Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam36
Toplam Ziyaret1260645
HABER VİDEOLARI
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
BARIŞIN SAVAŞÇILARI
15/12/2017

Sözlüklerde barış kelimesi, genel anlamda düşmanlığın olmaması anlamında kabul görür. Başka bir anlatımla kötülükten, kavgalardan, savaşlardan kurtuluş, uyum, birlik, bütünlük, sukunet, sessizlik, huzur içinde yaşamak olarak da tanımlanabilir.
Peki barış var mı Dünya’da? Özellikle de 3. Dünya ülkeleri dediğimiz yerlerde kaoslar, savaşlar hüküm sürmektedir. Uzak Asya’da Kuzey Kore devletinin nükleer denemeleri, yanıbaşımızda Suriye, Irak, Filistin, İsrail’da yaşananlar v.s. örnekleri çoğaltabiliriz
Savaşlara karşı nasıl savaşmalıyız? Barışı nasıl elde etmeliyiz?.
Savaşların nedeni olan din ve görüş ayrılıkları nasıl son bulacaktır?
Eskiden Türk-Yunan anlaşmazlıkları vardı. Halen de var ama, Türkiye şuan başka şeylere odaklandığı için gündeme gelmiyor.
Daha 1947 yılında Londra'da 22 yaşında iken genç şair Bülent Ecevit bir Türk-Yunan şiiri yazmıştı. Barış dolu bu düşünceler, şiir olarak kaleme dökülmüştür. Bülent Ecevit’i’n siyasete atılmasından sonra bazı sağcı, kafatasçı milliyetçi kesimler tarafından bu şiir gündeme getirilip alay konusu olmuştu. Ecevit şiirinde şu dizeleri kullanmıştı:


“sıla derdine düşünce anlarsın
yunanlıyla kardeş olduğunu
bir rum şarkısı duyunca gör
gurbet elde istanbul çocuğunu

türkçenin ferah gönlünce küfretmişiz
olmuşuz kanlı bıçaklı
yine de bir sevgidir içimizde
böyle barış günlerinde saklı

bir soyun kanı olmasın varsın
damarlarımızda akan kan
içimizde şu deli rüzgâr
bir havadan

Bu yağmurla cömert
bu güneşle sıcak
gönlümüzden bahar dolusu kopan
iyilikler kucak kucak

bu sudan bu tattandır ikimizde de günah
bütün içkiler gibi zararı kadar leziz
bir iklimin meyvasından sızdırılmış
bir içkidir kötülüklerimiz

aramızda bir mavi büyü
bir sıcak deniz
kıyılarında birbirinden güzel
iki milletiz

bizimle dirilecek bir gün
Ege'nin altın çağı
yanıp yarının ateşinden
eskinin ocağı

önce bir kahkaha çalınır kulağına
sonra rum şiveli türkçeler
o Boğaz'dan söz eder
sen rakıyı hatırlarsın
Yunanlıyla kardeş olduğunu
sıla derdine düşünce anlarsın”


Bir tarihtre Ege’de bir sahil kentinde masadayız. Yan masalarda Yunanlılar, şarkılar söyleyip, sirtaki yapıyorlar. Bizler de onlara iştirak ediyorduk Sonra biz Türkçe şarkılar söylediğimizde onlar bize katılıyorlardı. Birbirimizi alkışlıyorduk. Güzel bir dostluk havasında eğlencemiz sürdü. Şimdi bizim bu insanlarla ne düşmanlığımız olabilirdi ki? Ne onlar bize “barbar” diyordu ne de biz onlara; küçümseme yollu- ödlek, korkak Rum anlamıne gelen “korkak palikaryalar” diyorduk.
Adana Devlet Tiyatrosun’nun 2011 yılında sahneye koyduğu Muzaffer İzgü’nün kaleminden akan bir öykü olan “Sınır” adlı oyunu çok beğenmiştim. Bu oyunda bilinmeyen bir yerde, sınır komşusu bilinmeyen iki ülke; Nevinya ve Sevinya. Bilinmeyen bir nedenle birbirine düşman. İki ülkenin sınırını, adları bile bilinmeyen çocuklar rahat uyusun diye bekleyen, bilinmeyen iki asker; Yuan ve Mati. Yalnızca ikisinin olduğu bu bölgede bilinmeyen bir nedenle arkadaş oluverirler. Ama ya iki ülke arasında bilinmeyen bir nedenle savaş çıkarsa? Yuan ve Mati birbirine kurşun sıkar mı? Oyunda savaş çıkıyor ama, iki askerde barış bilinci geliştiği için birbirlerine kurşun sıkamıyorlardı. Bu oyunda rahmetli Ecevit’in dizeleri aklıma geldi hep.
Günümüzde düşmanlıklar, tamamen din ve görüş ayrılıklarından gelen siyasi ve ticari olup, devletler arasında oluyordu.
Artık Dünyamız kabuk değiştirmektedir. Kitlevi çekilen sancılar son bulacaktır. İnsanlar arasında barış bilinci gelişmektedir. 
Buna bir örnek daha vereceğim. Tarih 1 Kasım 2009. İstanbul’da Dünya Kardeşlik Birliği’nin “Dünya Barışına Çağrı ve Panel ve Ödül Töreni’ne katılmıştık.
Panel bölümünde biri Avustralyalı, biri Rusyalı ve 2’si de İsraill olan 4 konuşmacı vardı. İsrailli olan iki konuşmacıdan biri Yahudi ve biri de müslümandı. Ve yöresel kıyafetler giymişlerdti. Yahudi konuşmacı Eliyahu Mclean haham kıyafeti, müslüman olan Şeyh Abdul Aziz Buhari ise imam kıyafeti giymişti.
Bu iki düşman kardeş aynı köyde yaşıyorlar. İsrail –Filistin savaşının tam ortasındalar. İkisi de kapı komşu. Savaşın çirkinliklerini yaşamışlar. Ve ikisinde de savaş karşıtı düşünceler gelişiyor. Barış bilincine kavuşuyorlar. Ve diyorlar ki, iki aile bir yemekte bir araya gelelim, biz insanız. Devleti yöneten idarecileriin çekişmeleri bizi ilgilendirmez… Bir dostluk, barış yemeğinde buluşuyorlar. Hem de bir kurban bayramında.
Oluşan bu güzel havayı çevrelerine yayıyorlar ve bir sonraki yemekte 40 kişi oluyorlar. Daha sonra yemekli barış toplantısı tüm köye yayılıyor ve 400 kişi oluyorlar. Sonra bu halka giderek büyüyor.. Ve bu nedenle bu ikili Dünya Barışına katkı koydukları için ödüle layık görülüyorlar.
Ve bu biri Yahudi biri müslüman ikili, panel bitiminde birbirlerine öyle içten sarıldılar ki, çoğu yurtdışından gelen, salonu dolduran 2 bin kişi ayakta 5 dakika süren bir alkışla ödüllendirildiler. Bu unutulmaz sahne, o an Dünya’ya barışın nasıl geleceğini bize göstermeye yetti.
Sonuç olarak; Bu tür kitlevi sancılar yarınlara hazırlıktır aslında. Birleşim şuurunu insan önce kendine sonra en yakınlarına aşılamalıdır. Yarınların mutlu dünyasını kişisel bilincini aşan, sevgisini bölüşen, düşmanını bile bağrına basabilecek yüce bilinçler kuracaktır.
Bu bilinçlenme, bu şuurlanma yarınlarda tüm Dünyada umulmadık güzellikler getirecektir.

Barş savasçılarının ve  barış bilincinin artması dileğiyle….

 


302 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR YOL HİKAYESİ - 18/04/2021
1990 ve daha öncesi doğanlar bilir. Karayolları’na iat olan Karaisalı-Adana yolu sık ve keskin virajlarla doluydu.
ANDIZIN BAŞKENTİ - 26/12/2020
Geçenlerde bir arkadaşım korona virüse yakalanmıştı. Telefonla aradığımda zor konuşuyordu ve kuru bir öksürük vardı. Eşim de ara
MHP, KARAİSALI’NIN ÜZERİNİ ÇİZDİ - 27/09/2020
MHP Adana İl Kongresi 2 adaylı seçimle gerçekleştirildi. Mevcut başkan Bünyamin Avcı seçildi. Hayırlı ve uğurlu olsun diyoruz.
BÜYÜKŞEHİR MECLİSİNDE YAŞANANLAR - 11/09/2020
10 Eylül 2020 Perşembe günü toplanan Adana Büyükşehir Belediye Meclisinde yaşananlar hiç şık olmadı.
KALDIRIMLAR, MEDENİYETİN ÖLÇÜSÜDÜR - 18/08/2020
Necip Fazıl Kısakürek ünlü Kaldırımlar şiirinde ”Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında/Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum” diyordu. Biz ise Adana’
İNCE HAREKET - 13/08/2020
Sokak dilinde bir söz vardır: “Hareket yapma, hareketin Allah’ını görürsün.”
ADANA’DA MASKESİZ DOLAŞMAK NEDEN YASAK DEĞİL? - 30/06/2020
Geçenlerde bir bankanın ATM’sinin önünde sıra bekliyorum. 3 ATM yan yana. Kalabalık bir ortam. Sağ taraftaki ATM’de sırası gelen bir vatandaş üç kez hapşırdı.
SAYIN ELBAN, ADANAMIZA HOŞGELDİNİZ - 20/06/2020
Ağrı Valisi olarak görev yaparken Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından onaylanan ve 10 Haziran 2020’d
KARAİSALI İÇİN CUMA GÜNÜ NEDEN ÖNEMLİDİR - 31/05/2020
Genelde Cuma günleri Karaisalı’ya gitmeye çalışırım. Çünkü Cuma, Karaisalı için bayram sayılır.
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.469313.5233
Euro15.383215.4449