlık alemi daha iyi anlayacak ve daha çok yüceltecektir. 

ATATÜRK ÖLÜMÜNDEN SONRA YÜCE TÜRK MİLLETİNE NASIL BİR ESER BIRAKTI ?

Atatürk Devriminin ölümsüzlüğü, kültürel, siyasal, ekonomik bütünlük içinde Türk toplumunun insanca ve çağı aşan bir yaşam kurmayı amaçlamasından kaynaklanır. Taşıdığı evrensel özün de nedeni budur. Bu bütünlük kavranamadığı için Türk devrimi de, Atatürk de gereği ölçüde anlaşılmış değildir. Evrensel bir gerçektir ki Atatürk yalnızca Türkiye Cumhuriye´tinin değil, İnsanlığın geleceğinde de yaşamaktadır.

  Bu gerçeği kavrayamadık, yolumuza bu gerçeğin ışığını tutamadık, tam bir bilinçle bu gerçeğin aydığınlığında yüreyemedik. Bunun somut örneğini 15 Kasım 1938 de Atatürk´ün ölümünden 5 gün sonra Peyami Safa´nın Cumhuriyet gazetesindeki yazısından alınan şu sözlerden yola çıkarak görebiliriz.

     ‘´Atatürk´ten evel Türkiye,bütün dünyada Kızıl Sultanıyla ile, fesiyle ile,çarşafıyla,İstanbul´un köpekleri ve yangılarıyla,Eyüp´ün mezarlıklaryla meşhurdu.

Bugün Atatürk´ün zamanından bahseden bütün dünya gatezeleri ‘O´nun kurduğu Yeni Türkiye´nin milli ve medeni haklarını sayıyorlar.Zaferler,inkilaplar,bozkırlar ortasından yükselen modern şehirler,fabrikalar.Ve Bütün Dünyaya örnek,yalansız bir sulh politikası.

Dün Mustafa Kemal´i bir Eşkiya Reisi telkki etmiş olan Avrupa bugün ‘O´nu, kendi beşeri davasına hizmet etmiş, büyük evlatlarından biri gibi selamlıyor ve kaybolmasına yanıyor.´´

Türk toplumu, Atatürk´ün 1923 Cumhuriyet Aydınlanması ve devrimleriyle başlayan büyük yürüyüşü içinde,tüm engellemelere karşın çağı aşmaya yönelik büyük bir kültürel birikim ve güçlü toplumsal yapı oluşturmayı başarmıştır.Bu yapı artık insanca bir yaşamın demoktatik ilkelerinden vazgeçilmeyeceğini; insanlık için ayakta kaldıkça,hiçbir gücün Türkiye Cumhuriyeti´nin demokratik gelişmesini engellemeyeceğini tartışmaya yer bırakmayacak ölçüde kanıtlamıştır.

Çünkü,´´ Tam bağımsızlık ‘´ ilkesinden doğan Türkiye Cumhuriyeti;´ Yurtta Barış,Dünya´da Barış!´ ilkesiyle beslenmekte, çağdaş ve insanca yaşamın tam insanlığa mal olmasını beklemektedir.

   Kurtuluş Savaşı´nın ağır koşullarında bile,ulusun egemenlik ilkesine ,parlementer demokrasiye bağlılığını ve özgürlük içerisinde kendi kendine yetebilme yeteneğini bütün dünyaya göstermiş olan Türk Ulusu Atatürk´ün hedeflediği çağdaşlığı ve kalkınma savaşını da demokratik rejim içinde zafere ulaşarak kazanacaktır.

  Cumhuriyet,bağımsızlık ve özgürlük bayrağını elimizde sağlam ve yüksek tutmak,onu herzaman,herşeye karşı korumak;bunu yapabilmek için ;kafamızı bilimle,yüreğimizi umutla ve yurt sevgisiyle,benliğimizi hürriyet ve istiklal heyecanı ile doldurmak;iyiye , güzele,doğruya bağlanmak,çağı yıllar önce yakalayan Mustafa Kemal´in çağdaşlığına varabilmek!

  İşte Atatürk´ümüze karşı borçlu olduğumuz minnet ve şükran hislerini böyle ödeyebilriz,acımızı böyle unutabiliriz.Atatürk herzaman Türk milletine güvendi,ona inandı.Türk Milleti de bugüne kadar ‘O´nu yalancı çıkarmadı.

   Yaşamı boyunca her savaşta alnı açık çıktı .Yarın da böyle olacaktır.Savaş bitmedi.Bunu Atatürk söylüyor: “ Yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz.Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.Yurdumuzu dünyanın en mamur ve medeni memleketlerin seviyesine çıkaracağız.Milletimiz en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız ‘´

    Ordularını taa Hindistan´a kadar götüren Büyük İskender 32 yaşında öldüğü zaman arkasında ne bırakmıştı ?

     Bir hiç.

     Avrupa´yı bir kasırga gibi altüst eden ve Moskova´ya kadar uzanan Napolyo,ölümünden sonra arkada ne bıraktı ki ?

     Yıkık dökük bir Avrupa,Fransa´ya karşı kinle dolu bir dünya.

     Hatta müstakil bir millet kuran Washington bile arkasında nihayet müstakil bir millet bırakmıştı.

Halbuki Atatürk, İdealini hakikat sahasına çıkaran nadir bahtiyarlardan ve ender dehalardan biridir.

O, eşsiz eserini tamamlamış ve onu bizlere ebedi miras olarak bırakmıştır

O bize müstakil bir vatan bıraktı.

Genç ve zinde bir  Cumhuriyet bıraktı...

Hamleli ve atılgan bir devrim bıraktı

Milletine bukadar büyük bir miras bırakan,hayata gözlerini rahatça kapayan pek az adam yetişmiş veya hiç yetişmemiştir.

İşte bu nedenledir ki Çağdaş Atatürk´ün Türkiye´si olmak,ilk ve tek hedefimizdir.Ve bu hedef gerçekleşecektir.

Yeryüzünde destan yazan,yazılması gereken,yıllar öncesinden çağı aşan çok az insan vardır.O insanlardan biri de Mustafa Kemal´dir.
 

ÖLÜMSÜZ ATATÜRK

Atatürk, 21 Ekim 1925 te Afyon´da “Görevim bitmemiştir,bitmeyecektir.Ben toprak olduktan sonra da devam edecektir.´demişti.

 “Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır.” Diyen Atatürk´ün,aynı zamanda “Görevim(...) ben toprak olduktan sonra da devam edecektir demesine bir anlam verebilmek için Atatürk´ün, ”İki Mustafa Kemal” açıklamasını bilmek gerekir.”

  Atatürk şöyle diyor : “ İki Mustafa Kemal vardır: biri ben et ve kemik, geçici Mustafa Kemal...ikinci Mustafa Kemal, Onu ben kelimesi ifade edemem; ‘o´ ben değil bizdir! O,memkeletin her köşesinde yeni fikir yeni hayat ve büyük bir ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur.Ben onların rüyasını temsil ediyorum.Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir.O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan yaşaması başarılı olması gereken Mustafa Kemal O´dur!”

Görüldüğü gibi Atatürk´e göre, “ İki Mustafa Kemal” vardı. Bunlardan biri geçici ,ölümlü,diğer ise geçici olmayan, ölümsüz Mustafa Kemal di.İşte Atatürk, “Ben toprak olduktan sonra da görevim devam edecektir!”  derken bu ‘´gecici olmayan ‘´ ikinci Mustafa Kemal´den bahsediyordu.

Ölümsüz Atatürk “et ve kemikten” oluşan geçici bir fani değil , “Memleketin her köşesinde yeni fikir yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydıncı ve savaşçı bir topluluktu.” Atatürk´e ölümsüzlük kazandıran, aslında Türkiye Cumhuriyet´inin kuruluş ayarlarına sahip çıkan insanlardır.´´ Yeni fikir,yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan insanlar var oldukça Atatürk de var olmaya devam edecektir.

  Ölümsüz Atatürk fikirdir,düşüncedir.Bu nedenle Atatürk “Beni görmek demek beni behemehal yüzümü görmek değildir.Benim fikirlerimi benim düşüncelerimi anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir” demişti.
 

DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL  ‘´ ÖLÜM ´´  

9 Kasım 1938 günü Atatürk ikinci komaya girmiştir ve artık uyanmayacaktır.Koma karnındaki suyun ikinci defa alınışından sekiz saat sonra başlamıştır.Tam 36 saat sürer.Doktorların ve arkadaşlarının, başının ucunda çırpınmaktan ve ağlamaktan başka yapacakları birşey yoktur.Son komaya girmeden biraz önce Atatürk´ün son suali:
 

  ‘´_Saat kaç ? ‘´ demek olur.

Nihayet 10 Kasım Perşembe günü sabahı derin bir dalgınlık içinde hayata gözlerini yumar:

Saat 09:05 tir.Atatürk ölmüştür. 

   Büyük insanların hayattan kopuşu,uluğ ağaçların topraktan sökülüşü gibi,çetin,heybetli ve direnişli olur.

  Dağın doruğu ya bir yayla düzlüğüne çıkar.Ya doruktan sonra dalgalı bir yolculuk başlar.İnişler,yokuşlar aşılır.Ama yolculuk ergeç bir inişe ulaşır. İniş yolu tırmanışa benzemez.Hayatın doruğu aşılıp bir defa inişe başlayınca,adımlarımıza artık biz hakim olamayız. Adımlarımızı ne kadar dikkatli atmak istesek bile.Hulasa çıkış zor, iniş hızlıdır. Ve bu, her dağ yolculuğu gibi hayat hikayemizin de değilmez kanunudur.Atatürk´ün hayat hikayesi de budur.
 

ATATÜRK´ÜN ÖLÜMÜ NEDENİYLE 22 KASIM 1938 DE CUMHURBAŞKANI İNÖNÜ´NÜN YAYIMLADIĞI MATEM MESAJI ÖZET OLARAK ; 

   Büyük Türk Milletine ; 

   Bütün ömrünü hizmetine vakfettiği sevgili milletinin ihtiram kolları üstünde Ulu Atatürk´ün fani vücudu istirahat yerine tevdi edilmiştir.Hakikette yattığı yer ,Türk Milletimin O´nun için aşk ve iftiharla dolu olan kahraman ve vefalı gögsüdür. 

    Atatürk,tarihte uğradığımız en zalim ve haksız itham gününde meydana atılmış,Türk milletinin masum ve haklı olduğunu iddia ve ilan etmiştir.İlk önce ehemmineti kavranmamış olan gür sesi, asla yıpranmayan bir kuvvetle nihayet bütün cihanın şuuruna nüfuz etmiştir.

En büyük zaferleri kazandıktan sonra da,Atatürk, ömrünü yalnız Türk milletinin haklarını insaniyete ezeli hizmetlerini ve tarihe hakkettiği meziyetlerini ispat etmekle geçirmiştir.

/resimler/2018-11/10/1118539317240.jpgMilletimizin büyüklüğüne,kudretine,faziletine,medeniyet istidadına ve mükellef olduğu insaniyet vazifelerine sarsılmaz itikatı vardı.´´ Ne Mutlu Türküm diyene ‘´ dediği zaman kendi engin ruhunun hiç sönmeyen aşkını ne manalı bir süretle hülasa etmişti.

    Atatürk´e tazim vazifemizi ifa ettiğimiz bu anda, halkımıza, kalbimden gelen şükran duygularımı ifade etmeyi,ödenmesi lazım bir borç saydım.

   Milletlerarasında kardeşçe bir insanlık hayatı Atatürk´ün en kıymetli ideali idi.Bütün dünyada ölümünün gördüğü ihtiramı insanlığın atisi için ümit verici bir müjde olarak selamlarım.Bu sözlerim yazılarıyla ve toprağımızda şovalye askerleri ve mümtaz şahsiyetleriyle yasımıza iştirak eden büyük milletlere Türk Milleti adına şükranlarımın ifadesidir.

  Devletimizin banisi ve milletimizin fedakar, sadık hadimi,

İnsanlık idealinin aşık ve mümtaz siması ,

Eşsiz kahraman Atatürk !

Vatan sana minnettardır. 

 Bütün Ömrünü hizmetine verdiğin Türk Milletiyle beraber senin huzuruna tazim ile eğiliyoruz.Bütün hayatında bize ruhundaki ateşten canlılık verdin.Emin ol,aziz hatıran sönmez bir meş´ale olarak ruhlarımızı daima ateşli ve uyanık tutacaktır.
                                                                                                                          İsmet İnönü 

  MUSTAFA KEMAL PAŞA ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞI SONUNDA İNGİLTERE BAŞBAKANI LIOYD GEORGE ‘A İBRETLİK NASIL BİR DERS VERDİ ? 

   İngiltere başbakanı Lıyod George,bir güneş tanrısı Zeus olma hayaline kapılarak Anadolu ve Ortadoğu´da Güneşler İmpatorluğu´nu yaşatmaya ve yaymaya çalışmıştı.

  Ama hayal ettiği güneş tükenmişti.

  Emperyalizmin yakıcı güneşi Mustafa Kemal tarafından söndürüldü.

 Llyol George İngiltere´de daha sonra iktidardan düştü.

Bir daha da iktidara gelemedi.Sadece o değil,bir zamanlar güneşler ülkesi diye anılan İngiltere dünya gündeminden düştü.

 Eski gücünü kaybetti.

 Llyod George kendisini Anadolu´dan çıkarmaya çalışan Mustafa Kemal için İngiliz Parlemento´sunun kürsüsünden şunları söyledi.

‘´ Yüzyılda bir dahi yetişir,bu yüzyılın dahisi Mustafa Kemal´dir.Mustafa Kemal´in dahisine karşı elden ne gelir ‘´ diyerek aczini ifade ediyordu.

   Ve Zeus misali Güneşler Ülkesi denilen İngiltere başbakanı Llyod George´un öldüğü gün Times Gazetesi sanki dalga geçer gibi şöyle bir manşet atıyordu gazetesine :

Times : ‘´ Llyod George´u bir daha kalkmamak üzere Mustafa Kemal devirmiştir. 

SONSÖZ: 

SAYGIDEĞER VATANDAŞLARIM,VATANSEVER TÜRK GENÇLERİ ! ATATÜRK´ÜN ASKERİ,SİYASİ ZAFERLERİNİN KAZANILMASI VE MUCİZEVİ DEVRİMLERİNİN GERÇEKLEŞMESİNİN SIRRI NE İDİ ACABA ? 

Bu sorunun cevabını önce, çok üstün kişilik,karakter sahibi , üstün vatan ve millet aşkına sahip Atatürk´ten dinleyelim.  

‘´ Benim adım Mustafa Kemal´dir.Eğer beni onurlandırmak istiyorsan, Türkiyeli Türkoğlu Türk Mustafa Kemal diye çağır.Ben ne diktatörüm ne macera peşinde koşarım, ne de mağlubiyeti kabul eden bir kimseyim.

Ben yalnız milletini düşünür,onun için yaşarım .Benim ve milletimin hakkı olan herşeyi alırım.Alamayacağım birşey yoktur. 

  Başarı sırrının diğer bir açıklaması şöyledir : 

‘´ Hürrriyet ve İstiklal benim karakterimdir.Ben, milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mevrüsatımdan olan istiklal aşkı ile meftür bir adamım.Çocukluğumdan bugüne kadar ailevi,hususi ve resmi hayatımın her safhasına yakından vakıf olanlarca bu aşkım malumdur.Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin hürriyet ve istiklaline sahip olması ile kaimdir. Ben şahsan bu saydığım evsafa çok ehemniyet veririm.  Ve bu evsafın kendinde mevcudiyetini idda edebilmek için milletimin de aynı vasıflarla muttasıf olmasını şart-ı esası bilirim.Ben,yaşabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evladı kalmalıyım.Bu sebeple milli istiklal bence hayat meselesidir.Millet ve memleketin menafii icap ettirdiği takdirde beşeriyeti teşkil eden milletlerden herbiri ile medeniyet müktezasından olan dostluk ve siyaseti münasebetini büyük bir hassasiyetle takdir ederim .Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin bu arzusundan sarfı nazar edinceye kadar bir aman düşmanıyım . ‘´

 Şimdi de bu başarı sırlarını yakından bilen manevi kızı Prof.Dr.Afet İnan ‘dan dinleyelim. 
 Atatürk´ü büyük yapan ve onu başarılı kılan 2 unsur mevcuttur : Vatan kavramı ve Ulus sevgisi.
 
 VATAN KAVRAMI 
Mustafa Kemal, 1919 a kadar asker kumandan bir kişi olarak , ozamanın vatan toprakları adedilen sınırlarında çarpıştı ve orduları yönetti.Mustafa Kemal için vatan toprakları korunurken hayat feda etmenin fiili örnekleri gözleri önünde cereyan etmişti. Nice vatan evlatlarının savaş alanlarındaki ölüm iniltilerini O, kulaklarıyla işitmiş gözleriyle görmüştü .Devlet sınırlarını terk etmenin acılarını büyük hüzünle hissetmişti.

O “Milli hudut dahilinde vatan bir külldür( bütündür) ‘´cümlesini 23 temmuz 1919 günü Erzurum Kongresin´de tespit etmiş bulıunuyordu.Misak-i Milli ile tayin edilmiş olan bu Türk vatanını düşman istilasından kurtarmak gayesiyle vatan evlatlarının kanı dökülmüştü.

İşte  Atatürk de vatan fikri böyle şekillenmiş ve bugünkü vatanımızın herbir sınırında savaşmış bir insanın görgüsü ve kuvvetiyle, Türk için bir vatan bütünlüğü tespit ve kabul eylemişti. İlk Cumhurbaşkanı Atatürk bu vatanın, ´´Hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez, bir küll ‘´ olduğunu devletlere kabul ettirmiştir.

 O, 1930 senesindeki bir ölüm haberi karşısında, yurt toprağı için bana şu cümleleri yazdırmıştı:  “Yurt toprağı! Sana herşey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz.  Fakat sen Türk Milletini edebi hayatta yaşatmak için feyizlik alacaksın. Türk toprağı! Sen, seni seven Türk Milletinin mezarı değilsin.Türk Milleti için yaratıcılığını göster.” 

 ULUS SEVGİSİ

Atatürk , mukaddes vatan toprakları üzerinde yaşayan,ulusunun sevgisiyle iş başarma yolunu tutmuştur.O bu sevgiyi şu sözlerle açıklıyor:

‘´Millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur. İstiklal Harbinde benim de milletime ettiğim birtakım hizmetler olmuştur zannederim.Fakat bunlardan hiç birini kendime mal etmedim.Yapılanın hepsi milletimin eseridir dedim. Aranacak olursa doğru da budur. Mazide sayısız medeniyet kurmuş bir ırkın ve milletin çocukları olduğumuzu ispat etmek için yapmamız gelen şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz. Bugüne ve yarına bırakılmış daha birçok işlerimizi vardır. İlmi araştırmalar da bunların arasındadır. Benim arkadaşlarıma tavsiyem şudur. Şahsımız için değil , fakat mensup olduğuğumuz millet için el birliğimizle çalışalım.Çalışmaların en büyüğü budur.” 
           Türk Milletini Hürriyet ve İstiklaline kavuşturan, bu aziz Türk Milletine mutlu ve gurur günlerini yaşatan Ulu Önder Atatürk ve onu yetiştiren anatürkümüz Zübeyde Hanım´ın manevi huzurlarında saygı ve hürmetle eğiliyoruz . Ruhları şad olsun! 

 KAYNAKÇA:

1.TEK ADAM Cilt 1,2,3  Şevket Süreyya Aydemir

2.ATATÜRK´DEN HATIRALAR VE BELGELER .Prof.Dr.Afet İnan.

3.ATATÜRK´Ü ANLAMAK VE TAMAMLAMAK.Prof.Dr.Cahit Oran Tütengil.

4.1923 KURULUŞ AYARLARINA DÖNMEK.Sinan Meydan

5.YÜZYILIN KİTABI . Sinan Meydan

6.ATATÜRK İÇİN DİYORLAR Kİ . Selahaddin Çiller

7.İHANET BASINI . Aydın Keleşoğlu

8.ATATÜRK FOTOĞRAFLARI ALBÜMÜ Hanri Benazus

9.ATATÜRK´ÜN DE ÇOCUKLARI VARDI Ali Kuzu

 


Paylaş | | Yorum Yaz
77 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TEOKRATİK VE MONARŞİK SALTANAT DÜZENİNİN YIKILIŞI ÇAĞDAŞ BİR DEVLETE DOĞRU - 09/11/2018
"Bir gün gelecek, ben hayal zannettiğiniz bütün, inkılâpları başaracağım. Mensup olduğum millet bana, inanacaktır. Saltanat yıkılmalıdır. .Din ve devlet birbirinden ayrılmalı, şarktan benli
TÜRK ULUSUNUN ÇAĞDAŞ CUMHURİYET YÖNETİMİNE KAVUŞMASININ 95. YIL DÖNÜMÜ KUTLAMASI - 29/10/2018
ATATÜRK UYARMIŞTI
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN - 29/08/2018
"Bu meydanda akan Türk kanları, bu gökyüzünde uçuşan şehit ruhları. devlet ve Cumhuriyet´imizin ölmez koruyucularıdır. " Mustafa Kemal Atatürk
MUSTAFA KEMAL PAŞA´NIN BAŞKOMUTAN OLUŞUNUN 97. YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI - 07/08/2018
Türk Ordusunun Sakarya´nın doğusuna çekilmesinden sonra TBMM´de başlayan gizli oturumlarda Mustafa Kemal´e Meclisin tüm yetkile
ERZURUM KONGRESİ - 20/07/2018
ERZURUMLU MUSTAFA KEMAL
ATATÜRK’ÜN ÖZGÜRLÜK BİLDİRİSİ AMASYA GENELGESİ’NİN 99. YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI - 20/06/2018
“Mademki milletimizin şerefi, haysiyeti, istiklali tehlikeye düşmüştür. Artık b
ATATÜRK YAŞIYOR BABA - 12/11/2017
ATATÜRK ÜZERİNE
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN - 28/10/2017
" Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır. Ve Türk Milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir." Mustafa Kemal Atatürk
ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN - 28/08/2017
YÜCE TÜRK ULUSUNUN ÖZGÜRLÜK VE EGEMENLİĞİNE KAVUŞTUĞU “KUTSAL SAVAŞ” BAŞKOMUTANLIK MEYDAN MUHAREBESİ ZAFERİNİN 95. YIL DÖNÜMÜ KUTLAMASI
 Devamı
Anlık
Yarın
14° 14° 4°
AlışSatış
Dolar5.33925.3606
Euro6.08656.1109