Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam203
Toplam Ziyaret985641
HABER VİDEOLARI
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
KARAİSALI’DA SİYASET KAZANI (10)
03/10/2018

Siyaset kazanımızın altına odunları bu kez Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan attı. AK Parti Grup toplantısında dedi ki: “Yerel seçimlerde bana hiç kimse şunu aday yapalım diye gelmesin. Adaylarımız ehliyet sahibi ve liyakatli olacak.”

Şimdi Karaisalı’da AK Parti’de en az 15 civarında aday adayının isminden bahsediliyordu. Bu sayı artarsa şaşırmayın. Aday olmanın birinci şartı ehliyet sahibi olmak ya, hemşerilerimizden kimin ehliyeti varsa başvurusunu yapabilir. Ehliyet fotokopisini veya noter onaylı nüshasını aslı ile beraber sunabilir. Tek sorun ağır vasıta mı olacak ya da B tipi sürücü belgesi yeterli mi olacak, henüz belli değil. Bu konuda adı adaylığında geçen Ünal Işık çok şanslı görülüyor. Adam sürücü kursu sahibi. Onda her türlü ehliyet mutlaka vardır.

Fakat ortada ciddi bir sorun var. Türk Dil Kurumu ehliyeti iki şekilde tanımlıyor. 1. Sürücü belgesi,2. Ustalık, uzluk(uzmanlık). Şimdi bu durumda eğer Cumhurbaşkanı ikinciyi kastettiyse 15 aday adayının birçoğu baştan elendi demektir. Aday adayları şimdiden kendini elemeye başlasınlar. Paranızı boşuna kaptırmayın partiye.

X x x

Cumhurbaşkanımızın diğer kriteri ise liyakat sahibi olmak. Liyakat nedir, şimdi de ona bakalım:

"Son zamanlarda ‘liyakat’ sözcüğü çok kullanılır oldu. Personel alımlarında, tüm atamalarda, kamuda, özel sektörde hep ‘bir liyakat sözü dolaşıp duruyor. Genellikle ‘Yönetimde liyakat esas alınmalıdır’ biçiminde sıklıkla duyduğumuz bu sözcüğün ne anlama geldiğini gerçekten biliyor muyuz?

Arapça ‘lyk’ kökünden gelen liyakat sözü, ‘layık olma’ anlamına geliyor. Biraz daha Türkçeleştirirsek ‘yakışmak’, ‘yaraşmak’ veya ‘uygun olmak’ diyebiliriz. Peki ‘Bir kişi, bir işe nasıl yakışır, hangi nedenlerle uygun veya layık olur?’, ‘Bir kişinin liyakatini, yani göreve ne derece layık olduğunu nasıl değerlendirebiliriz?’. İsterseniz bu sorulardan önce liyakati sağlayan temel öğelere değinelim:

Eğitim: Çalışan kişinin aldığı eğitim, yaptığı işle uyumlu olmalıdır. Deneyim: Kişinin geçmiş iş deneyimleri, şimdiki görevinde yapacağı işlere dayanak oluşturmalı, daha önceki çalışmalarından öğrendiklerini bu işinde kullanabilmelidir.

Bilgi, Beceri: Kişi hem yapacağı işin gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip, hem de yeni bilgiler edinmek için gelişime açık olmalıdır.

Performans: Çalışan kişinin emeği karşılığında başarılı sonuçlar alabilmesi gerekir.

Kurum Kültürüne Uyum: Kişinin tutum ve davranışları, çalıştığı kurumun kültürüne uygun olmalı, düşünce biçimi kurumsal kültürün gereksinimleriyle çatışma içinde olmamalıdır.

İletişim: Çalışan kişi en azından işinin gerektirdiği düzeyde bir iletişim becerisine sahip olmalıdır.

Kişi yukarıdaki temel gereksinimleri ne ölçüde sağlıyorsa, düşünüldüğü görev için o kadar uygundur diyebiliriz. Eğer bir kişi yapacağı işe uygun bir eğitim almışsa, bu konuda farklı görevler üstlenerek deneyim elde etmişse, daha önceki görevlerinde başarılı olmuş ve çalışma arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kurabilmişse bu kişi için liyakatten söz edebiliriz. 

Peki bir kurumda görevlendirmeler liyakat değil de başka kıstaslara göre yapılırsa sonucu ne olur? Elbette kurumun rekabet gücü giderek zayıflar. Ticari bir işletmeyse iflas eder, bir okulsa öğrencileri dünyadaki diğer eğitim kurumları tarafından kabul görmez, eğer kamu hizmeti üreten bir kurumsa, hizmetleri yurttaşları memnun etmez.

Çalıştıkları kurumda liyakatin esas alınmadığını gören kişiler, genellikle iki yol izler: Ya liyakat dışındaki kıstas neyse onu sağlamaya çaba harcar ya da isteksiz ve verimsiz çslışır, daha doğrusu çalışıyormuş gibi yapar. İki durum da kişinin yeteneklerini köreltip, bilgilerini unutturmak dışında hiçbir sonuç doğurmaz.

Son sözü eskilere bırakalım. Nizamü’l-mülk Siyasetname adlı eserinde herkesin liyakatince istihdam edilmesi gerektiğini söyledikten sonra alimlerin sözünü anımsatır:

 “Liyakatli ve tecrübeli bir köle, bin evlattan evladır.”

X x x

Liyakatli olmak için ne gerekiyormuş? Eğitim, deneyim, bilgi-beceri, performans, kurum kültürüne uyum, iletişim.

En az 15 aday adayı olacak olan AK Parti’deki arkadaşlara soralım bakalım. Karaisalı Belediye Başkanı olabilmeniz için ehliyetten sonra en önemli kritere sizler uyuyor musunuz? Yani eğitiminiz buna müsait mi? Daha önce bir deneyiminiz var mı? Belediye Başkanlığı yaptınız mı? Kamuda görev aldınız mı? Bilgi ve beceriniz nedir? Belediye Kanununu hiç okudunuz mu? Kendinizi Belediye Başkanı olacak performansta görüyor musunuz?  Kurum kültürüne uyum sağlayabilecek misiniz? Ve iletişiminiz, başta halkla, bürokrasiyle, meclis üyelerinizle, büyükşehir başkanıile iletişimi nasıl kuracaksınız?

Ehliyetten sonra liyakata göre mevcut aday adaylarından birçoğu daha elenecek. Geriye kala kala 1 kişi kalacak. Bakalım o şanslı kim olacak?

X x x

Eski Kaymakamlarımızdan S. Nevzat Korkmaz vardı. Süper bir kaymakamdı. Daha önceleri Kaymakamlar 1 yıl süreyle İngiltere’ye dil kursuna giderken yerine vekaleten bir devlet memuru atarlardı. Şimdi bu uygulama kalktı. Ya Vali Yardımcısı ya da komşu ilçenin Kaymakamı vekalet ediyor.

Nevzat Bey gözüne Doktor Uğur Ünaldı’yı kestirmiş. Çağırmış ve “Seni Kaymakam Vekili olarak görevlendiriyorum” demiş. Uğur bey daha çok genç. “Aman efendim, yapamam. Daha deneyimli birilerini bulun” dese de Nevzat Kaymakam, “Hayır sen olacaksın” demiş. Ve eklemiş:

-Kaymakamlık dediğin nedir ki? Yüzde 80’i hava basmak, yüzde 20’sini de Yazıişleri Müdürü önüne getirir yazıyı, atarsın imzanı.”

Uğur Bey ikna olmuş sonunda. 1 yıl süeyle Kaymakamlık yaptı.

Şimdi de aynı şey olur mu?

Belediye Başkanlığı dediğin nedir ki? Yüzde 80’i hava basmak, yüzde 20’sini de Belediye Yazıişleri Müdürü İbrahim Özcan önüne getirir, basarsın imzanı, olursun belediye başkanı…

Ne ehliyeti, ne liyakati? Geçiniz onu…

X x x

Yazı yine çok uzadı.

Sayın Cumhurbaşkanımızın son açıklamasından sonra kartlar yeniden karılacak. Elenen elenecek. Kimmiş o ehliyet sahibi ve liyakatli kişi göreceğiz.

Seçilme garantisi de yok zaten. Haydi hayırlısı diyelim.

 

 



733 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ADANA’DA MASKESİZ DOLAŞMAK NEDEN YASAK DEĞİL? - 30/06/2020
Geçenlerde bir bankanın ATM’sinin önünde sıra bekliyorum. 3 ATM yan yana. Kalabalık bir ortam. Sağ taraftaki ATM’de sırası gelen bir vatandaş üç kez hapşırdı.
SAYIN ELBAN, ADANAMIZA HOŞGELDİNİZ - 20/06/2020
Ağrı Valisi olarak görev yaparken Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından onaylanan ve 10 Haziran 2020’d
KARAİSALI İÇİN CUMA GÜNÜ NEDEN ÖNEMLİDİR - 31/05/2020
Genelde Cuma günleri Karaisalı’ya gitmeye çalışırım. Çünkü Cuma, Karaisalı için bayram sayılır.
DEVLET BAHÇELİ’DEN AL HABERİ - 26/05/2020
Eskiler "çocuktan al haberi" derler ya, erken seçim haberlerini ise "Devlet Bahçeli'den Al" deniyor artık.
ÖLEN ÖLÜR KALAN SAĞLAR BİZİMDİR - 17/05/2020
Basketbol, hentbol ve voleybol federasyonlarını takdir ediyorum. Ligleri mevcut haliyle tescil etti, şampiyon yok, küme düşme yok.
TRUMP: VİRÜSTEN BETER - 10/05/2020
ABD’de Kovid-19 salgınında, son 24 saatte vaka sayısı 1 milyon 317 bin 263’e,hayatını kaybedenlerin sayısı 78 bin 805’e yükseldi. ABD’de halk, sağlık hizmetinin yokluğunda
HİÇ BİR ŞEY DEĞİŞMEYECEK - 03/05/2020
Başta siyasilerimiz olmak üzere hemen hemen herkes, Kovid-19 salgının bitmesiyle hiçbir şeyin eskisi olmayacağını söyledi. Ya da herkeste öyle bir algı oluştu.
TEBRİKLER KARAİSALI - 27/04/2020
Koronavirüs salgını nedeniyle yaklaşık 2 aydır evden çıkmamıştım. 8 yıl önce geçirdiğim kalp ameliyatım ve diyabet hastası olmam nedeniyle kronik hasta sayıldığımızdan, dolayı, ailemin baskısından kafam
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA VE KİVREM ADANALIYIM - 26/04/2020
28 Temmuz 2017 tarihli “Kirvem Adanalıyım” başlıklı köşe yazımda:
 Devamı
AlışSatış
Dolar6.84666.8741
Euro7.72557.7564